Beşiktaş Taraftar Topluluğu

Beşiktaş Hakkında Tüm Bilgiler

Karlov cinayetiyle ilgili yeni gelişme 6 Aralık 2018

Rusya Federasyonunun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’u  19 Aralık 2016’da suikast sonucu öldüren polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş’a ait  yeni görüntüler ortaya çıktı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Rus Büyükelçi Karlov’un  öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlanarak, hazırlanan iddianame mahkemeye  gönderilmişti. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Adem  Akıncı tarafından hazırlanan iddianamede, saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş’ın  güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerine de yer verildi.

Buna göre Altıntaş, saldırıdan bir gün önce, 18 Aralık 2016’da,  WhatsApp üzerinden “Elimde çok sayıda kitap var. Tayinim çıktı. Yanımda götürme  imkanım olmadığı için faydalanmak isteyen kardeş varsa Ankara içinde  getirebilirim.” mesajı atıp irtibata geçtiği İbrahim Bilal Oduncu’nun iş yerine  giderek dağıtılması için kitaplarını teslim etti.

Saldırının gerçekleştirildiği 19 Aralık’ta Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü  Nöbetçi Büro Amirliğinde 07.00-19.00 saatleri arasında nöbetçi olarak  görevlendirilen Altıntaş, nöbete gitmemek için doktor raporu alabilmek amacıyla  internet üzerinden “ishal”, “ishal belirtileri”, “Onkoloji Hastanesi”, “ishale  rapor”, “Aile Sağlığı Merkezi” ve “Sanatoryum Tıp Merkezi” şeklinde aramalar  yaptı.

Altıntaş, Yenimahalle’deki Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim  ve Araştırma Hastanesine giderek saat 08.29’da acil servise başvurdu ve bir gün  istirahat raporu aldı. Saldırgan, 19 Aralık 2016 günü saat 10.00’da doktor raporunu Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne teslim ettikten sonra Yenimahalle’deki bir  iş yerinden 2 şarjör ile bir şarjör kılıfı satın aldı.

OLAY GÜNÜ

Şarjör ve şarjör kılıfı aldıktan sonra bir tatlıcıya uğrayan Altıntaş,  ardından Keçiören Kalaba Mahallesi Granit Sokak’taki eve döndü. Altıntaş, saat  11.58’de elinde takım elbise kılıfı ve valiziyle evden ayrılıp taksiyle saat  12.15’te önceden rezervasyon yaptırdığı otele girdi.

Saat 18.30’da otelden çıkarak saldırının gerçekleştiği Çankaya  Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezine doğru yürüyen Altıntaş, saat 18.31’de Çağdaş  Sanatlar Merkezine ulaştı.

Bir süre sergi alanında dolaşan Altıntaş, Büyükelçi Karlov’u  arkasından takip etmeye başladı ve saat 18.46’da Karlov’un konuşma yapacağı  kürsünün sol tarafına doğru geçti.

Daha sonra Büyükelçinin sağ arka çaprazına geçen Altıntaş, saat  19.05’te büyükelçiye 9 el ateş ederek eylemini gerçekleştirdi. Saldırgan, saat  19.08’de yerde yatan Karlov’a silahını doğrultarak bir el daha ateş etti.

Yorum yok Karlov cinayetiyle ilgili yeni gelişme
Kategori: Güncel

Trump için şoke eden sözler 25 Kasım 2018

Pulitzer ödüllü yazar Friedman, New York Times’ta yayımlanan yazısında, Trump’ın Kaşıkçı cinayetine ilişkin açıklamasını, “Muhammed bin Selman’ın cinayetten paçayı sıyırmasına izin verdi.” sözleriyle eleştirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin açıklamasında Suudi Arabistan yönetiminin yanında durmaya devam edeceğinin sinyalini vermesine yönelik tepkiler sürüyor.

Pulitzer ödüllü yazar Thomas Friedman, New York Times (NYT) gazetesindeki köşesinde, “Trump’tan Kara Cuma indirimi: petrol, silahlar ve ahlaki değerler” başlığıyla bir yazı kaleme aldı.

Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’dan gelen bir suikast timi tarafından öldürülerek, cesedinin parçalandığını vurgulayan Friedman, “Noel, Suudi Arabistan Veliaht Prensi için bu yıl erkenden ve Kaşıkçı cinayetindeki rolü nedeniyle ‘hapishaneden kurtul’ şeklinde geldi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Trump prensin cinayetten sıyrılmasına izin verdi”

Friedman, Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı cinayetini “serseri bir operasyon” olarak nitelendirdiğini anımsatarak, “Suudi Arabistan tarihinde, ülke liderlerinin en yakın danışmanları ve korumaları tarafından yapılan böyle bir serseri operasyon yoktur. Bu mutlak bir monarşi.” ifadelerine yer verdi.

Trump’ın Muhammed bin Selman’a baskı yapabileceğini belirten Friedman, “Bunun yerine Trump, gelecekte 450 milyar dolarlık silah satışı sözünü aldığı Muhammed bin Selman’ın Kaşıkçı cinayetinden paçayı sıyırmasına izin verdi.” görüşünü paylaştı.

Friedman, yazısında, “Ortadoğu’da bu kadar çok kötü eyleme fon sağlayan bizim petrol bağımlılığımız. En alçak cinayette bile başka yollar aramamıza neden olan petrol bağımlılığımız. Silah satışı için adaleti bir kenara bırakmamızın doğru olduğunu düşündüren petrol bağımlılığımız.” ifadelerini kullandı.

“Suudi Arabistan’ı affederek diktatörlere yol gösteriyor”

NYT’de Mark Mazzetti ve Ben Hubbard imzasıyla, “Trump, Suudi Arabistan’ı affederek, diktatörlere yol gösteriyor” başlıklı analiz yazısı yayımlandı.

Analizde, Trump’ın ittifaklarını ticari bir mesele gibi gördüğü vurgulanarak, “Salı günkü mesaj, yabancı liderler için bir kılavuz haline gelebilir. Bu kılavuzla, yabancı liderlerin, Amerikan başkanı gözündeki yerlerini nasıl yükseltebilecekleri, ayrıca ABD’yi sinirlendirmeden, kendi ülkelerindeki muhalifleri bastırmak için ne kadar ileri gidebileceklerini gösterebilir.” görüşüne yer verildi.

“Suudi yetkililerin bile önüne geçti”

ABD yönetiminin mevcut Ortadoğu politikasını, “İsrail’i koruma, terörle mücadele ve İran’ı geri püskürtme” üzerine kurduğuna işaret edilen analizde, şunlar kaydedildi:

“Trump, dün yaptığı açıklamanın belirli kısımlarında, Suudi Arabistan ile ilişkileri ve Kaşıkçı cinayetini açıklarken, Suudi yetkililerin bile önüne geçti. Trump, Suudi Arabistan’ı İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiği için övmüş olsa da Suudi Arabistan’ın İsrail ile resmi bir ilişkisi yok. Ayrıca Trump, Suudilerin Cemal Kaşıkçı’yı ‘devlet düşmanı’ ve ‘Müslüman Kardeşler üyesi’ olarak tanımladığını belirtti ancak Suudiler toplum önünde böyle bir suçlamada hiç bulunmadı. Veliaht Prens’in kardeşi ve Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçisi olan Prens Halid bin Selman bile Kaşıkçı’yı ‘dost’ olarak tanımlamıştı.”

Analizde, Trump’ın söz konusu açıklamasının ABD Kongresi üyelerinden de tepki topladığı belirtildi.

Trump’ın Kaşıkçı açıklaması

ABD Başkanı Trump dün yaptığı açıklamada, Amerikan istihbaratının Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili bilgileri değerlendirmeye devam ettiğine işaret ederek, “Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın (cinayetle ilgili) bilgi sahibi olabileceğini” ifade etmişti.

Trump’ın söz konusu açıklamada “ABD Suudi Arabistan’la sarsılmaz partnerliğini devam ettirmek istiyor.” mesajı vermesi ise ABD’de tepki çekti.

Yorum yok Trump için şoke eden sözler

Erdoğan: Bunu ancak eroin alan biri yapar 20 Kasım 2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1. Dünya Savaşı’nı bitiren ateşkesin 100. Yıldönümü törenleri için gittiği Paris’ten dönüşünde, kendisini izleyen gazetecilerin sorularını cevapladı.

HERHALDE EROİN ALMIŞ

Erdoğan, gazetecilerin sorularına şu cevapları verdi:

Kral Selman değil ama üst düzey: “Kaşıkçı cinayetini konuşurken görüşmemize Merkel ile Macron’u da dahil ettik. Bu cinayetin önceden planlanmış olduğu; emrin Suud’daki üst makamlardan geldiği ortada. Kendisine sonsuz saygı duyduğum Hadim’ül-Harameyn Kral Selman hakkında benim bu tür bir şey düşünmem asla mümkün değil. Ancak biz, talimatı verenin kim olduğunun da ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Katilleri sağda solda aramaya gerek olmadığını Sayın Trump’a da söyledim. Katiller bu 18’in (cinayet öncesi Türkiye’ye gelen 15 kişi de dahil, Suudi Arabistan’da görevden alınanlar) içindedir. Cinayet talimatını kimin verdiği de ortaya çıkarılmalıdır. Kaşıkçı’nın cesedinin akıbeti ne oldu? Gömüldü ise nereye defnedildi? Yoksa parçalanıp kaçırıldı mı? Bizler uluslararası düzeyde de bu olayın takipçisi olacağız.”

Ses kayıtlarını hepsine dinlettik: “Biz bu cinayetle ilgili ses kayıtlarını bizden isteyenlerin hepsine dinlettik. İstihbarat örgütümüz hiçbir şeyi saklamadı. Suudiler dahil, ABD, Fransa, Kanada, Almanya, İngiltere kim istediyse hepsine dinlettik. Kayıt gerçekten bir felaket. Hatta Suudilerin istihbaratçısı, kaydı dinlediğinde, ‘Herhalde bu eroin almış; bunu ancak eroin alan birisi yapar’ diyecek kadar şok oldu.”

Liderler ciddi rahatsız oldu: “(Ses kayıtlarının dinleyen liderlerin) Reflekslerinden hareketle, bu cinayetten çok ciddi manada rahatsız olduklarını hissediyorum. Sayın Trump’ta, Sayın Merkel’de ve Sayın Makron’da da bunu müşahede ettim. Kendi istihbaratlarının verdiği bilgilerle bu işi çok daha farklı bir konuma oturtacaklardır. ABD Kongresi de, bu konuda CIA’dan bilgilendirme istedi. Bu bilgilendirme yapılınca bakışın değişeceğini düşünüyorum.”

HALKBANK KONUSU

“Daha önceki telefon görüşmemizden sonra Sayın Trump, 24 saat içinde Hazine Maliye Bakanı’na talimatı verdi ve bakan da bizim Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Bey’i aradı. Bu konunun halli ile ilgili olarak neler yapılabileceği konusunu görüştüler. Fakat daha sonra farklı bir gelişme olunca, Dışişleri Bakanımız Mevlüt Bey Sayın Pompeo ile görüştü. Washington’dan New York’a kaydırılması söz konusuydu. Ben dün akşam söyleyince Trump, ‘Ben döner dönmez talimatı vereceğim. Ben bu işin bittiğini zannediyorum, niye bu kadar uzadı’ dedi.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Erdoğan: Bunu ancak eroin alan biri yapar

Samsun’da korkunç olay! Baba kurşunuyla can verdi… 5 Kasım 2018

Olay, saat 15.30 sıralarında ilçede Aşağı Yavucak Mahallesi’ne meydana geldi. Yaşar Erenler, ilçedeki evlerine ziyarete gelen oğlu Emre Erenler arasında henüz bilinmeyen nedenden dolayı tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü.

İLGİLİ HABERİntihar zannediliyordu cinayet çıktı!İntihar zannediliyordu cinayet çıktı!

İddiaya göre, Emre Erenler, kavga ettiği babasına bıçakla saldırmak istedi. Aile bireyleri de araya girerek, baba ile oğlu sakinleştirilmeye çalıştı. Kavganın büyümesi ve kendisine bıçak çekilmesine öfkelenen baba Yaşar Erenler, tabancasını oğluna yönelterek 2 el ateş etti.

Babasının silahından çıkan mermilerin hedefi olan ve göğüs bölgesinden ağır yaralanan Emre Erenler, olay yerinde yaşamını yitirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen jandarma ekipleri, baba Erenler’i gözaltın aldı. Olayda hayatını kaybeden Emre Erenler’in cenazesi otopsisi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.  DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Samsun’da korkunç olay! Baba kurşunuyla can verdi…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kaşıkçı makalesi: Emri Kral Selman’ın verdiğine inanmıyorum 4 Kasım 2018

Kaşıkçı cinayetini ‘önceden planlı’ olarak nitelendiren Erdoğan, Suudi Arabistan’ın tetikçileri değil, cinayet emrini vereni yakalaması gerektiği mesajı verdi. Erdoğan, Suudi yetkililerin cinayet konusundaki soruşturmada oyalama taktiklerine başvurduklarına da vurgu yaparak, cinayetten yaklaşık bir hafta sonra İstanbul’dan ülkesine giden başkonsolosun, Suudi Arabistan’da neden tutuklanmadığını da sordu.

BAŞKAN DEVİREN SKANDALA BENZETTİ

Erdoğan’ın yazıda Kaşıkçı cinayetini, ABD’de Başkan deviren Watergate skandalına benzetmesi de dikkat çekti. (ABD’deki bu skandalda, Demokrat Parti’nin Washington’da bulunan Watergate binasında kendilerine hırsız süsü vermiş kişilerce dinleme cihazı yerleştirildiği ortaya çıkarılmış, cihazları yerleştirme emrinin ise bizzat Cumhuriyetçi Başkan Richard Nixon’dan geldiği belirlenmişti. Nixon, olayın ortaya çıkması üzerine Başkanlık görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı.)

Erdoğan yazısında, Kaşıkçı cinayeti ile Watergate skandalı arasındaki benzerliği şu ifadelerle kurdu:

“Nasıl Watergate skandalı bir hırsızlık olayından daha büyükse ve 11 Eylül terör saldırıları uçakları kaçıran kişilerden ibaret değilse, Cemal Kaşıkçı cinayetinde de bir avuç güvenlik görevlisinden çok daha fazla kişinin parmağı vardır. Uluslararası toplumun sorumluluk sahibi üyeleri olarak Kaşıkçı’nın öldürülmesi olayındaki kuklacıları teşhis etmek ve olayı örtbas etmeye çalışan Suudi yetkililerin kime güvenerek bu hareketleri yaptığını ortaya çıkarmak mecburiyetindeyiz.”

‘KASITLI BİR OYALAMA TAKTİĞİ’

Erdoğan’ın yazısında dikkat çeken bir diğer unsur ise, geçen hafta İstanbul’a soruşturmayı derinleştirmek bahanesiyle gelen Suudi Arabistan başsavcısını açıkça eleştirmesi oldu.

Başsavcı’nın Türk yetkililerinin soruşturmaya ilişkin hiçbir sorusuna yanıt vermediğini vurgulayan, bunun yerine Türk yetkilileri Suudi Arabistan’a davet eden başsavcıyı oyalama taktiklerine başvurmakla suçlayan Erdoğan, “Bu hafta İstanbul’a gelerek muhatabıyla görüşen Suudi savcının soruşturmaya destek olmayı ve en basit sorulara bile cevap vermeyi reddetmesi çok üzücüdür. Kendisinin Türk savcıları ek görüşmeler için Suudi Arabistan’a davet etmesi, umutsuz ve kasıtlı bir oyalama taktiği olarak değerlendirilmiştir” dedi.

‘SUUDİ KONSOLOSU NEDEN TUTUKLAMADINIZ?’

Erdoğan’ın soruşturma konusundaki bir diğer vurgusu ise, Kaşıkçı’nın öldürüldüğü İstanbul Başkonsolosluğu’ndaki en yetkin Suudi görevli olan Suudi Arabistan Başkonsolosu’nun tutuklanmaması konusunda oldu. Erdoğan, “Bazı Suudi yetkililerin, dostluğumuzun gerektirdiği biçimde adalet davasına hizmet etmek yerine Kaşıkçı’nın kurban gittiği planlı cinayetin üstünü örtme çabalarını şaşkınlık ve üzüntüyle karşıladık. 18 şüpheliyi derdest eden Riyad’ın medyaya yalan söyleyen ve kısa bir süre sonra Türkiye’den kaçan Suudi konsolosa yönelik hiçbir adım atmaması endişe vericidir” ifadesini kullandı.

YAZININ TAM METNİ

Erdoğan’ın Washington Post’ta yayınlanan yazısının tam metni şöyle:

“Hikâyeyi hepimiz iyi biliyoruz: Suudi gazeteci ve aile babası Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim günü Suudi Arabistan’ın İstanbul’da bulunan başkonsolosluğuna evlilik işlemleri için girdi. Hiç kimse, kendisini binanın dışında bekleyen nişanlısı bile, O’nu bir daha görmedi.

Türkiye, yaşanan olayı tüm yönleriyle aydınlatmak için geçtiğimiz bir aylık süre zarfında elindeki tüm imkânları seferber etti. Bu gayretlerimiz neticesinde tüm dünya Kaşıkçı’nın soğukkanlı biçimde bir suikast timi tarafından öldürüldüğünü öğrendi. Cinayetin önceden planlandığı kesin olarak ortaya çıktı.

Öte yandan bu detaylardan daha önemsiz olmayan bazı soruların yanıt bulması, bu menfur olayı daha iyi anlamamızı sağlayacaktır. Kaşıkçı’nın cenazesi nerededir? Suudi yetkililerin cenazeyi teslim ettiklerini öne sürdükleri ‘yerel işbirlikçi’ kimdir? Bu ince ruhlu insanın katil emrini kim vermiştir? Maalesef Suudi makamları bu soruları yanıtlamayı reddetmektedir.

Cinayeti işleyenlerin Suudi Arabistan’da derdest edilen 18 şüphelinin içinde olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde bu şahısların kendilerine verilen ‘Kaşıkçı’yı öldürme ve Türkiye’den ayrılma’ emirlerini yerine getirmek üzere geldiğini de biliyoruz. Son olarak Kaşıkçı’nın katil emrinin Suudi hükümetinin en üst makamlarından geldiğini de iyi biliyoruz.

Bazılarının bu olayı zamanla unutup gidecek bir “problem” olarak gördüğü izlenimini ediniyoruz. Ancak biz, hem Türkiye’de devam eden kriminal soruşturma hem de Kaşıkçı’nın ailesi ve sevdikleri için büyük önem taşıyan bu soruları sormaya devam edeceğiz. Kaşıkçı’nın katlinin üzerinden bir ay geçmiş olmasına rağmen cenazesinin nerede olduğunu hâlâ bilmiyoruz. Kendisi, en azından İslamî usûllere uygun şekilde defnedilmeyi hak etmektedir. O’nun ailesine ve Washington Post gazetesindeki çalışma arkadaşlarının da aralarında olduğu dostlarına, bu onurlu adama veda etme ve saygılarını sunma imkânını vermek boynumuzun borcudur. Dünyanın aynı soruları sormaya devam etmesi amacıyla elimizde bulunan kanıtları Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere tüm dost ve müttefik ülkelerle paylaştık.

Sorularımızın cevaplarını ararken, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın dostça ilişkiler içinde olduğunu vurgulamak isterim. Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi emrini Hadim ül-Haremeyn Kral Salman’ın verdiğine inanmam kesinlikle mümkün değildir. Dolayısıyla bu cinayetin, Suudi Arabistan’ın resmi politikasını yansıttığına inanmak için de herhangi bir sebep bulunmamaktadır. Bu itibarla Kaşıkçı cinayetini iki ülke arasında bir ‘problem’ olarak görmek yanlış olacaktır. Öte yandan Riyad’la uzun yıllara dayanan dostluğumuzun, gözlerimizin önünde işlenen bu planlı cinayeti görmezden geleceğimiz anlamına gelmemektedir. Kaşıkçı’nın öldürülmesinin izahı mümkün değildir. Bu suç Amerika Birleşik Devletleri’nde veya bir başka ülkede işlenseydi, o ülkenin makamları yaşanan olayı aydınlatırlardı. Bizim farklı bir davranış sergilememiz söz konusu değildir.

Hiç kimse bir daha bir NATO müttefikinin topraklarında böyle bir suç işlemeye cüret etmemelidir. Eğer bu uyarı gözardı edenler olursa, çok ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacaklardır. Kaşıkçı cinayeti Konsolosluk İşleri Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin açık bir ihlali ve suistimalidir. Sorumluların cezalandırılmaması hâlinde gelecek için çok tehlikeli bir emsal teşkil edecektir.

Bu nedenle bazı Suudi yetkililerin, dostluğumuzun gerektirdiği biçimde adalet davasına hizmet etmek yerine Kaşıkçı’nın kurban gittiği planlı cinayetin üstünü örtme çabalarını şaşkınlık ve üzüntüyle karşıladık. 18 şüpheliyi derdest eden Riyad’ın medyaya yalan söyleyen ve kısa bir süre sonra Türkiye’den kaçan Suudi konsolosa yönelik hiçbir adım atmaması endişe vericidir. Aynı şekilde bu hafta İstanbul’a gelerek muhatabıyla görüşen Suudi savcının soruşturmaya destek olmayı ve en basit sorulara bile cevap vermeyi reddetmesi çok üzücüdür. Kendisinin Türk savcıları ek görüşmeler için Suudi Arabistan’a davet etmesi, umutsuz ve kasıtlı bir oyalama taktiği olarak değerlendirilmiştir.

Nasıl Watergate skandalı bir hırsızlık olayından daha büyükse ve 11 Eylül terör saldırıları uçakları kaçıran kişilerden ibaret değilse, Cemal Kaşıkçı cinayetinde de bir avuç güvenlik görevlisinden çok daha fazla kişinin parmağı vardır. Uluslararası toplumun sorumluluk sahibi üyeleri olarak Kaşıkçı’nın öldürülmesi olayındaki kuklacıları teşhis etmek ve olayı örtbas etmeye çalışan Suudi yetkililerin kime güvenerek bu hareketleri yaptığını ortaya çıkarmak mecburiyetindeyiz.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kaşıkçı makalesi: Emri Kral Selman’ın verdiğine inanmıyorum

Yine kadın cinayeti ! Sokak ortasında dehşet saçtı 31 Ekim 2018

Bursa’da, Hasan G. (45), sokakta tartıştığı eski eşi Özlem Meşeli’yi (38), 18 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Polis, eski eşinin çantasıyla kaçarken güvenlik kamerasınca görüntülenen Hasan G.’yi yakalamak için çalışma başlattı.

Olay, sabah saatlerinde merkez Yıldırım ilçesi Mimar Sinan Mahallesi 4’üncü Selvi Sokak’ta meydana geldi. Hasan G., iddiaya göre, eski eşi Özlem Meşeli ile sokakta bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Hasan G., tartışma sırasında üzerindeki bıçağı çıkarıp, Özlem Meşeli’yi 18 yerinden bıçakladı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine gelen sağlık ekibi, kanlar içindeki Özlem Meşeli’ye ilk müdahaleyi yaptı. Meşeli, daha sonra ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Meşeli, doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.

ÇANTAYI ALARAK KAÇTI
Hasan G., olayın ardından eski eşinin el çantasını alarak kaçtı. Hasan G.’nin  kaçışı çevredeki güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Yorum yok Yine kadın cinayeti ! Sokak ortasında dehşet saçtı
Etiketler:,
Kategori: 3. Sayfa

Suudi Başkonsolosun konutunda bekleyiş sürüyor 18 Ekim 2018

Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı soruşturmasında, yoğun cinayet şüphesi nedeniyle gerçekleştirilen aramalar Başkonsolosluk binasının ardından Başkonsolosun kaldığı konutta ve araçlarında da devam edecekti.  Ancak Suudi yetkililerle yaşanan anlaşmazlık sonucu aramalar ertelendi. Dün akşam saatlerinde bölgeye gelen uzman polisler geri dönmek zorunda kaldı.

FOTO:SÖZCÜ

FOTO:SÖZCÜ

BEKLEYİŞ SÜRÜYOR

Bugün de konsolosluk binası önünde gazetecilerin bekleyişi sürüyor. Binada sabah saatlerinden itibaren araç giriş çıkışları olduğu görüldü.

KONSOLOS DÜN ÜLKESİNE DÖNDÜ

Dün arama yapılması beklenen konuttan Suudi Başkonsolos Muhammed el-Katibi saat 14:15 sıralarında ayrılmış ve  Atatürk Havalimanı’na giderek tarifeli bir uçakla ülkesine dönmüştü.

İLGİLİ HABERÇavuşoğlu'ndan konsolosluk açıklaması: Ailesi var dendi, arama yapılamadıÇavuşoğlu'ndan konsolosluk açıklaması: Ailesi var dendi, arama yapılamadıÇAVUŞOĞLU TEPKİ GÖSTERDİ

Konuyla ilgili Ankara’da açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu konutunda yapılacak incelemeye ilişkin, “Dün akşam maalesef rezidansta soruşturma gerçekleşmedi. Suudiler ailesinin olduğunu iddia ettiler. Bugün buraya girilmesini umut ediyoruz.” dedi.

“Başkonsolos kendi ülkesine gitti, ne zaman döneceğine ilişkin bilgimiz yok.” diyen Çavuşoğlu “Bazı yaklaşımları tabii ki tepki gördü. Dolapları açıp saygısızca ‘bakın burada yok’ gibi söylemleri tüm dünyada tepkiye neden oldu. Başkonsolosun aracında ve rezidansında bugün arama yapılacak. Dün, konutta ailesinin olduğu söylendi, arama gerçekleşmedi. Bu konuda Suudi Arabistan’ın gecikmeksizin her konuda bizimle işbirliği yapması gerektiğini daha önce de söylemiştik. Bu soruşturma ve incelemelerden sonra sizlere net bilgi verebiliriz.” diye konuştu.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Suudi Başkonsolosun konutunda bekleyiş sürüyor

Sevgilisini benzin döküp yakarak öldüren zanlı olayı anlattı 15 Ekim 2018

Bursa’da, otomobilde tartıştığı sevgilisi Şengül Vatansever’i (35), üzerine benzin döküp yakarak öldüren, bu sırada kendisi de yaralanan Ümit V. (30), tedavisinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği adliyede ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmek’ suçundan tutuklandı. Ümit V. savunmasında, olay günü Şengül Vatansever’in kızını okula bıraktıktan sonra ağaçlık alana gidip otomobilde konuşmaya başladıklarını belirterek şöyle konuştu:

Hastanedeki tedavisi biten Ümit V. tutuklandı. Foto: DHA

Hastanedeki tedavisi biten Ümit V. tutuklandı. Foto: DHA

“Sohbet ederken aramızda tartışma çıktı. Bana ‘seni de kendimi de öldürürüm’ dedi. Ben de sinirlenerek her zaman aracımın bagajında bulunan yakıt bidonunu alarak kendi kollarıma döktüm. O da buna sinirlenip yakıt bidonunu alarak kendi üzerine döktü. Tartışmamız devam edince ben sinirlerime hakim olamayıp kendimi yaktım. Aramızda biraz mesafe vardı ama o da alev aldı.
Onu söndürdüm, daha sonra arabaya bindik. Bursa’yı bilmediğim için, hastaneye gitmek üzere Şengül’e hastanenin yerini sordum. O esnada kardeşiyle görüşüyordu. İnat edip hastaneyi tarif etmedi ve ‘beni burada indir’ dedi. İnsanların yanında arabadan indirdim, sonra dönüp çantasını ve telefonunu aldı. Daha sonra ben de hareket ettim, kendimi öldürmek istedim, perişan vaziyetteydim, akli dengem yerinde değildi. 2 kez kaza yaptım; fakat kendimi öldüremedim. En son park gibi bir yerde durdum ve ambulansı arayıp beklemeye başladım.”

cinayet-bursa

Araçta üzerine benzin dökerek yaktığı sevgilisini yol ortasında indirdi

 

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Sevgilisini benzin döküp yakarak öldüren zanlı olayı anlattı
Etiketler:, , ,
Kategori: Gündem

Röntgen odasındaki cinayette yeni ayrıntılar ortaya çıktı 30 Ağustos 2018

Eskişehir’de, geçirdiği kaza nedeniyle hastaneye kaldırılan Harun Güler’i (31) röntgen odasında bıçaklayarak öldüren Serdar A. (28), polisteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Serdar A.’nın, Güler’i, cep telefonunda eşi Tuğba A. ile mesajlaştığını gördüğü için öldürdüğü ortaya çıktı.

Telefonda eşinin mesajlarını görünce hastaneye gidip, cinayeti işlemiş. Olay, dün akşam saatlerinde, Eskişehir Devlet Hastanesi’nde meydana geldi. Farklı hastanede kantin işleten Harun Güler, geçirdiği motosiklet kazasında hafif yaralandı. Harun Güler’in yanında çalıştığı belirtilen Tuğba A.’nın (27) eşi Serdar A., tesadüfen gördüğü yaralı Güler’e yardım etmek istedi. Harun Güler, ihbarla gelen sağlık görevlilerince ambulansla Eskişehir Devlet Hastanesi’ne götürülürken, kaza yerinde düşürdüğü cep telefonunu Serdar A. buldu.
Serdar A., iddiaya göre, kazayı yakınlarına bildirmek için cep telefonuna baktığında Harun Güler’in, eşi Tuğba A. ile mesajlaştığını gördü. Serdar A., daha sonra eşi Tuğba A.’yı alıp, evlerine götürdü. Serdar A.’nın burada dövmeye başladığı Tuğba A., pencereden atlayarak, kaçtı.

Serdar A., bir süre sonra evden ekmek bıçağını alıp, Eskişehir Devlet Hastanesi’ne gitti. Harun Güler’in röntgen odasında olduğunu öğrenen Serdar A., içeri girdi. Üzerindeki ekmek bıçağını çıkaran Serdar A., Harun Güler’i 10 yerinden bıçakladı. Ağır yaralanan Harun Güler, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

Hastane polisi ve özel güvenlik görevlileri tarafından yakalanan 1 çocuk babası Serdar A., gözaltına alındı. Serdar A., sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi.

Yorum yok Röntgen odasındaki cinayette yeni ayrıntılar ortaya çıktı
Kategori: Güncel

Trafik kazası cinayet çıktı 8 Ağustos 2018

Gaziantep’te Şahinbey İlçesine bağlı Karakuyu ile Kızılhisar mahallesi arasındaki yolda vatandaşlar ağaca çarpmış durumda olan ve içerisinde bir hareketsiz yatan bir adamı görünce Jandarma ekiplerine bilgi verdi. 

Olayın incelenmesinin ardından araçta bulunan Muzaffer Demir isimli şahsın trafik kazası ile değil cinayet sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi.

Olay Gaziantep’in Şahinbey İlçesine bağlı Kızılhisar mevkiinde meydana geldi. Gece saatlerinde evden çıkan Çelik, sabah erken saatlerde Karakuyu ile Kızılhisar mahallesi yolunda vatandaşlar tarafından ağaca çarpmış bir araç içerisinde görüldü.

Vatandaşlar Jandarmaya ve sağlık ekiplerine bildi verdi.

Olay yerine gelen sağlık ekipleri şahısın hayatını kaybettiğini belirledi. Şahsın cenazesi otopsi işlemleri yapılmak üzere Gaziantep Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Burada yapılan incelemelerin ardından şahsın trafik kazası sonucu değil boyun kısmından tabancayla vurulmuş olduğu söylendi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Yorum yok Trafik kazası cinayet çıktı