Beşiktaş Taraftar Topluluğu

Beşiktaş Hakkında Tüm Bilgiler

Sarı yelekliler 6 aylık ertelemeden memnun olmadı 5 Aralık 2018

Le Figaro gazetesinde yer alan habere göre sarı yelekliler, Philippe’in akaryakıt zamlarına ilişkin yaptığı açıklamayı yetersiz buldu.

Sarı yeleklilerin sözcülerinden Benjamin Cauchy, Philippe’in duyurduğu önlemlerin tatmin edici olmadığını belirtti.

“Fransızlar aptal değil ve ekmek kırıntısı değil ekmeğin kendisini istiyor.” ifadelerini kullanan Cauchy, halkın Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan mali ve siyasi politikalarını değiştirmesini talep ettiğini söyledi.

Cauchy, “Bunu yapamıyorsa Fransızları tekrar sandığa götürsün” dedi. Cauchy, cumartesi Paris’te planladıkları eylemi, iptal edilmesi yönündeki çağrılara rağmen düzenleyeceklerini kaydetti.

Sarı yeleklilerin eski sözcülerinden Eric Drouet ise gösterilerin daha da yoğunlaşması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

Lorient kentindeki sarı yeleklilerden Andre Bourlard, hükümetin aldığı “önlemin” yetersiz kaldığını ifade etti.

Başbakan Philippe, akaryakıt zamlarının yanı sıra elektrik ve gaz zamlarının da 6 aylığına askıya alındığını duyurmuştu.

İLGİLİ HABERFransa Başbakanı: Halkın öfkesini duyduk, 6 ay erteliyoruzFransa Başbakanı: Halkın öfkesini duyduk, 6 ay erteliyoruz

NE OLMUŞTU?

Fransa’da akaryakıt zamlarına ve ekonomik şartların kötüleşmesine tepki olarak 17 Kasım’da başlayan sarı yeleklilerin eylemleri, ülkede son yılların en şiddetli protestosuna dönüştü.

Genellikle şehir merkezlerindeki yüksek kiralar nedeniyle kırsal bölgelere yerleşenlerden oluşan göstericiler, Macron’dan akaryakıt vergilerini düşürmesini ve ekonomik koşulların iyileştirilmesini talep ediyor.

Başkent Paris’in Champs-Elysees Caddesi çevresinde 1 Aralık’ta düzenlenen, binlerce kişinin katıldığı gösteride polisin eylemcilere sert müdahalesi, sokaklarda araçların ve çöp bidonlarının yakılması, iş yerlerinin yağmalanması, sık aralıklarla ses bombalarının patlatılması ve alevlerin yükselmesi kenti “kaosa” sürüklemişti.

Champs-Elysees çevresindeki birçok restoran, kafe ve mağaza, protestolar nedeniyle kepenk indirmiş ve çevrede de 3 ila 4 milyon avroluk hasar oluşmuştu.

Gösterilerin başından bu yana çıkan olaylarda 3 kişi hayatını kaybetmiş, 222’si güvenlik görevlisi bin 43 kişi yaralanmış ve bin 424 kişi gözaltına alınmıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Sarı yelekliler 6 aylık ertelemeden memnun olmadı

Brunson’ın ‘bölücü’ faaliyetleri gerekçeli kararda! 5 Kasım 2018

Davaya ilişkin kararını 12 Ekim’de veren İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 124 sayfalık gerekçeli kararın yazımını da tamamladı. Gerekçeli kararda Brunson’ın “kazan kazan” prensibiyle hareket ederek Fetullahçı Terör Örgütü’nden (FETÖ) yardım aldığı ve bu örgütle iş birliği içerisinde olduğun, örgütün hiyerarşisinde bulunmadığı ancak örgüte yardım ettiği kaydedildi.

BRUNSON’IN 15 TEMMUZ SONRASI MESAJLARI

Brunson’ın, aralarında FETÖ’nün sözde eski Ege Bölgesi imamı ve firari Bekir Baz ve yardımcısı Murat Safa’nın da bulunduğu çok sayıda örgüt mensubuyla bağlantısına işaret edilen kararda, sanığın 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin hemen ardından 21 Temmuz’da “General Dan” diye yazdığı, “Bir süreden beridir Türkleri sarsacak bazı olayları bekliyorduk” ifadesinin yer aldığı mesajında darbe girişimine ilişkin bazı değerlendirmelerde bulunduğu hatırlatılarak “Söz konusu mesaj içeriğinde yer alan bazı hususların sanığın 15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsü ile ilgili düşüncelerini ve bu bakış açısının FETÖ ile paralelliğini ortaya koyması bakımından altının çizilmesinde mahkememizce fayda mülahaza edilmiştir.” denildi.

İLGİLİ HABERBrunson gitti hesaplarda dolar biriktiBrunson gitti hesaplarda dolar birikti

Sanığın aynı mesajda “Ve darbe sonrası tasfiye, tek adam yönetimine doğru ivme, bu da başka bir sarsıntı” değerlendirmesinde bulunduğu vurgulanan kararda, şu ifadelere yer verildi:

“Sanığın, darbe sonrası devletin bütün siyasi organları, kendi içindeki terör hücrelerine karşı gelen Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet kuvvetleri, yargı organları ve diğer kamu, kurum ve kuruluşları ile topyekûn ortaya koymuş olduğu tedbirleri tasfiye olarak nitelemesi bir yana demokratik bir sistemde halkın büyük çoğunluğunun oylarıyla seçilmiş bir hükümete ve dahası tüm siyasi aktörleri içerisinde bulunduran ve bütün Türk milletini temsil eden TBMM’ye karşı gerçekleştirilmiş bir darbe girişiminin başarısızlığından ortaya çıkan sonucu ‘tek adam’ yönetimine doğru bir hız kazanma olarak değerlendirildiği her türlü izahtan yoksundur.”

İLGİLİ HABERBrunson davasında savcıdan flaş hamle!Brunson davasında savcıdan flaş hamle!

“Dua” kod adlı gizli tanık ile açık kimlikleriyle tanık olanların, Brunson’ın görev yaptığı Diriliş Kilisesi’nde Kürt kökenli Suriye veya Türkiye vatandaşlarından oluşan ayrı bir cemaatin bulunduğu, Mesih’in Kürdi veya Kürt kilisesi olarak anılan kiliseleri kontrol ettiğine yönelik ifadelerine yer verilen kararda, sanığın, bu etnisiteye dayalı ayrımcılığı besleyerek YPG/PKK gibi örgütlere yardım sayılabilecek faaliyetler içerisinde bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.

“TÜRKİYE’Yİ KATİL DEVLET OLARAK TANIMLADIĞI”

Buna ilişkin bazı tanıkların ifadesine de yer verilen gerekçeli kararda, Diriliş Kilisesi’nde Kürt kökenli cemaatin lideri konumuna getirilen Suriyeli Muhammed Ahmad’in ayinlerde, Türkiye’yi katil devlet olarak tanımladığı, PKK ve YPG’nin terör örgütü olmadıklarını, bunları desteklenmeleri gerektiği konusunun Brunson tarafından bilindiğinin altı çizilirken, sanığın, “Kürt halkının Türkiye’de ezilen halk olduğu, Kürt halkından ziyade PKK’nın özgürlük mücadelesi verdiğini ve buna destek verilmesi gerektiğine” dair konuşmalar yaptığına dikkat çekildi.

KİLİSEDEKİ “BÖLÜCÜ” FAALİYETLER GEREKÇELİ KARARDA

Brunson öncülüğünde kurulan Kürt Kilisesi’nin Suriyeli mültecilerin “dil bilmezlik” sorununu aşmak için oluşturulmuş bir pratikten daha fazla anlam taşıdığına vurgu yapılan gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi:

“(Brunson’ın kontrolündeki kilise kastedilerek) YPG/PKK terör örgütleri özgürlük savaşçıları olarak tanıtılmaktadır. Türkiye’nin milli misak ile belirlenen sınırları içerisinde kalan topraklarının en azından bir kısmını Kürdistan olarak kabul eden anlayışı kilise katılanlarına empoze edilmiştir. Halkların kendi kaderlerini tayin etme haklarının bulunduğu şeklindeki evrensel söylemlerin popülist çekiciliği kullanılarak açık açık bu örgütlerin desteklenmesi gerektiğinin dillendirildiği kabul edilmiştir.”

İLGİLİ HABERRahip Brunson özel uçakla Türkiye'den ayrıldıRahip Brunson özel uçakla Türkiye'den ayrıldı

Yazılan gerekçeli kararda, sanığın bunu düşünce açıklamasından öteye taşıyarak dile getirdiği bu düşüncesini hayata geçirmek için terör sorununun yoğunlaştığı bir bölgede adeta siyasi bir aktör gibi Kürt yöneticilerle temas kurduğu kaydedildi.

DİNİ ÖĞRETİLERİ AŞAN GAYELER

Sanığın bölgeden kilisesine sevk edilen bir etnik kitleyi misyonerlik adı altında eğitime aldığı belirtilen kararda, “Geldikleri yerde bu örgütün (YPG/PKK) zulmüne uğramış bazı Suriyeli mültecilerin dahi kilisede PKK terör örgütüne verilen destekten rahatsızlık duyarak kilisedeki toplantılara katılmaktan vazgeçtikleri anlaşılmıştır. Böyle siyasi bir mülahazanın egemen olduğu kilisede sanığın ve destek verdiği kişilerin dini öğreticiliğini aşan gayelerinin olduğu, tıpkı FETÖ ile olduğu gibi ‘kazan kazan’ prensibi ile PKK terör örgütü ve uzantıları ile girdiği iletişim ve etkileşim içinde bu örgütlere yardım ettiği kabul edilmiştir.”

İddianamede Brunson’a isnat edilen “Siyasal ve askeri casusluk” suçlamasına ilişkin yeterli delil bulunmadığını belirtilen kararda, “Sonuç olarak sanık hakkında, ‘örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ eylemi nedeniyle, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 220/6 maddesi delaletiyle, TCK’nin 314/2. maddesi uyarınca ve ‘Siyasi veya askeri casusluk’ eylemi nedeniyle TCK’nin 328/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de yukarıda ayrıntıları ve delilleri ile birlikte tartışılan eylemleri bütünün TCK’nin 220/7 maddesinde düzenlenmiş bulunan, ‘Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçunu oluşturacağı kanaatine varılmıştır.” ifadeleri yer aldı.

Önce 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Brunson’ın bu cezasının TCK’nin 220/7 maddesinin son cümlesi uyarınca yarı oranında indirime gidilerek 2 yıl 6 aya çekildiği ancak Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) ilgili maddesi gereğince bunun 3 yıl 9 aya yükseltildiği vurgulanan kararda, sanığın, yargılama sırasında gözlenen olumlu tutum ve davranışlarının da göz önünde bulundurularak cezanın 3 yıl 1 ay 15 güne düşürüldüğü belirtildi.

Kararda ayrıca Brunson hakkında 28 Temmuz 2018’de verilen “Konutunu terk etmekten yasaklanması” ve “Yurt dışına çıkmaktan yasaklanması” gibi adli kontrol tedbirlerinin hükümle kaldırıldığı da yer aldı. Terör örgütleri FETÖ ile PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla 35 yıla kadar hapis cezası istenen Amerikalı din adamı Andrew Craig Brunson, 12 Ekim’de görülen karar duruşmasında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası almış, hakkındaki adli kontrol hükümleri kaldırılarak serbest bırakılmıştı. AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Brunson’ın ‘bölücü’ faaliyetleri gerekçeli kararda!

Akılalmaz teklifi ortaya çıktı: Ben yaptım siz de yapın 21 Eylül 2018

Donald Trump’ın böyle bir öneride bulunduğunu İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell açıkladı. Borrell, İspanya Kralı Felipe ve Kraliçe Letizia’nın Haziran’daki Beyaz Saray ziyaretine eşlik etmişti.

Trump’ın duvar fikrini bu sırada ortaya attığı tahmin ediliyor.

Trump, önerisine karşılık Sahra Çölü’nün uzunluğunun yaklaşık 5 bin kilometre olduğunu söyleyen İspanyol diplomatlara, “Sahra sınırı bizim Meksika sınırımızdan daha büyük olamaz” diye yanıt verdi.

ABD-Meksika sınırı yaklaşık 3.200 kilometre. Trump, 2016’daki seçim kampanyasında kaçak göçü önlemek için Meksika sınırına ‘”büyük, güzel bir duvar” örme vaadinde bulunmuştu.

Fas’ta kaçak olarak yaşayan yüzlerce Afrikalı göçmen her yıl Avrupa’ya ulaşmak umuduyla İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprakları Ceuta ve Melilla’ya girmeye çalışıyor.

Bu kentler Avrupa’nın Afrika’yla tek kara sınırları. Bu bölgelerin çok küçük olması nedeniyle, duvarın başka ülkelerin topraklarından geçmesi gerekiyor.

Yorum yok Akılalmaz teklifi ortaya çıktı: Ben yaptım siz de yapın

Kim’den Trump’a çok sıcak bir mektup 12 Eylül 2018

İki ülke, liderlerinin Haziran ayında Singapur’da bir araya gelmesinden bu yana Kuzey Kore’nin nükleer programı, tartışılıyor. Ancak bu zirvenin sonucunda, Kim’in ABD’yi tehdit eden silahlardan vazgeçip vazgeçmeyeceği ve nasıl vazgeçeceği konusunda somut ayrıntıların ortaya çıkmaması eleştirilmişti. İkinci bir Trump-Kim toplantısının olası zamanı belli değil.
Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon Jae-in gelecek hafta Pyongyang’da Kim ile üçüncü kez görüşmeyi planlıyor. Güney Kore, 1950-53 Kore Savaşı’nı sona erdirmek için ortak bir açıklama konusunda Trump’ı da kapsayan üçlü bir zirve yapılmasını istiyor. Kore Savaşı bir barış anlaşmasıyla değil, ABD liderliğindeki Birleşmiş Milletler güçlerini teknik olarak hâlâ Kuzey Kore ile savaş halinde bırakan bir ateşkes anlaşılmasıyla sona ermişti.

Güney Kore, çatışma halini resmen sona erdirecek bir anlaşmanın bu ayın sonlarında, New York’taki BM Genel Kurulu toplantıları sırasında açıklanabileceğini umuyor. Moon’un güvenlik şefi Chung Eui-yong geçen hafta yaptığı açıklamada, üçlü bir toplantı için gerekli koşulların hazır olmadığını söylemişti. Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton da, Kim’in böyle bir toplantıya katılacağını sanmadığını söyledi. Trump gazetecilere Cuma günü yaptığı açıklamada, Kim’in kendisine kişisel bir mektup gönderdiğini söylemişti.

Sanders, “Çok samimi, çok olumlu bir mektup” dedi. Sanders, “Mektubun öncelikli amacı, başkanla yeni bir toplantı talep etmek ve planlamak; biz(toplantı düzenlemeye) açığız ve bunu koordine etme sürecindeyiz” dedi. Sanders dün gazetecilere yaptığı açıklamada, mektubun “(Kore) Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması taahhüdünün devam ettiğini vurguladığını” anlattı. Sanders ayrıca Pazar günü Pyongyang’daki bir askeri geçit töreninde uzun menzilli füzelerin yer almamasının bir “iyi niyet göstergesi” olduğunu söyledi. Moon’un sözcüsü Kim Eui-kyeom gazetecilere yaptığı açıklamada Trump’ın geçen hafta yaptığı telefon görüşmesinde Moon’dan, Washington ve Pyongyang arasında “baş müzakereci” rolü oynamasını istediğini söyledi.

Yorum yok Kim’den Trump’a çok sıcak bir mektup

ABD’de bayraklar yarıya indirildi 27 Ağustos 2018

ABD’nin Arizona Eyaleti’nin Senatörü olarak görev yapan John McCain’in beyin kanseri nedeniyle 81 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından başta Beyaz Saray olmak üzere ülke genelinde bayraklar yarıya indirildi. Aynı zamanda eski Cumhuriyetçi Başkan adayı John McCain’in naaşının, yaşamını yitirmesinin ardından Arizona’daki çiftliğinden alınarak Phoenix’de bir cenaze evine getirildiği belirtildi.

john-mccain-iha

Senatör McCain, Maryland eyaletinin Annapolis kentindeki ABD Donanma Akademisi Mezarlığı’na defnedilmeden önce Arizona eyaletinin Başkenti Phoenix’te bir tören yapılacağı ve ardından Başkent Washington’daki Ulusal Katedrali Capitol Rotun’a getirileceği belirtildi.

TRUMP’IN CENAZE TÖRENİNE KATILMAMASINI VASİYET ETMİŞTİ

Başkan Donald Trump’ın aldığı kararların ciddi derecede eleştirmeni olan Cumhuriyetçi McCain, ölümünden önce katıldığı bir televizyon programında vasiyetnamesinde ABD Başkanı Donald Trump’ın cenaze törenine katılmasını istemediğini açıklamıştı. McCain, eski Başkanlardan George W. Bush ve Barack Obama’nın ise cenaze törenine katılarak dua etmelerini istediğini belirtmişti.

İLGİLİ HABERTrump'ın eski hizmetçisinden çocuğu olduğu iddiası yeniden gündeme geldiTrump'ın eski hizmetçisinden çocuğu olduğu iddiası yeniden gündeme geldi

John McCain’nin Washington’da düzenlenecek cenaze törenine Beyaz Saray ve mevcut yönetimi temsilen Başkan Yardımcısı Mike Pence’in katılarak temsil etmesi bekleniyor. Senatör McCain’nin cenaze töreni için bir tarih ise henüz belirlenmedi. İHA

Yorum yok ABD’de bayraklar yarıya indirildi

ABD resmen dalga geçiyor: Türkiye’nin S-400 alması bir bir risk 15 Temmuz 2018

ABD’den kafaları karıştıran açıklamalar gelmeye devam ediyor… Ankara’nın S-400 hava savunma sistemi ile ABD’den almayı planladığı F-35’ler hakkında bir açıklama daha geldi. ABD’li Hava Kumandanı General Tod Wolters açıklamalarda bulundu. Üst düzey general, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almasının F-35’lerin etkisini azaltacağını dile getirdi.

İngiltere’de diğer hava kurmaylarıyla bir toplantıda bulunan Wolters, “S-400’lerin F-35’lerin yeteneklerini algılaması koalisyon için iyi bir şey değildir” dedi. ABD’li ve NATO’ya bağlı yetkililer bir süredir Rus yapımı savunma sisteminin Lockheed Martin F-35’lere dair bilgileri almasından endişe ediyordu. Bu konuda konuşan Wolters, “NATO, F-35’lerin ne kadar uzun süre ve ne kadar yakın mesafeden S-400’ler tarafından fark edilmeden geçeceğinin ortaya çıkmasından endişe ediyor. F-35’ler hakkındaki kilit bilgiler ortaya çıkacak” dedi.

İLGİLİ HABERTrump'tan Türkiye'ye F-35 desteği: Türkiye ABD için önemliTrump'tan Türkiye'ye F-35 desteği: Türkiye ABD için önemli
Wolters buna rağmen Türk mevkidaşlarıyla iletişim çok sağlam olduğunu dile getirdi. Reuters’a konuşan Wolters, “Şimdi bu konu, Türk hava kuvvetleri ile olan güçlü ilişkimizi ve harika birlikteliğimizi etkilemedi. Bu şekilde devam etmesini istiyoruz” dedi.

Yorum yok ABD resmen dalga geçiyor: Türkiye’nin S-400 alması bir bir risk

ABD’den dünya liderlerine korkunç tehdit 18 Haziran 2018

Kanada’nın Quebec City kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi’nde ABD Başkanı Trump ve diğer liderler arasında yaşanan gerginliğin yansımaları devam ediyor.

Beyaz Saray Ulusal Ticaret Konseyi Direktörü Navarro, Fox News’a verdiği mülakatta zirveye ev sahipliği yapan Trudeau’yu sert sözlerle eleştirerek, “Başkan Donald Trump’la kötü niyetli diplomasi kuran ve onu arkasından bıçaklamaya çalışan tüm yabancı liderler için cehennemde özel bir yer var. Kötü niyetli Justin Trudeau, göstermelik basın konferansıyla bunu yaptı” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERABD, çelik ve alüminyum tarifelerini AB, Kanada ve Meksika'ya da uygulayacakABD, çelik ve alüminyum tarifelerini AB, Kanada ve Meksika'ya da uygulayacak

İKİ YÜZLÜ ÇIKIŞI

ABD Başkanı Trump, Trudeau’nun kendisi zirveden ayrıldıktan sonra düzenlediği basın toplantısında çelik ve alüminyum tarifelerini eleştirmesi üzerine G7 Sonuç Bildirgesi’ni imzalamayacağını açıklamış ve sosyal medyadan şu paylaşımı yapmıştı:

“Başbakan Justin Trudeau, ben ayrıldıktan sonra bir basın toplantısı düzenleyip ‘ABD gümrük vergilerinin adeta hakaret olduğunu’ ve ‘itilip kakılmayacağını’ söyleyene kadar G-7 toplantılarımızda çok uysal ve nazik davrandı. Oldukça iki yüzlü ve zayıf.”

Beyaz Saray’ın eleştirilerinin hedefi olan Trudeau, düzenlediği basın toplantısında, Kanadalıların Birinci Dünya Savaş’ından bu yana ABD askerleri ile omuz omuza savaştığını hatırlatarak, ABD’nin Kanada’dan ithal edilecek çelik ve alüminyuma gümrük vergisi uygulamasını Kanada halkına “hakaret” olarak nitelendirmişti.

Yorum yok ABD’den dünya liderlerine korkunç tehdit

Trump: Soktukları casus bile kanıt bulamadı 31 Mayıs 2018

New York Times (NYT) gazetesi, adını açıklamadığı kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Washington’da bilindik bir isim olan ve daha önce CIA’ye de bilgi aktaran eski bir Beyaz Saray yetkilisinin Trump’ın seçim ekibinde muhbir olarak görev yaptığını yazmıştı.

Trump, NYT’nin haberiyle ilgili Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Casus, seçim kampanyasının başından beri ekipte yer almış ve üstelik Rusya’yla gizli anlaşma yapıldığına dair bir bilgi aktarmamış, zira hiçbir zaman gizli anlaşma olmadı. Muhbir, siyasi amaçlar için casusluk yapmak ve hilebaz Hillary’nin (Clinton) kazanmasına yardım etmek için oradaydı. Tıpkı oyuna getirilen Bernie Sanders’e yaptıkları gibi!” ifadelerini kullandı.

Trump, “Seçim kampanyasının başında ekibime dahil edilen kişi, eski yönetim tarafından siyasi amaçlarla yerleştirilen bir casus değilse, o halde sunulan hizmetler karşılığında neden bu kadar yüksek miktarda — normalin kat be kat üstünde — ödeme yapıldı? Parayı takip edin!” diye vurguladı.

NYT, muhbirin FBI’ın talebi üzerine Trump’ın seçim kampanyası danışmanlarından George Papadopoulos ve Carter Page ile görüşerek Rusya ile işbirliği yapılıp yapılmadığını açığa çıkarmaya çalıştığını belirtmişti. Gazete, muhbirin İngiltere’de öğretim görevlisi olarak çalışan bir ABD vatandaşı olduğunu da kaydetmişti.

Yorum yok Trump: Soktukları casus bile kanıt bulamadı