Beşiktaş Taraftar Topluluğu

Beşiktaş Hakkında Tüm Bilgiler

Bir tanzimi sorduk bin ah işittik! 20 Şubat 2019

HABER: Uğur Enç /İsmail Akın/ Mehmet Ali Kayacı

Sözcü muhabirleri Kocaeli, Antalya ve Konya’da çiftçinin nabzını tuttu. Tanzim satışla ilgili görüşlerini aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açılan tanzim satış yerleri ile fiyatların yarıya indiğini daha da ineceğini belirterek önümüzdeki günlerde pirinç, bulgur ve mercimek satışının da yapılacağını belirtmişti.  Bu açıklamaların ardından tüketicilerin ürünlere daha ucuza ulaşmasından memnun olan üreticiler, çözüm yolunun da tanzim olmadığını belirterek, üreticinin doğrudan desteklenmesini ve ürünlerin tekelleşmeden tüketiciye ulaşması gerektiğini söylüyor.

ÜRETİM POTANSİYELİMİZİ HAREKETE GEÇİRMELİYİZ

Tanzim satışlarının bu şekilde yapılmasına genel manada karşı olduklarını belirten Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, meyve ve sebzede üreticiler birliğinin çatısı altında 5-6 tane üretici olursa özellik Bursa, İzmir, Antalya, Mersin ve Adana’da üyelerinden aldığı sebzeleri getirip özellikle satış yerleri kurarak pazarcılara, manavlara satılması halinde ticarette fiyat regülasyonu olacağını söyledi. Yıllardan beri aynı şeyi söylediklerini belirten Kiraz, “bakliyata gelirsek aynı şeyi düşünüyorum. Özellikle çiftçilere destek verilmesi gerekiyor. Aracılar çok fazla var ise işte bakliyatta daha çok tekelleşme var özellikle birkaç kişi topluyor. Ama esas mesele girdilerin pahalılığı. Tarımda çiftçilerin kullandığı mazot, gübre, tohum, kimyasal ilaç, elektrik, işçilik bunların pahalılığı üretimden kar edememenin sebebidir” diye konuştu.

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz

TARIM ALANLARI TARIM DIŞINA ÇIKMAMALI

Türkiye’de 5 milyon sulanabilir arazinin bulunduğunu belirten Kiraz, bu arazilerin yetmediğini belirterek şunları ifade etti; “Özellikle endüstride yetmiyor. Pamukta yüzde 50 açığımız var, mısırda zaman zaman 3 milyon ton dışarıdan alıyoruz yetmiyor, soya fasulyesi özellikle hayvan yeminde yüzde 94’ünü dışarıdan alıyoruz. Türkiye’de kullandığımız 100 birim malın 94’ünü dışarıdan alıyoruz. Birinci maddemiz sulanabilir alanlarımızı artıramazsak bu sorun ithalat devam eder. Aynı şekilde hayvancılık 300 bin ton açık var. Biz eğer damızlık hayvanla küçük aile şirketlerine bir sistem kuramazsak her yıl artan nüfusa göre yılda 15 bin ton açığımız olacak. Sonuç olarak, tarım alanlarında da bir azalma var ve bunu durdurmamız lazım. Tarım alanları tarım dışına çıkmamalı.”

TANK YAPIYORDUK DOMATES SATIYORUZ

Çiftçinin günü kurtarabilmek için ofis veya alıcılar ne dediyse ona uymak zorunda kaldığını belirten Konyalı Ziraat Girişimcisi Mevlüt Akbaş ise, Tunceli Ovacık’ı örnek gösterdi. Akbaş, “Tamam, benim Cumhurbaşkanının yanında olduğum yerler var ama mesela 2-3 liraya nohut olur mu? Örnek veriyorum, şuan borsada 3-4 liraya gidiyor. Burada aradakiler ciddi manada kazanıyor ona katılıyorum. Ama çiftçiye de kazandırmıyor. Çiftçiden 3-4 liraya alacaksınız yine 3-4 liraya satacaksınız yine ezilen çiftçi olur arada. Hükümetin tanzim satış yerleri ile uğraşmak yerine hani uçak yapıyorduk, tank yapıyorduk, oradan vites düşürüp domates, salatalık satması bana garip geliyor. Devlet, 16-17 senede şunu yapabilirdi. Tunceli Ovacık’taki başkan tek başına yaptı bunu. Devlet desteği kullanmış olabilir ama bunu yaptı. Ziraat odaları gösteriş, orada olmak için varlar. Bu şekilde bir şeyler yapılabilirdi” dedi.

Ziraat Girişimcisi Mevlüt Akbaş

GÜBRE SİSTEMİ MAZOTTA UYGULANABİLİR

Çiftçinin aldığı desteğinin gecikmeli verilmesinden şikayet eden Akbaş, “Ürünü şimdi ofise vereceğiz, ofis fiyatı dipten vuruyor. Tüccar geliyor onun o fiyatı verdiğini bildiği için tüccar da çok düşük rakamlara alıyor. 800-900 liraya buğday topladılar, şuan 1.400 lira buğday. Çiftçinin kabahati ne? Ne yapıyor çiftçi, bankadan başak kartla döndürmeye çalışıyor. Ülkenin yüzde 80-90’ı bu şekilde kendini döndürüyor. Gübre sektöründe çok güzel bir sistem kuruldu. Nereden nasıl alacağına dair, ihtiyaca göre veriliyor. Aynı şekilde mazot gübre desteği yerine böyle bir sistem kuracaksın, çiftçiyi de rahatlatacaksın. Neden, çünkü mazot, gübre desteğini alıyor çiftçi, 2018 Kasım ayında aldığı desteği tam bir yıl sonra alıyor. Aradaki açık nereden kapanıyor, bankadan alınan kredi ile. Bu sorunun çözülmesi ve ilk olarak üretimin desteklenmesi gerekiyor” diye konuştu.

TANZİM İYİ TEKELLEŞME KÖTÜ

Tanzim satışının iyi bir şey olduğunu ifade eden Konyalı çiftçi Murat Olgun, “Nohutun en iyisi şuan çiftçide 3 lira ama markete gittiğinizde 12 lira. Aracılar kazanıyor. Mersin’de bir tekelleşme olmuş onlar piyasaya yön veriyorlar. Türk mallarını piyasadan toplamıyorlar, çiftçiyi boğuyorlar. Mal çekildikten sonra baklagilleri 8-10 liraya veriyorlar. Mercimeğin en iyisi şuan 3 lira ama piyasada 6-7 lira, yazık değil mi tüketiciye. Mesela Kanada’nın ülkemizde ajanları var. Türkiye’de çiftçi hangi ürünü ekiyorsa (mercimek, nohut, fasulye) baklagillerde Kanada beşinci ayda eker, biz beşinci ayda biçeriz. Bakıyorlar ki, elimizde çok az yükleniyorlar ekmeye. Bunun gibi, Arjantin, Avustralya, Hindistan var. Baklagillerin dünya çapındaki merkezi Mersin’dir. Rusya, Ukrayna balkan ülkelerinden Mersin’e gelecek. Dünyada en çok tüketen Hindistan ama maalesef en lezzetli ürünler bizde iken bu spekülatörler yüzünden çiftçi olarak bizler sıkıntıya düşüyoruz” dedi.

Çiftçi Murat Olgun

“GEMİLERE MAZOTU KAÇTAN VERİYORSANIZ ONDAN VERİN”

Çiftçinin elinde 100 bin ton, ofisin elinde ise 97 bin ton nohut olduğunu belirten Olgun, “Geçen yıl Arjantin’den Hindistan’a giden malı almayanlar Mersin’de serbest bölgeye getirdiler ve serbest bölgede Türkiye izin vermedi. İzin vermeyince 40 bin ton mal duruyor. Aynı zamanda da Kanada’dan getirdikleri mercimek ve fasulyeyi Orta Anadolu’da toplamış gibi kayıt dışı Mersin Ticaret Borsası’nda makbuz keserek yurt içinde üretilmiş gibi piyasaya arz ediyorlar. Biz şunu istiyoruz, gemilere mazotu kaçtan veriyorsanız ondan verir, başka bir şey istemiyoruz. Ülkemizde bir sürü tohum firmaları var ve proje bazı yeni çeşit geliştiriyorlar. Türkiye’de maalesef 30 yıllık çeşitler ilk onda. Yüzde 70’ini yabancı çeşitler sırtlıyor. Ne hikmetse bizim tohum çeşitliliği onları geçemiyor. Bunu anlamış da değiliz” dedi.

ÜRETİM ARTARSA TANZİME GEREK KALMAZ

Tanzim satış yerlerinden memnun olan bir başka Konyalı çiftçi Mustafa Özkaya ise, “Fiyatların bugün için çiftçiyi etkileyeceğini düşünmüyorum. Hasat zamanı olan Temmuz-Ağustos gibi olmadığı için etkileyeceğini pek düşünmüyorum. Maliyet ya da girdiler düşerse üretim artacaktır, üretim artarsa zaten bu tanzim gibi şeylere gerek kalmaz. Eğer maliyeti düşürür üretimi desteklerlerse, arz talep dengesi de kendiliğinden oluşur” diye konuştu.

ÇİFTÇİ NE EKECEĞİNİ BAKANLIK NE EKTİĞİNİ BİLMİYOR

Konya Altınekin Ziraat Odası Başkanı Bekir Kağnıcıoğlu’da bakliyatın tanzim satış yerinde sunulmasının çiftçiye zararı olmayacağını belirterek, çiftçiden 5’e alıp 7’ye satılırsa bir sorun oluşturmayacağını söyleyerek şunları ifade etti; “Borsadan uygun fiyata alıyor yüksek kar farkı koyarak kazanç elde ediyorlar. Üretime daha fazla destek verilmesi gerekir. Daha fazla üretmeli, üretmekten zarar gelmez. Tarımda bir programsızlık var. Bu sene mesela soğan para ediyor herkes soğan ekecek bu sefer. Bölge bölge desteklerin olması gerekir. Çiftçi nereden para kazanacaksa onu ekiyor, bunun yerine bölgesel destekle beraber çiftçi ne ekeceğini bilebilmeli. Böyle olursa, bakanlıkta ne üretileceğini bilir planlama ona göre yapılır. Hükümet burada şu an doğru olanı yapıyor. Sistem oturana kadar uzun vadeli olması gerekir. Parayı çiftçi kazansa problem yok, aracılar kazandığı için sorunlar yaşanıyor.”

KOCAELİ PAZARCILAR ODASI BAŞKANI: SEBZE BULDUĞUMUZA DUA EDELİM

Kocaeli Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Serim ise yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçiliğin büyük zarar gördüğünü söyledi. Serim, “Bugün kim çocuğunun çiftçi olmasını istiyor? Hiç kimse. Ama patlıcanı 15 liradan alınca bağırıyoruz. Bence parayla bile olsa sebze bulduğumuza dua edelim” diye konuştu.

Kocaeli Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Serim

Son günlerde artan sebze fiyatlarına karşı iktidar tanzim satış noktaları oluşturdu. Ankara ve İstanbul’daki tanzim satış noktalarında pazar fiyatlarından ucuza ürün satışı yapılıyor. Kocaeli Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Serim, artan sebze fiyatları ve tanzim satış noktalarıyla ilgili konuştu. Sebzelerin mevsiminde tüketilmediği için mevsim haricinde yüksek fiyatlara alıcı bulduğunu ifade eden Serim, çiftçiliğe gerekli önem verilmemesi nedeniyle yakında parayla bile olsa sebze, meyve satın alınamayacağını belirtti.

“KIŞIN DOMATES BULABİLİYORSANIZ FİYATINA DA KATLANACAKSINIZ”

Tanzim satış noktalarının uzun soluklu olmayacağını söyleyen Ahmet Serim konuyla ilgili şöyle konuştu: “Meyve ve sebzeciliği en iyi pazarcı esnafı yapar. Ben bu işe 40 yılımı verdim. Ürün az olursa pahalı, çok olursa ucuz olur. Komisyoncunun fiyatı yükseltme tasarrufu olmaz. Bir domatesin ömrü belli, bunun fiyatını yüksek tutabilir misiniz? Domatesi değer kazanması için bekletemezsiniz. Akdeniz’deki ağır kış şartları nedeniyle fiyatlar yüksek. Kışın patlıcan ve biber yemeyin. İlle de yiyecekseniz yaz aylarından hazırlayın. Pazarcıyım, ama patlıcan, biber, araka, bezelye ve taze fasulyeyi yaz aylarında konserve yapıp kışın tüketiyoruz. Eskiden sebzeyi 5’nci aydan itibaren satabilirdik. Ürün ancak o zaman yetişirdi. Şimdi 12 ay boyunca her şey var. Kışın ortasında domates, salatalık, patlıcan bulabiliyorsanız, fiyatına da katlanacaksınız.”

“KİMSE ÇOCUĞUNUN ÇİFTÇİ OLMASINI İSTEMİYOR”

“Aç kalmak istemiyorsak çiftçiliğin bir meslek olduğunu anlamamız lazım” diyen Serim, “Bugün kim çocuğunun çiftçi olmasını istiyor? Hiç kimse. Ama patlıcanı 15 liradan alınca bağırıyoruz. Bence parayla bile olsa sebze bulduğumuza dua edelim. Kandıralı bir genç belediyeye asgari ücretle işe girmek istiyor. Halbuki 2 tosun büyütse, bir yılda 40 bin lira kazanacak. Çiftçilik yapsa da keza aynı oranda kazanır. Ama gidip asgari ücretle çalışmak istiyor. Kandıra topraklarının 4’te 3’ünde ürün yetiştirilmiyor. Köylerde topraktan altın fışkırıyor, bunu artık görmemiz gerekiyor.”

“CUMHURBAŞKANIMIZI BİRİLERİ YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR”

Cumhurbaşkanımızı galiba birileri yanlış yönlendiriyor diye konuşan Serim, “Haftaya Ankara’ya gideceğiz ve federasyon olarak Cumhurbaşkanımızla görüşüp durumu anlatacağız. Ardından kendi aramızda da bir toplantı yaparak son sürecin nasıl atlatacağımızı konuşacağız. Bu durumu bir zincir olarak düşünmeliyiz. Zincirlerden biri koparsa tüm süreç dağılır. Sebzeciliği Allah’tan başkası endeksleyemez ne belediye başkanları, ne bakan yapamaz. Hava iyi ise ürün iyi alınır, kötüyse ürün yetişmez. Ürün bolsa ucuza yeriz, ürün azsa pahalıya.” dedi.

FAHRİ DURAN: SEÇİME KADAR TANZİM’DEN ZARAR EDERLER

Demre Yaş Sebze ve Meyve Hal Komisyoncuları Derneği Başkan Fahri Duran da tanzim satışlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Devletin Tanzim satışlardan zarar ettiğini ve bu durumun yerel seçimlere kadar süreceğini söyleyen Duran, “Komisyonculuk zaten gözden çıkarıldı. Muhtemelen Antalya ve Mersin çiftçisi de gözden çıkarıldı. 15-20 milyonluk metropollerde şov yapılıyor.”dedi.

Demre Yaş Sebze ve Meyve Hal Komisyoncuları Derneği Başkan Fahri Duran, tanzim satışlarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Seçim manifestosunu komisyoncular üzerinden kurarak her şeye dip yaptırmak isteniyor, tüccarın devletle rekabet edecek durumu yok. Tüccar üreticiden kaça alıyorsa, devlette o paraya alıyor. Ama satarken ucuz satıyor. Tüccar ve marketçi halden pahalı aldığı mal karşılığında devletle rekabet edemez pozisyona gelecek. Bu adamların birde handikapları var. SSK’lı işçileri var, stopaj ve vergi yatırıyorlar. Dükkanların kiraları var. Pazar yerlerinin kiraları var. İster istemez perakende de devletle rekabet edemediğinden dolayı o da fiyatını aşağı çekmek zorunda kalacak. Buda üretici bölgelerindeki fiyatlara otomatikman yansıyacak. “

Demre Yaş Sebze ve Meyve Hal Komisyoncuları Derneği Başkan Fahri Duran

“YEREL SEÇİME KADAR TANZİMDEN ZARAR EDECEKLER”

Tüccarın, devletle rekabet edemeyeceğini söyleyen Duran, “Devlet bir bakıyorsunuz, Halk Bankası’ndan bir gecede dolar satıyor, zarar ediyor, Osmangazi Köprüsü’ndeki zararı belli. Diğer özelleştirmelerdeki zararları görüyorsunuz. Devlet zarar ediyor her halükarda. Yerel seçimlere kadar bundan da zarar edecektir. Popülist politikalarına da devam edecektir, Ankara ve İstanbul’da. Bu durum Bursa’ya da, İzmir’e de yansır zamanla. Nüfusu 2 milyonun üzerinde olan her yere yansır diye düşünüyorum” diye konuştu.

1 TL 20 KURUŞLUK BİR FARKLA SATIYORLAR.

Tanzim satışı için kendilerinden yardım istendiğini belirten Duran, “Müstahsilden alamadıkları için yardım istediler. Arkadaşlara yardımcı olmak için hale sokup, komisyoncu arkadaşlardan mal alabilirsiniz dedik. Geldiler 2 tır mal yaptılar. Ama komisyoncudan almalarına rağmen kendi ortakları (Tarım ve Kredi Kooperatifi) üzerinden almış gibi kayıtlara geçti. Benim bölgemdeki aldıkları fiyatlarla ve maliyetlerle, navlundur, plastik kasadır, işçiliği içine koydukları vakit satışı arasında yaklaşık, 1 -1 TL 20 kuruşluk bir farkla malı satıyorlar. “ dedi.

 

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Bir tanzimi sorduk bin ah işittik!

2018 yılının en çok satan otomotiv grupları! 16 Şubat 2019

1subatotograf

-Renault, Nissan, Mitsubishi ittifakı

İttifakın kurucusu Carlos Ghosn, zor günler geçiriyor olsa da grubun başarısı temellerin ne kadar sağlam olduğunu bir kez daha otomotiv sektörünü takip edenlerin önüne çıkarıyor. Renault, Nissan ve Mitsubishi Motors ittifakının elde ettiği satış 2018 yılında bir önceki yıla göre %1,4 yükselerek 10,76 milyon adede ulaştı. Dünyada satılan her dokuz otomobil ve hafif ticari araçtan biri ittifaka ait. Nissan, 5,65 milyonluk satışla ittifakın en çok araç satan markası oldu. İttifakın 2010 yılından beri devam eden elektrikli araç liderliği, satışların geçen yıla göre %34 artmasıyla devam etti. 2010 senesinden beri satılan elektrikli araç sayısı: 725 bin!

1548855635_alliance_logo

2017 yılını 10,6 milyonluk rekor satışla tamamlayan ittifak, başarısını 2018 yılında da sürdürerek satışlarını %1,4 artırdı. İttifakın en çok satış adedine ulaştığı pazarlar Çin, ABD, Fransa ve Japonya olurken, İttifak 2018 yılında sadece Çin’de 1,92 milyon adet araç sattı.

2018 yılının en çok satan grubunun 2019 yılındaki durumu ise yeni modellerle daha da pekişebilir. Ancak ittifakın kurucusu olan Carlos Ghosn’un durumunun netleşmemesi ve ittifakta yer alan her markadan uzaklaştırılmış olması kafaları az da olsa karıştırıyor.

-VW Grubu

Alman otomotiv devi Volkswagen grubu ise satışlarını yüzde 0.9’luk artışla devam ettirdi. Dizel motor skandalına rağmen Almanya’daki dizel motorlu Volkswagen satışlarındaki artış dikkat çekici seviyede. Volkswagen’in dizel motorlu araçlarının satışları geçen yıla göre 4 puanlık artışla yüzde 43 seviyesinde çıktı.

vwgroup

Grubun toplam satış rakamı ise 10.83 milyon oldu. Bu rakam Man ve Scania ağır ticari vasıtalarının da satış adetlerini içeriyor. otomobil satışları ise 10.6 milyon adet. Volkswagen Grubu’nun 2019 yılı durumu ise yeni modellerle bu seviyede olacağa benziyor. Bu gruptaki en büyük artışı ise Audi ve VW markalarının ürün gamlarına eklenecek olan elektrik motorlu modellerin gelmesiyle 2020 yılında olacağı tahmin ediliyor.

-Toyota

Toyota Grubu bünyesinde Toyota, Lexus, Daihatsu ve Hino Motors(Ticari araç üreticisi) markalarını barındırıyor. Özellikle Asya ve Amerika pazarında popüler olan bu Toyota ve Lexus tarafından gelen açıklama ise toplam satışların 10.59 milyon adet. Grubun 2019 hedefi ise 10.76 milyon olarak belirtilmiş. Buna en büyük katkıyı şüphesiz ki yeni Corolla sağlayacak. Corolla markanın dünya çapında en çok satan modelleri arasında ilk sırada yer alıyor.

shutterstock_720815413

-PSA Grubu

Bünyesinde Peugeot, Citroen, DS markalarını bünyesinde bulunduran PSA, 2018 yılında Opel ve İngiliz kardeşi Vauxhall markasını da ekibine kattı. General Motors bünyesinde bulunan Opel ve Vauxhall markaları gruba satış adedi bakımından ivme kazandırırken bu iki marka yıllar sonra kârlılıklarını açıkladılar.

2018 yılında satışlarını dünya çapında %6.8 artırarak yeni bir rekora imza atan Groupe PSA, toplamda 3.9 milyon satış adedine ulaştı. İki yıl içinde 70 bölgesel lansman gerçekleştiren Groupe PSA, tüm ana pazarlarda (Fransa, İspanya, İtalya, Büyük Britanya, Almanya) ve Türkiye’nin içinde bulunduğu Orta Doğu/Afrika bölgesinde satışlarını 1 ila 5 puan arasında artırdı. Grup, diğer bölgelerde de stratejik yatırımları ve istikrarlı büyümesi ile dikkat çekerken, hafif ticari araç pazarında elde ettiği 564 binin üzerinde satış adedi ve %18.3 pazar payı ile yeni bir rekora ulaştı.

media-s1

Groupe PSA Avrupa’daki pazar payını %17.1’e, Orta Doğu – Afrika’daki pazar payını Fas (+1.7puan), Tunus (+1puan) Mısır (+3.1puan),Türkiye (0,7 puan) olarak arttırdı. Grup, Güney Doğu Asya’daki satışlarını 2017’ye göre iki katına çıkarırken; Naza Corporation Holdings (Malezya) ile ilk ortak girişim üretimlerini 2019’da Peugeot 3008 ve 5008 ile yapmaya başlayacak.

Bölgenin iki büyük ülkesi olan Brezilya ve Arjantin’de yaşanan ekonomik zorluklar satışları ektilese de Groupe PSA, Pan-Amerika (Şili, Uruguay, Meksika, Kolombiya, Ekvator) bölgesindeki satışlarını %13.3 oranında artırdı. Japonya’daki %9.2 artış Grubu bu bölgenin de en önemli oyuncularından birisi haline getirdi. Bölgede özellikle Ukrayna’da gerçekleşen %7 satış artışı ile desteklenen istikrarlı büyüme devam ediyor.

-Daimler AG

Bünyesinde Mercedes-Benz ve Smart markalarını binek otomobiller olarak bulunduran grup 2018 yılında 2017 yılına göre yüzde 0,6’lık artışla toplamda 2.4 milyon araç satışı gerçekleştirdi. Bunun en büyük kısmını ise 2.3 milyon adetle Mercedes ve Smart markalarının modelleri oluşturuyor.

18c1001_011

Grubun satışına en büyük katkı ise Çin otomotiv pazarından gelmiş. Çin’deki satışlar güçlü artışına 2018 yılında da devam etmiş ve yüzde 11 oranında yükselmiş.

-BMW AG

Münih merkezli firmanın bünyesinde BMW, MINI, BMW Motorrad ve Rolls-Royce markaları bulunuyor. Grup dünya genelinde 2018 yılında satışlarını yüzde 1.1 oranında arttırarak 2 milyon 490 bin 664 adete ulaşmış. BMW ve Rolls-Royce markaları grup içinde satış rekoru kırdılar. BMW ve MINI satışlarını yüzde 38.4 oranında arttırmış durumda.

shutterstock_592671830

Grubun satışlarının artmasında en büyük rolü BMW’nin X Serisi modelleri oluşturuyor. Toplam X Serisi satışları X2 ve X3 modellerinin yenilenmesiyle birlikte yüzde 12.1’lik bir artış yakalamış ve 792 bin 590 olmuş. Toplam BMW satış rakamı ise 2.125.026… Ayrıca BMW’ye en büyük satış katkısı sedan model olan 5 Serisi’nde de gelmiş durumda.

Yeni BMW 7 Serisi

Yeni BMW 7 Serisi

Rolls-Royce markası ise satışlarını yüzde 22.2 oranında arttırmış ve 4107’ye ulaşmış durumda. Lüks markaya en büyük katkı ise yeni SUV modeli olan Cullinan’dan gelmiş. BMW Grubu 2019 yılındaki satışlardan da ümitli. Yeni 3 Serisi’nin tanıtılması ve satışına başlanması markanın dünya genelinde satışlarına olumlu bir katkı sağlamış olacak. Ayrıca yeni 7 Serisi ve X7 SUV modelleri de gelecek yıl içinde ürün gamındaki yerlerini alacaklar.

İLGİLİ HABER2018 yılında tüm dünyada en çok satan otomobiller!2018 yılında tüm dünyada en çok satan otomobiller! ._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok 2018 yılının en çok satan otomotiv grupları!

Dolar yeniden yükselişe geçti! Dolar ne kadar oldu? 18 Ağustos 2018

Dolar an itibariyle alış 6,0624 satış 6,0892 TL oldu. Euro ise alış 6,9884 satış 6,9884 TL oldu. Döviz kurlarının tarihi bir rekor kırması sonucu Türkiye ekonomisi dünyanın gündemine oturdu. ABD Başkanı Donald Trump’tan bugün Brunson’ın talebinin reddedilmesi sonucu yeni bir açıklama geldi. Trump, “Bizim insanımızı bizden alamazsınız. Ne olacağını göreceksiniz.” ifadelerini kullanarak Türkiye’yi adeta tehdit etti. Türkiye’nin ekonomik krize yönelik attığı son adım BDDK’dan geldi. BDDK,  kurdaki spekülatif hareketlenmeleri önlemek için bir önlem daha aldı. BDDK’nın önlemine göre, bankaların Türk Lirası alım işlemlerine yüzde 25 sınırlama getirildi.

“TÜRKİYE İLE BAŞLAYAN EKONOMİK HADİSELER DİĞER TARAFLARA SIÇRAYABİLİR”
ABD Merkez Bankası (FED) eski Araştırma Direktörü Erkin Şahinöz, “Bugün Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı, her geçen gün dış basında daha fazla raporda ‘acaba Türkiye’de yaşananlar diğer gelişen ekonomilere de sıçrayacak mı?’ şeklinde büyük bir kaygı yarattı. Türk Lirası değer kaybettikçe Rus Rublesi, Brezilya Reali, Arjantin Pezosu da değer kaybediyor. Artık herkes bir sepette. Sadece gelişen ekonomilerle sınırlı değil bu. Raporlar hazırlanıyor; ‘şu bankanın, bu bankanın Türkiye riski ne kadar?’ diye. Bütün bu raporlar çıktıkça bu kez euro ile ilgili tedirginlik başladı. Son günlerde euro-dolar paritesinde düşüş gördük yani euro değer kaybetti. Türkiye’den dolayı değer kaybetti. Çünkü komşusu, en önemli ticaret partnerlerinden biri. Dün akşam Amerikan piyasalarında da bir Türkiye kaygısı vardı. Çünkü şu anda 2008 krizinden sonra dünya finansal piyasalarında müthiş bir balon var, varlık balonu yaşanıyor. Bu balonu bir iğne patlatabilir. O iğne Türkiye ile başlamış olan ekonomik hadiselerin diğer taraflara sıçraması şeklinde olabilir. Amerika’da bundan dolayı tedirgin olabilir. Ben iddia ediyorum, bir sonraki ABD Merkez Bankası (FED) toplantısının tutanaklarında Türkiye’ye önemli miktarda yer ayrıldığını göreceğiz. FED yetkililerinin Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini göreceğiz” dedi.

DHA

Yorum yok Dolar yeniden yükselişe geçti! Dolar ne kadar oldu?

Kimyasal Hadım nedir? İşte Kimyasal Hadım veya kastrasyon hakkında detaylı bilgi… 9 Temmuz 2018

Dünyanın çeşitli ülkelerinde cinsel istismar suçu işleyen mahkumlara uygulanan Kastrasyon nasıl yapılacak? Son zamanlarda sayıları giderek artan çocuk cinsel istismar vakalarının ardından gündeme tekrardan gelen Kimyasal Hadım nedir, kimlere uygulanacak? Kimyasal Hadım ya da diğer bir ifadeyle Cinsel Kastrasyon, istismara yönelik suçlarda kullanılması planlanan yöntemler arasında yer alıyor. Birçok platformda sık sık gündeme getirilen Kimyasal Hadım (Cinsel Kastrasyon), son günlerde vatandaşlar tarafından da araştırılmaya başlandı. n, ‘Cinsel kastrasyon dediğimiz tedbiri de bütün yönleriyle yeni dönemde devreye sokacağız.’ sözleri ardından ‘cinsel kastrasyon (kimyasal hadım) nedir?’ soruları sıklaştı. İşte, cinsel saldırı suçlarında kullanılmak üzere tasarlanan kimyasal hadım hakkında merak edilenler…

KİMYASAL HADIM NASIL YAPILIYOR?

Kimyasal hadım yönteminde çeşitli kimyasallar kullanılarak yapılan hadım etme işleminde mahkumlara belirli aralıklarla ilaç veriliyor. Kimyasal hadım yönteminde diğer hadım şekillerinde olduğu gibi penis ve testisler kesilmiyor. Haplar ve iğneler sayesinde cinsel saldırı suçunda bulunan suçlunun testosteron hormonu azaltılıyor ve cinsel isteği ortadan kaldırılıyor.

HANGİ ÜLKELERDE UYGULANIYOR?

Kimyasal hadım; Birleşik Krallık, Polonya, Moldova, Estonya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Hindistan, İsrail, Rusya, Güney Kore gibi ülkelerde yakın zamanlarda çeşitli cinsel saldırı vakalarında kullanıldı.

Yorum yok Kimyasal Hadım nedir? İşte Kimyasal Hadım veya kastrasyon hakkında detaylı bilgi…

Bloomberg Alnus yatırımın notunu yazdı 22 Mayıs 2018

Bloomberg’ün İstanbul Büro Şefi Benjamin Harvey imzasıyla Bloomberg’de çıkan habere göre piyasanın önemli aracı kurumlarından Alnus Yatırım bu sabah müşterilerine gönderdiği mektupta ‘Allah Türkiye’nin yardımcısı olsun’ ifadesini kullandı.

harveyyy

Bloomberg’ün haberinin devamına göre Alnus yatırım notun devamında şu ifadeleri kullandı: Piyasayı izleyen ve gerektiği zaman yönlendiren bir merkez bankamız var.
Kurumun notunda Türk Lirası’nın değer kaybetmesi Angola ve Arjantin örnekleriyle birlikte anıldı.

Alnus Yatırım Türk Lirası’nın yıl başından bu yana yüzde 16 değer kaybettiğini belirtirken eğer bir müdahale olmazsa kayıpların daha da sürebileceğini belirtti.
Şirket müşterilerine gönderdiği notta kurdaki her 1 sentlik hareketin Türkiye’nin dış borcuna 5 milyar dolar eklediği belirtildi.

Yorum yok Bloomberg Alnus yatırımın notunu yazdı
Kategori: Ekonomi