Beşiktaş Taraftar Topluluğu

Beşiktaş Hakkında Tüm Bilgiler

‘AK Parti krizin faturasını vatandaşa kesecek’ 22 Nisan 2019

Prof. Dr. Korkut Boratav önümüzdeki günlerde vatandaşların, başta inşaat ve enerji olmak üzere krizdeki sektörlerdeki batık şirketlerin ve bilançoları iktidarın seçim çalışmasına kurban gidip bozulan kamu bankalarının yükünü sırtlamak zorunda kalabileceğine işaret etti. Boratav, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 10 Nisan’da açıkladığı reform paketinin inşaat ve enerji gibi iki büyük sektörde şirketlerin batışını engelleme çabası olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin yabancı sermayeye teslim olduğunu dile getiren Boratav, “Çünkü döviz getiriyorlar, döviz getirdiği zaman ekonomiyi rahatlatır, dış açığın finansmanı kolaylaşır, çıktığı zaman da ya ekonomiyi durgunlaştırır veya kriz yaratır” diye konuştu.

BÜTÇE AÇIĞI CİDDİ SORUN

Enflasyonu frenlemenin ana yolunun bütçeyi kontrol etmek, bütçe açığı vermemek olduğuna işaret eden Prof. Dr. Boratav, “Albayrak’ın Yeni Ekonomi Programı’nın getirdiği buydu, ama IMF gibi bir kontrol unsuru olmadığı için kendi programını ihlal ediyor. 2019’un ilk üç ayında, güya kamu açıklarını daraltacak, faiz dışı açığı aşağıya çekecek ve ekonomiyi mali disipline sokacaktı. Fakat ilk üç ayda verdiği bütçe açığı, 12 ay için öngördüğü bütçe açığının yüzde 53’ü! Yani yıllık 69 milyarlık kamu açığı hedefi, ilk üç ayda aşıldı” değerlendirmesini yaptı.

“KAMU BANKALARI ZORDA”

10 Nisan’da reform paketini açıklayan Albayrak’ın  “Bir borç sorunuyla karşı karşıyayız”  dediğini hatırlatan Boratav, “Dikkat edin, kriz sözcüğünü kullanmıyor. ‘Kamu bankalarının sermaye durumunu teşvik edeceğiz’ diyor. Niye teşvik ediyor? Çünkü kendileri bozdu. Bu örtülü bir itiraftır. Üç kamu bankası, yapay düşük kredi faizleriyle, seçim ekonomisini kredi pompalamasıyla desteklemeye çalıştı ve bilançoları bozuldu. Şimdi Albayrak, onlara tahvil, yani kredi vereceğini söylüyor. Ama aynı zamanda karşımızda sorunlu krediler kitlesi birikmiştir” dedi.

 Boratav şunları söyledi:

“Albayrak asıl problemin borçlu şirketlerin kurtarılması olduğunu söylüyor. İnşaat ve enerji sektöründe çok büyük sorunlar olduğunu ifade ediyor. Bunlar, batık borçları kurtarma endişesinin itiraflarıdır. Enerji ve inşaat denilen iki büyük sektörü kurtarmak için iki tane fon kuracaklar. Yani ‘devlet eliyle batık şirketleri kurtaracağım’ diyemiyor. Bu aslında işin içinde kamunun olacağının işaretidir. Yoksa batık şirketleri kurtarmak üzere iki fonu nasıl kuracaksın? Tek kaynak devlet kaynağıdır. Bu yüzden de ‘kötü banka’ kurulacak” ifadelerini kullandı.

“IMF’DEN BAŞKA YOL KALMADI”

IMF’ye gitmekten başka çare kalmadığını belirten Boratav, “Önümüzde 4.5 yıllık bir seçimsizlik dönemi olduğu için herhalde hükümet açısından IMF’nin kapısını çalmak pek de sorun olmasa gerek, değil mi? Dolayısıyla pekala ‘IMF Türkiye’nin de üyesi olduğu bir uluslararası kuruluştur. Üyelik konumumuz bize belli haklar da vermektedir. IMF’den kredi almak bu haklardan biridir’ diyebilirler.”
 
 

Yorum yok ‘AK Parti krizin faturasını vatandaşa kesecek’

Erdoğan ‘güvenmiyorum’ demişti ama AK Parti güvenmiş 11 Nisan 2019

MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat,” AK Parti de Cumhurbaşkanlığı da birden fazla anket yaptırıyor. Anketçilere en çok kızdıkları dönemde, anketler yaptırıldı. AK Partili siyasetçilerle davet ettiklerinde görüştüm. Ki bir sürü araştırma şirketiyle görüşülmüştür” dedi.

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat’ın seçim sonrası değerlendirmelerini aktardı.

Erkin, “MAK Danışmanlık Başkanı Mehmet Ali Kulat: İktidar, anketçilere kızdığı dönemde bile birden fazla anket yaptırdı” başlığıyla yayımlanan yazısında şunları kaydetti:

“1 — Tarih 25 Şubat 2019… Yeni Akit Gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu’nun yazısının başlığı, ‘Anketçilerin dünkü tahminlerine bak, yarını anla!’ Karahasanoğlu, özellikle iktidarın ‘Anketlerde manipülasyon yapılıyor’ iddiasını gündeme getirmiş ve şunları kaydetmişti: 

‘… 31 Mart seçimleri yaklaştıkça, anket sahtekarlıkları da tam hız ilerliyor. Neymiş, (İstanbul’da Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu başa baş imiş ama… Ankara’da Mansur Yavaş, Mehmet Özhaseki’den 5 puan önde imiş!)… İnsanın; okkalı bir tokat yapıştırıp, ‘Siz ya sayı saymasını bilmiyorsunuz, ya da dayak yememişsiniz’ diyesi geliyor.’

İL İL ANKET HAZIRLADIK

İktidara yakın gazetecilerin çoğu Karahasanoğlu gibi düşünüyordu ama en net yazı Yeni Akit’te yayımlandı. Ancak… 31 Mart sonuçları kimi haklı çıkardı, ortada!… Haklı çıkanlardan birisi de MAK Danışmanlık Şirketi… Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat’la seçim öncesi ve sonrası konuştum:

‘İktidar tarafından anketçilere yönelik rahatsızlık açık açık söyleniyordu. Biz de il il anket hazırladık. Ankara’da hem Mansur Yavaş’a hem de Mehmet Özhaseki’ye de sonuçları sundum. Mansur Bey, 2.7 farkla öndeydi. Dün yaptığım açıklamalar sosyal medyada duruyor.’

2 — Binali Bey’in iştahsız görüntüsü etkili oldu Kulat: İktidar İstanbul’un kazanılacağına çok inanıyordu. Peki İstanbul? Mehmet Ali Kulat, 24 Mart günü Cumhur İttifakı’nın Yenikapı’da düzenlediği miting günü, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun kendisine bir davette bulunduğunu anlattı: ‘Sayın Binali Yıldırım yarışa çok önde başlamıştı. 12-13 puan öndeydi diyebiliriz. 

Ancak 24 Mart mitinginin olduğu gün Ekrem Bey’e aralarında çok fark kalmadığını söyledim. Hatta, yarışın başa baş bitebileceğini, az farkla da olsa kazanabileceklerini söyledim. Şaşırdı.’

Peki anketçilere iktidardan gelen eleştiriler!.. Kulat’ı dinleyelim:

‘AK Parti de Cumhurbaşkanlığı da birden fazla anket yaptırıyor. Anketçilere en çok kızdıkları dönemde, anketler yaptırıldı. AK Partili siyasetçilerle davet ettiklerinde görüştüm. Ki bir sürü araştırma şirketiyle görüşülmüştür. Hükümeti hoşnut etmeyen sonuçları veren anket şirketleri iktidara yakın medyaya davet edilmedi… Bu da eleştirilerin kitleye ulaşmasına engel oldu.’

‘İSTEMİYOR’ ALGISI…

Yarışa o kadar önde başlayan Binali Yıldırım neden kaybetti: ‘Binali Bey’in iştahsız görüntüsü önemliydi. Seçmende de ‘istemiyor’ algısı oluştu. Başka bir tespit: İstanbul teşkilatları son derece gevşek çalıştı. İlçelerde de hatalar vardı. İstanbul’da, Esenyurt, Küçükçekmece, Avcılar çok önemlidir. ‘Bu ilçeler kaybedilirse İstanbul kaybedilir’ tespitimizi de abonelerimize sunduk.’ 

Kulat’ın dediği gibi Esenyurt, Küçükçekmece ve Avcılar’da CHP kazandı.

3 — MHP’yle ittifak Ankara’da pozitif bir etki yapmadı Kurulan ittifaklar ne kazandırdı? MAK Danışmanlık Başkanı şu bilgileri verdi: ‘MHP’yle ittifak özellikle Ankara’da pozitif etki yapmadı. Örneğin……Turgut Altınok… Keçiören’de Altınok’un aldığı oy oranıyla ittifakın Ankara Büyükşehir adayı Mehmet Özhaseki’nin oy oranı arasında 10 puan var. Altınok’a oy veren Özhaseki’ye vermedi.’ 2002’den bu yana kaç seçim kazanmış iktidar İstanbul ve Ankara gerçeğini nasıl algılayamadı?

Kulat anlattı:

‘Ankara’yı sıkıntılı görüyorlardı. Melih Gökçek faktörünü yok saymak da etkili oldu. Özhaseki bizim anketlerimizde ilk 4 aday içerisinde çıkmamıştı. Bir de Yavaş’ın geçen seçimde yaşadıkları mağduriyet havası oluşturmuştu.

Ciddi firmalar bu sonuçları görmüştür. Anket işi matematiktir. Doğru denklem yaparsanız sonuç alırsınız.’ 

4 — ‘Demokrasi, çıkan sonuçtan önemli’ İstanbul’da yaşanan seçim tartışmalarına da ‘demokrasi’ üzerinden bakıyor Kulat:

‘Bu seçim yenilenebilir. Bu ülkede bir şey yapmak isterseniz zaten yaparsınız. Doğru olur mu? Endişeliyim. AK Parti için ciddi sıkıntılar çıkarabilir. Hem ekonomi hem de toplum vicdanı açısından! Demokrasiye güvenin korunması, çıkan sonuçtan daha önemlidir. Büyük uzlaşma sağlanmalı’.”
 

Yorum yok Erdoğan ‘güvenmiyorum’ demişti ama AK Parti güvenmiş

Sedat Ergin: ”Sözcü gazetesi de FETÖ’cülükle suçlanınca…” 2 Şubat 2019

İşte Sedat Ergin’in bugün “Sözcü gazetesi de FETÖ’cülükle suçlanınca” başlığıyla kaleme aldığı yazısı;

İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Sözcü gazetesinin yöneticileri Metin Yılmaz, Mustafa Çetin, Yücel Arı ile yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru’yu hakkında FETÖ’yü desteklemekle suçlayan bir iddianame hazırlamasının yankıları kolay kolay geçeceğe benzemiyor.

Bu soruşturmanın kayda değer bir sonucu, önümüzdeki dönemde sanık durumundaki meslektaşlarımızın yargılanma sürecine paralel bir şekilde, Türkiye’de FETÖ’ye karşı yürütülen mücadelenin inandırıcılığı konusunda canlı bir tartışmayı kamuoyunun gözünde canlı tutacak olmasıdır.

*

Son zamanlarda FETÖ ile özdeşleşmiş bazı önemli şahsiyetlerin birbiri ardına adli süreçlerde aklandıkları bir sırada bu örgüt karşısında mücadeleleriyle temayüz etmiş gazetecilerin FETÖ’cülükle suçlanması yargı cephesinde ayrımcı bir uygulamanın varlığına da işaret ediyor.

Bu çelişkiyi Sözcü gazetesi iddianamesinde görmek mümkün. Örneğin, Zaman gazetesinden örgütün “resmi yayın organı” şeklinde söz ediliyor metinde. Sözcü’ye getirilen suçlamalardan biri, 17-25 Aralık soruşturmalarıyla ilgili haberlerin sunuş şeklinin örgütle bağı olan gazetelerle “birebir örtüşmesidir”. Zaman gazetesi ‘sunuşun örtüşmesi’ delaletiyle başka gazeteleri suçlamakta bir referans olarak kullanılırken, bu gazetenin en üst düzeyde yönetiminden sorumlu şahsiyetler için takipsizlik verilmesi başka nasıl izah edilebilir?

*

Bir köşe yazısının sınırları içine toplam 61 sayfa tutan bu iddianamenin detaylı bir analizini sığdırabilecek durumda değiliz. Ancak genel bir gözlem olarak şunu belirtebiliriz. Özellikle 17-25 Aralık 2013 sonrasında ortalığa yayılan muhtelif soruşturma dosyalarının içeriklerinin (ayakkabı kutuları gibi) bu gazete tarafından haberleştirilmesi ve köşe yazılarına konu edilmiş olması iddianamedeki ana suçlama eksenini oluşturuyor.

Bu içeriğin çoğu o günlerde muhalefet partileri tarafından sıkça seslendirilmiş, basında yazılmış, sosyal medyada yaygın bir şekilde paylaşılarak, kamuoyunda tartışılmış ve sonuçta o dönem itibarıyla ülkenin bir numaralı gündem maddesi olmuştur.

*

Bu iddianameyi değerlendirirken, öncelikle şu noktanın altını çizmemiz gerekiyor. İddianamede Sözcü yöneticileri ve yazarlarına “Silahlı Terör Örgütü İçindeki Hiyerarşik Yapıya Dahil Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek-İsteyerek Yardım Etmek” suçlaması yöneltiliyor.

Savcılık makamı, bunu yaparken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Örgüt içinde hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi örgüt üyesi olarak cezalandırılır” şeklindeki 220’nci maddesinin 7’nci fıkrasından hareket ediyor. Bu çerçevede önce TCK’nın 314’üncü maddesi 2’nci fıkrası uyarınca 5 yıldan 10 yıla hapis cezası, daha sonra Terörle Mücadele Kanunu 5’inci maddesi üzerinden bunun ‘yarıya kadar arttırılması’ talep ediliyor.

Sorunlardan biri bu noktada karşımıza çıkıyor. Çünkü bu yayınların yapıldığı tarihte Gülenci yapı yargı tarafından terör örgütü olarak nitelendirilmiş değildir. Gülenciler hakkında birinci derece bir mahkemede ‘terör örgütü’ kimliğine hükmedilmesi 2016 yılıdır. Bu, Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16 Haziran 2016 tarihli kararıdır. Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi’nin bir başka dosyada FETÖ/PDY’yi ‘terör örgütü’ olarak kayda geçiren kararı da 18 Temmuz 2017 tarihlidir.

*

Hukukunun evrensel bir ilkesi “suçun geriye yürümezliği”dir. Anayasa’nın 38’inci maddesi de çok açık bir ifadeyle “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz” hükmünü taşıyor. Dolayısıyla, 2014 ve 2015’te yayımlanan yazılar için 2017 yılında şekillenen bir Yargıtay içtihadının çizdiği çerçevenin esas alınması hukuken sorunludur. Gazeteciler, o tarihte bir terör örgütünün varlığından haberdar değildi.

Kaldı ki, bazı önemli AK Parti şahsiyetlerinin ‘Gülenciler’in bir terör örgütü olduğuna kanaat getirip nedamet getirmeleri de FETÖ/PDY’nin 251 vatandaşımızın ölümüne yol açtığı kanlı 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla kimi AK Parti şahsiyetlerine gösterilen hoşgörünün Sözcü’den esirgenmesi adil görünmüyor.

Sözcü iddianamesi, her bakımdan FETÖ ile mücadeleye zarar verme potansiyelini taşıyor. Burada kaygı yaratan bir durum, FETÖ gibi 15 Temmuz’da Türkiye’nin varlığına kastetmiş bir kriminal örgütle mücadelenin bir ulusal mutabakat üzerinden yürütülmesi ihtiyacının üzerine gölge düşmesidir.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Sedat Ergin: ”Sözcü gazetesi de FETÖ’cülükle suçlanınca…”

Ünlü anket şirketinden siyasi kulisleri sallayacak iddia! 17 Aralık 2018

Uzun yıllar AK Parti’ye de anketler yapan MAK Danışmanlık’ın Başkanı Mehmet Ali Kulat DW’de Nevşin Mengü’nün sunduğu ‘Bire Bir’ programında soruları cevapladı.

Kulat, AK Parti ile MHP ittifakını değerlendirirken, “Bir ihtimal şu anda kuvvetli bir şekilde konuşuluyor; Devlet Bahçeli’nin de büyük ihtimal TBMM Başkanı olma ihtimali var” ifadelerini kullandı.

BAHÇELİ’Yİ YAKINDAN TANIYANLAR BİLİR…

“Devlet Bahçeli’yi yakından tanıyanlar bilirler. Böyle bir şeyi doğrudan talep edilmez, istenmez” diyen Mehmet Ali Kulat, “Diplomasi dili gibi politika diliyle böyle birşey uygun görülebilir” hatırlatması yaptıktan sonra şu kulisi paylaştı:

BAHÇELİ’NİN TALEBİ YOK AMA…

Devlet Bahçeli’nin bu anlamda ‘Ben şurayı istiyorum’ gibi bir talebi olmamış. Bahçeli’nin böyle bir talebi yok ama Cumhurbaşkanı böyle bir jest yapabilir. Onu ifade etmeye çalışıyorum.

BAHÇELİ TBMM BAŞKANLIĞI İÇİN NE DEMİŞTİ?

MHP lideri Devlet bahçeli, dün TBMM Grup Toplantısı’ndan sonra gazetecilerin sorularını cevaplamış ve MHP’nin Meclis Başkanlığı istediği iddiaları için “MHP’de pazarlık söz konusu olmaz. Partimizin karşısında bir Pazar vardır. Her türlü sebze orada bulunmaktadır. İsteyen alır, isteyen satar. Ama bizim partimizde olmaz. Meclis Başkanı henüz var” ifadelerini kullanmıştı.

Yorum yok Ünlü anket şirketinden siyasi kulisleri sallayacak iddia!

EYT yine AKP-MHP engeline takıldı 5 Aralık 2018

İYİ Parti’nin emeklilikte yaşa takılanlar için hazırlanan kanun tasarısı yine AKP ve MHP engeline takıldı. İYİ Parti’nin tasarının Meclis gündemine alınması için Muğla Milletvekili Metin Ergun imzası ile verdiği dilekçenin ardından Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylamada AKP ve MHP’nin ‘ret’ oyu verdiği tasarının bir kez daha Meclis’ten döndüğü bildirildi.

ekran

İYİ Parti TBMM grubuna ait resmi Twitter hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda “Muğla Milletvekilimiz @MetinErgun48 tarafından #EmeklilikteYașaTakılanlar ile ilgili verilen Kanun teklifinin meclis gündemine alınması, meclis genel kurulunda yapılan oylama sonucunda Ak Parti ve MHP’nin hayır oyları ile reddedilmiştir” ifadelerine yer verildi.

ekran-a

“BU HAKLI MÜCADELE DEVAM EDECEKTİR”

Tasarının reddedilmesinin ardından konuyu Meclis gündemine taşıyan Muğla Milletvekili Metin Ergun Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Değerli EYT’li kardeşim hiçbir şey bitmiş değildir. En başından beri söylediğimiz gibi her türlü uzlaşıya açığız. Bu haklı mücadele devam edecektir” dedi.

ekran-alint

İYİ Parti’nin, EYT’lilere ilişkin verdiği kanun teklifi daha önce de AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti. Tasarının gündeme geldiği oturumda MHP’nin önce lehte, daha sonraki oturumda ise ‘ret’ oyu kullanması dikkat çekmişti. Oturuma verilen arada MHP ile AKP arasında yaşanan sıcak temas tartışmaları da beraberinde getirmişti. Söz konusu oturumun ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dönemin Grup Başkanvekili Erhan Usta’yı görevden almıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok EYT yine AKP-MHP engeline takıldı

AK Partili aday adayından skandal sözler: ‘Yandaşlarımızı…’ 23 Kasım 2018

AK Parti İpekyolu Belediye Başkan aday adayı Cafer Karakoç, iş ilişkisi ve ihaleler konumunda yandaşları destekleyeceklerini belirterek, “Benim partime kim oy vermişse, kim sandık başında koşturmuşsa ilk önce onu alacağım. Vallahi benim babam benim partimden olmasa onu bile tanımam” ifadelerini kullandı.

AK Parti Van İpekyolu İlçe Örgütü aday adayı tanıtım toplantısı ilçe binasında gerçekleştirildi.

AK Parti İpekyolu İlçe Başkanı Vesim Yaviç’in yönettiği toplantıda aday adayı olan AK Parti’liler, tek tek platforma çıkarak aday seçildikleri taktirde yapacaklarını anlattı.

“KİM OY VERMİŞSE, KİM SANDIK BAŞINDA KOŞTURMUŞSA İLK ÖNCE ONU ALACAĞIM”

Oda TV’deki habere göre; AK Parti İpekyolu Belediye Başkan aday adayı Cafer Karakoç konuşmasında şunları söyledi:

“Zaten Türkiye’nin genelini hepimiz görüyoruz. 20 yıla yakındır Ak Parti iktidarı. Neler yapıldığının hepsi bellidir. Vallahi hepimiz hoşnutuz. Biz yeniden başlayalım teşkilat olarak. İş konumunda, iş ilişkisi konumunda, ihaleler konumunda yandaşlarımızı destekleyeceğiz. Ben valiye, bakana, milletvekiline hepsine demişim. Benim partime kim oy vermişse, kim sandık başında koşturmuşsa ilk önce onu alacağım. Vallahi benim babam benim partimden olmasa onu bile tanımam.”

Yorum yok AK Partili aday adayından skandal sözler: ‘Yandaşlarımızı…’

Kaza kurbanı ikiz kardeşler, yan yana toprağa verildi 24 Ağustos 2018

Kaza, dün saat 15.00 sıralarında, Yeşilhisar- Yahyalı yolu Çadırkaya Mahallesi kavşağında meydana geldi. Burak Atasever yönetimindeki 38 HB 348 plakalı otomobil, Samet Açıkel yönetimindeki 51 AAF 630 plakalı otomobil ve Adem Serin yönetimindeki 02 HZ 837 plakalı otomobil, kavşakta çarpıştı. Kazada, sürücülerden Samet Açıkel ile ikiz kardeşi Semiha Açıkel yaşamını yitirdi. Semiha Açıkel’in evlilik için gün saydığı nişanlısı Yasin Şahin ve ikizlerin annesi Ümmü Gülsüm Açıkel’in de aralarında bulunduğu 8 kişi de yaralandı.

Kayseri’deki Kapuzbaşı Şelalesi’nden piknikten dönerken kazada yaşamını yitiren ikiz kardeşler, bugün öğlende Niğde’de son yolculuklarına uğurlandı. Cenazeye Açıkel kardeşlerin babası Muammer Açıkel ve yakınlarının yanı sıra, Niğde Belediye Başkanı Rifat Özkan, Ak Parti İl Başkanı Mahmut Peşin, Ak Parti Niğde Milletvekili Yavuz Ergun katıldı.

TABUTUNA DUVAĞI ÖRTÜLDÜ

20 Eylül’de Yasin Şahin ile dünya evine girmeyi planlarken kazada yaşamını yitiren Semiha Açıkel’in tabutuna duvağı örtüldü. Fatih Sultan Mehmet Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından ikiz kardeşler Derbent Mezarlığı’nda gözyaşları içinde yan yana toprağa verildi. Kazada ağır yaralanan kardeşlerin annesi Ümmü Gülsüm Açıkel ve Semiha Açıkel’in nişanlısı Yasin Şahin ile diğer 6 yaralının tedavilerinin Kayseri Devlet Hastanesi’nde sürdüğü bildirildi.

Adnan ÇELEBİ/NİĞDE, (DHA)

Yorum yok Kaza kurbanı ikiz kardeşler, yan yana toprağa verildi

Bedelli askerlik hakkında cevapsız sorular! Vatandaş bedelli askerlik hakkında bu sorulara cevap arıyor… 27 Temmuz 2018

Bedelli askerlik tasarısını içeren torba yasa TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi ve yasa haline geldi. Ana hatları belli olan bedelli askerlik konusunda cevap bekleyen birçok soru bulunuyor. Bedelli askerlik Türkiye gündeminin ilk sıralarından düşmüyor.

Bedelli askerlik hakkında bizim eksik bıraktığımız sizin merak ettiğiniz mantıklı soruları [email protected] adresine gönderebilirsiniz…

BEDELLİ ASKERLİK HAKKINDA SİZLER TARAFINDAN GÖNDERİLEN SORULAR

21 gün bedelli askerlik yapan kıdem tazminatını sorunsuz şekilde alabilir mi?

Askere gidemeyecek kiloda olanlar bedelli askerlikten yararlanabilecek mi?

Tutuklu durumda bulunanlar bedelli askerlik hizmetini yapabilecekler mi?

21 günlük bedelli askerlik hizmeti mazeret gösterilerek tecil ettirilebilecek mi?

Bedelli askerlikten dönünce işsizlik maaşına başvurabilir mi?

Bedelli askerliğe giderken tazminatı alan personel dönünce yeniden aynı işte çalışabilir mi?

5 yıldır özel bir şirkette çalışıyorum bedelli askerlik yapacağım ücretsiz izin istemiyor tazminatımı istiyorum şirket bunu karşılamak zorunda mı?

Yoklama kaçağı ve bakaya durumda olup bedelli askerlikten yararlanmak isteyen yükümlüler hakkında verilen idari para cezaları iptal edilecek mi?

Yoklama kaçağı ve bakaya durmunda olup savcılıklara haklarında suç duyurusunda bulunanların kanuni takipleri durdurulacak mı?

Kanun hükmünde karar name ile ihraç edilenler bedelli askerlikten faydalanabilecekler mi?

Özel sektörde çalışanların 21 günlük ücretsiz izinli sayılmalarının ardından askerlik hizmetleri sonunda bunu fırsat bilecek iş verenlerin çalışanların iş akitlerin fesih edebeliceği düşünülerek caydırıcı ve bağlayıcı tedbirler düşünüldü mü?

Bedelli askerlik firari olanları da kapsayacak mı?

Bedelli askerlik yapanların alması gereken 21 günlük temel eğitim nerelerde gerçekleştirilecek?

Bedelli askerlik ücretleri konusunda kamu bankaları kredi kampanyaları düzenleyecek mi?

Bedelli askerlik yapacak olanların hangi dönemlerde askere gideceği nasıl belirlenecek?

Uzun dönem askerlik yapan vatandaşlar ve bedelli askerlik yapanlar aynı kışlalarda mı olacak?

Bedelli askerlik ücretleri ödendikten ne kadar sonra temel eğitim tarihleri belli olacak?

Bedelli askerlikteki 21 günlük temel eğitim tarihleri ve yerleri konusunda vatandaşlar tercih yapabilecek mi?

Bedelli askerlik yapanlar 21 günlük temel eğitim süresince haftalık izin olacak mı?

Bedelli askerlik yapanların 21 günlük temel eğitim süresi bayram tatiline geldiği takdirde izin verilecek mi?

Bedelli askerlik yapanlar 21 günlük eğitim sırasında cep telefonlarını aktif olarak kullanabilecek mi?

Bedelli askerlik hakkında merak edilen sorular… İşte bedelli askerliğin cevapsız soruları!

BEDELLİ ASKERLİK İÇİN CEVAP BULAN SORULAR

Bedelli askerlik başvuruları ne zaman başlayacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandıktan ve Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra bedelli askerlik başvuruları belirlenen tarihte başlayacak.

Bedelli askerlik başvuruları ne kadar sürecek?

Bedelli askerlikten yararlanmak isteyenlerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içinde başvurmaları gerekecek.

Bedelli askerlik yapanların tamamlaması gereken 21 günlük eğitim ne zaman başlayacak?

Başvurular tamamlandıktan sonra başvuru sayısına göre 21 günlük eğitimin başlayacağı tarihler belli olacak.

21 günlük temel eğitimin kaç dönem olacağı nasıl belirlenecek?

Vatandaşlar başvurduktan sonra, başvuru sayısına göre kaç dönemde bunların askerlik görevlerini ifa edecekleri belirlenecek. 4, 5, 6 dönem mi olacağı, nerelerde, nasıl olacağı, hangi derslerin olacağına Milli Savunma Bakanlığı karar verecek.

Bedelli askerlik yapması beklenen kişi sayısı kaç?

Bedelli askerlik düzenlemesi yaklaşık 1 milyon 300 bin kişiyi ilgilendiriyor. Talebin kaç olacağı tahmin edilemiyor. 2014 yılındaki bedelli askerliğe 203 bin kişi başvurdu.

Bedelli askerlikteki 21 gün eğitimde hangi dersler verilecek?

21 günlük eğitim de hem temel askerlik eğitimi verilecek bunun yanında tarih, vatandaşlık bilgileri gibi teorik bilgiler de verilecek.

Bedelli askerlik başvurusu yapan öğrenciler 21 günlük eğitimi yazın alabilecek mi?

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, bu konu hakkında “Başvurular sırasında öğrenciler durumlarını belirteceklerdir. Öğrencilerden gelecek bu talepler de bakanlık tarafından mutlaka dikkate alınacak ve buna göre bir planlamaya gidilecektir” dedi.

 

İLGİLİ HABERBedelli askerlik TBMM'de kabul edildi! İşte bedelli askerlikte son dakika değişen madde!Bedelli askerlik TBMM'de kabul edildi! İşte bedelli askerlikte son dakika değişen madde!

 

Yorum yok Bedelli askerlik hakkında cevapsız sorular! Vatandaş bedelli askerlik hakkında bu sorulara cevap arıyor…

FETÖ tutuklusu yönetmene istenen ceza belli oldu 13 Temmuz 2018

İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada tutuklu sanık Ali Avcı hazır bulundu. Duruşma savcısı Avcı hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.

SAVCI, ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN CEZA İSTEDİ

Mütalaada Avcı’nın çektiği filmde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başına silah dayatıldığı ve ailesinin öldürüldüğüne ilişkin sahnelerin yer aldığı belirtilerek, örgütün de bu amacı taşıdığı ifade edildi. Savcı, ‘örgüt yöneticiliği’ suçuna ilişkin yeterli delil olmadığını belirterek, Avcı’nın “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.

fetocu-yonetmene-istenen-ceza-belli-oldu-2“REİS FİLMİYLE AK PARTİYE YÜZDE 3 OY KAZANDIRDIM”

Daha sonra mütalaaya ilişkin söz verilmesi üzerine Avcı, hapisanede sürekli neden burda olduğunu düşündüğünü ancak bir türlü anlam veremediğini ifade ederek, “Hakkımda 6 suçlama var. Bunların hepsine karşı suçsuz olduğumu ispat ettiğimi düşünüyorum” dedi. FETÖ’ye dair hiçbir çalışmasının olmadığını ileri süren Avcı, “Reis” filmiyle Ak Parti yüzde 3 oy kazandırdığını iddia etti. Avcı, “Örgüte üye olan bir kişi bunu yapmaz” diye konuştu.

“FİLMDE OĞLUM, ERDOĞAN’IN TORUNUNU OYNADI”

“Uyanış” filminde kendi oğlunu da oynattığını dile getiren Avcı, Tayyip beyin torunu rolünde oynayan oğluma neden tutuklandığımı anlatamıyorum” ifadesinde bulundu.
Mahkeme Ali Avcı’nın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Yorum yok FETÖ tutuklusu yönetmene istenen ceza belli oldu

Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu’ndan bedelli askerlik açıklaması 9 Temmuz 2018

Karamollaoğlu, partisince kentteki bir otelde düzenlenen e-mitingde yaptığı konuşmada, 24 Haziran seçimini önemsediklerini ve bu seçimin ülke için dönüm noktası olduğunu belirtti.

Hükümetin uyguladığı politikaların ülkeye kısmen fayda sağladığını ifade eden Karamollaoğlu, “Yol, köprü, tünel, hastane yapıyorlar, İstanbul’da büyük binalar yapıyorlar. Zaten Anadolu şehirlerine pek itibar yok. Buralarda da bir şeyler yapılıyor ama esas büyük yatırımların büyük kısmı yüzde 90’ı köprü diyoruz Marmara civarı İstanbul, tünel, büyük havaalanı diyoruz İstanbul. Şehir yüksek binalardan geçilmez hale geldi. Nüfusu artan bir şehir varsa İstanbul, 16 milyona çıktı. Şimdi 30 milyon nasıl yaparız onun planlarını yapıyorlar. Şu anda gündeme getirilen Kanal İstanbul projesi 2. bir İstanbul’u kurmanın adı. Yani nüfus 15 milyon daha artacak ve İstanbul’un nüfusu 30 milyona çıkacak. Biz de öyle gezelim, dünyanın en büyük şehri bizde diye. Peki Anadolu’daki şehirler ne olacak? İstanbul’un şu an için altından kalkılamayan trafiği ne olacak, burada yaşayan insanların hali ne olacak?” diye konuştu.

İLGİLİ HABERMuharrem İnce CNN International'e konuştuMuharrem İnce CNN International'e konuştu

Pazar günü ülke olarak seçime gidileceğini ve herkesin oyunu kullanmak için sandığa gitmesi gerektiğini hatırlatan Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

“Herkes sandığa gitsin, komşunuz, akrabanız, kendiniz kime oy verirse versin. Milletin elbette Saadet Partisi’ne, cumhurbaşkanı adayı olduğum için bana da oy vermesini isterim ama vermezse vermez, onun bileceği iş. Vazifesini yapmalı, sandığa gitmeli, oyunu kullanmalı. Sandıktan çıkana da razıyız ama son zamanlarda herkesin kafasında bir soru belirmeye başladı. Çünkü düne kadar kamuoyu yoklaması yapan şirketler AK Parti’nin en fazla yüzde 42-44 alacağını tahmin ederken birden 50’yi geçirdiler. Nereden çıktı? Bir hafta önce sizin yaptığınız anketlerde AK Parti’nin temel oyu yüzde 38’in üzerine çıkmıyordu. Ne oldu şimdi? Bir oldu bittiye gelir mi endişesi var, bende de var.”

İLGİLİ HABERErdoğan: Öncede fırın yoktuErdoğan: Öncede fırın yoktu

“BEDELLİ ASKERLİĞE KARŞIYIZ”

Askerlik süresi ile ilgili bir soru üzerine Karamollaoğlu, askerliğin eskiye nazaran rayına oturduğunu ancak istedikleri noktada olmadığını dile getirdi.

İLGİLİ HABERErdoğan'dan bedelli askerlik açıklamasıErdoğan'dan bedelli askerlik açıklaması

Askerlikle ilgili daha çok bedelli askerliğin gündeme getirildiğini anlatan Karamollaoğlu, şunları kaydetti:

“Biz bedelli askerliğin kesinlikle doğru olmadığına inanıyoruz. Çünkü bedelli askerlik sadece zenginin işine yarıyor veya bir iş kurmuş işini bırakmak istemeyen yeni genç müteşebbis kardeşlerimizin. Üzerine bir yük olarak geliyor, onlar da borçlanarak bunu ödemeye kalkıyorlar, bunu doğru bulmuyorum. Bizim üzerinde durduğumuz konu şu; Herkes 1-1,5 aylık bir mecburi askerlik döneminden geçmeli, askerliğin ne olduğunu, emir nasıl alınır, nasıl verilir, silah nasıl tutulur bunları öğrensin. Ha ileride bir ihtiyaç olduğu taktirde acemiliğini atlatmış olarak askere gelsin.” AA

Yorum yok Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu’ndan bedelli askerlik açıklaması