Beşiktaş Taraftar Topluluğu

Beşiktaş Hakkında Tüm Bilgiler

Çakırözer: Eskişehir’de bin 500 çiftçiye 3.5 milyon lira ceza 17 Şubat 2019

Şeker fabrikalarını özelleştirmesinin ardından şeker pancarı üreticileri şimdi de kota cezaları ile karşı karşıya kaldı. Çiftçiler pancar kotalarını dolduramadığı için milyonlarca lira ceza ödemek zorunda kaldı. Eskişehir’de yağışların az olması ve kuraklık nedeniyle çiftçilerin pancar kotalarını dolduramadığını belirten Çakırözer, binlerce çiftçiye uygulanan kota cezalarının kaldırılması için çiftçilerle birlikte iktidara çağrıda bulundu.

Çakırözer, “Eskişehir’de 4 bin 800 pancar ekicisinden bin 500 ekiciye 3.5 milyon lira ceza kesilmiş. Çiftçi zaten borç içinde, kredilerle evini geçindirmeye, ekim yapmaya çalışıyor.” dedi. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer yerel seçimlere kısa bir zaman kala partisinin İl Başkan Yardımcısı Vural Yörük, Alpu Belediye Başkan Adayı Gürbüz Güller, il ve ilçe yöneticileriyle Alpu’da çeşitli temaslarda bulundu. Partisinin ilçe başkanlığını ziyaret eden Çakırözer, Alpu Ziraat Odası Başkanlığı’na yeni seçilen Murat Tepe ve yönetimini ziyaret etti, Alpu’da pancar ekim kotasını dolduramadığı için binlerce ceza kesilen çiftçilerle buluştu, çiftçilere kesilen kota cezalarının affedilmesini istedi.

BİN 500 ÇİFTÇİYE, 3.5 MİLYON KOTA CEZASI

Şeker pancarı üreticileriyle bir araya gelen Çakırözer Alpu’nun Türkiye’nin Şeker Pancarı üretiminde önemli bir yeri olduğunu vurgulayarak, “Pancar üreticileri her sene üreteceği pancar miktarını önceden beyan ediyor ve bu miktarı fabrikaya teslim ediyorlardı. Ancak bu sene yağışların az olması, kuraklık ve iklim değişikliği nedeniyle düşük rekolteye sebep oldu. Çiftçilerimiz kotayı dolduramadı. Kotayı dolduramayan bin 500 çiftçimize toplamda milyonlarca lira ceza kesildi. Aralarında 19 bin lira ceza kesilen çiftçimiz var. Üreticilere ceza kesilmiş olması, zorda olan çiftçimizi daha da içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur. Çiftçi zaten zorda. Bu cezalar affedilmelidir” dedi.

ÇİFTÇİNİN BORÇLARI AFFEDİLMELİ

Alpu Ziraat Odası Başkanı Murat Tepe’ye de hayırlı olsun ziyaretinde bulunan Çakırözer, çiftçilerin sıkıntılarını gidermek adına elinden gelen çabayı göstereceğini söyledi. Pancar kotasını dolduramayanlara verilen cezalar konusunu Meclis’e taşıyacağını belirten Çakırözer, “Kotayı tutturamayan üreticilere ceza kesilmiş olması zorda olan köylüyü daha da içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur. Yandaşın, müteahhidin borçlarını erteleyen, affeden iktidar çiftçimizin kotalardan kaynaklı borçları affedilmeli” dedi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Çakırözer: Eskişehir’de bin 500 çiftçiye 3.5 milyon lira ceza

Sofuoğlu’nun milyonluk aracı Meclis’te ilgi odağı oldu 13 Şubat 2019

Bir televizyona röportaj vermek için bahçeye gelen AKP Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, aracın yanına gelerek aracı yakından inceledi.

AKP’li Sofuoğlu’nun milyonluk ultra lüks spor aracı yoğun ilgi gördü. FOTO: Zekeriya ALBAYRAK

AKP Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, geçtiğimiz perşembe günü Meclis’te yaptığı konuşmada, ‘Ülkemizde ekonomik kriz yok’ sözleriyle gündeme gelmişti.

FOTO: Zekeriya ALBAYRAK

AKP Erzurum Milletvekili İbrahim AydemirGenel kurul da yaptığı konuşmada, ekonomik krizi sözlükteki tarifini yaptıktan sonra, ‘bu tarife göre Ülkemizde ekonomik kriz yoktur’ demişti.

FOTO: Zekeriya ALBAYRAK

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Sofuoğlu’nun milyonluk aracı Meclis’te ilgi odağı oldu

Tunç Soyer: Babam Türk ordusunun şerefli bir subayıdır 12 Şubat 2019

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer, gazeteci Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu TV programına konuk oldu.

Adaylık süreci ile ilgili sorulara ve ailesine yapılan eleştirilere yanıt veren Soyer’in konuşmasından satır başları şöyle;

“2-3 GÜN ÖNCESİNE KADAR HİSSETTİRMEDİLER”

“Açıklandığı gün öğrendim. Öncesinde hiçbir netlik yoktu. Asla böyle bir şey söylenmedi. Son ana kadar 1-2 öncesine kadar hissettirilmedi bile. Örgütlerden sorumlu olan genel başkan yardımcımız var. Onlar ilçelerden, illerden gelen adayları kategorize ediyorlar ve onları MYK’ya getiriyorlar. Bu isimler konuşuluyor,tartışılıyor, arkasından bu isimler Parti Meclisine geliyor. Öncelikle Oğuz Kaan Salıcı hazırlıyor.”

“DEMOKRATİK BİR SEÇİM DİYEBİLİRİZ”

“Anketler yapıldı, kamuoyu yoklamaları yapıldı. Çok titiz bir çalışma sürdürüldü. En son Parti Meclisi’nde bu isimler onaya sunuldu. Çok anket yapıldı. Farklı bölgelerde yapıldı. Bütün bunlar sentez aşamasına gelindi. Bu çok demokratik bir yöntemdi. Tabii ki ön seçim en demokratik yöntem. Ama başka birtakım etkenler nedeniyle her şeyiyle en demokratik bir seçim olduğunu söyleyebiliriz. 19 saat süren tartışmalar yaşandı. Bunlar çok sağlıklı şeyler aslında.”

“MERKEZİ SİYASETTEKİLER DEĞİL DE YEREL YÖNETİCİLER ÖNE ÇIKTI”

“Heyetler halinde ilçeler, iller, defalarca gidildi. Birileri gönderildi. Birileri için destek talep edildi. Bütün bunlar çok şeffaf,berrak biçimde adayların çıkmasına yol açtı. Muhtemelen böyle bir eğilim açıldı. Kentlerinde başarılı olmuş yerel yöneticiler tercih edildi. Merkez siyasette yol almış isimler değil de yerel siyasette başarısı, performansı ortaya konmuş adaylar üzerinde yoğunlaşıldı. Muhtemelen bu belirleyici sebep oldu.”

“İZMİR’LE İLGİLİ FİKİRLERİMİ, HAYALLERİMİ ORTAYA KOYDUM”

“Son ana kadar, 2 gün öncesine kadar kimse bana ‘Sen bizim belediye başkanımız olacaksın’ demedi. Sayın Genel Başkanımız da söylemedi. Birden çok kez bir araya geldik. Ben İzmir’le ilgili fikirlerimi, hayallerimi, vizyonumu ortaya koydum. Kendisi de katkıda bulundu. Ama adaylık noktasına gelince ne ben kendisine sordum, ne de bana söyledi.”

“AZİZ BAŞKAN BELKİ DE BİR BAŞKA İSMİ ÖNGÖRMÜŞ OLABİLİR”

“Beklemediğimiz bir şeydi, Aziz Bey’in açıklaması. Başka bir zaman ‘ben aday olmayacağım’ demişti. Bunu da anlamaya çalışıyorum. Sonuç olarak Aziz Başkan kendi yerine başka birisini öngörmüş olabilir. Bunu kendisine sormak daha doğru olur. Muhtemelen Aziz Bey, bir başka ismin aday olması gerektiğini düşünüyordu. Çok net söyleyeyim, Aziz Bey’le bizim aramızda 10 yıllık süreçte hiçbir tartışma, hiçbir küskünlük, bir kaş kalkması yaşamadık. Aziz Başkan 30 ilçenin bağlı olduğu bir büyük şehir belediye başkanı. Belki onlardan belki dışarıdan birinin layık olduğunu düşünmüş olabilir. Başka tercihleri olabilir. Bunu gerçekten ona sormak daha doğru olur. Beni hangi gerekçeyle istememiş olabileceğini bilmiyorum.”

“10 YIL İÇİNDE AZİZ BAŞKANLA HİÇBİR SORUN YAŞAMADIK”

“Mevzuat gereği biz büyükşehir belediyesine çok bağlıyız. Bizim zaten Büyükşehir’e saygıda kusur etmemiz söz konusu değil. Ayrıca parti sorumlulukları gereği de öyle bir saygımız var. Aziz Başkan her hâlükârda bizim büyüğümüz. 10 yıl içinde hiçbir sorun yaşamadık. İzmir çantada keklik değil. Sandık bu. Ne kadar anket yaparsanız yapın, sonunda insanlar sandığa oylarını atacaklar. Kim bilir o güne kadar ne gelişmeler yaşanacak memlekette.”

“BABAM TÜRK ORDUSUNUN ŞEREFLİ BİR SUBAYIDIR”

“Ben 10 yıllık başkanlığım döneminde bir kez babamla ilgili cümle kurdum. O da 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde bir şey hatırladım. Babam Fethullah Gülen’in hapse atılmasıyla ilgili kararı veren hakimdir. Bu benim için gurur vesilesidir. Bunu paylaşmak istedim. Babamla ilgili, geçmişte yaptıklarıyla ilgili hiçbir cümle kurmadım. Babam Türk ordusunun şerefli bir subayıdır. Dedem Kuvayı Milliye’nin kahramanıdır. Onlarla gurur duyuyorum. Darbeye karşıyız tabii ki. Demokrasi tabii ki sonuna kadar sahip çıkmamız gereken bir şey. 10 yıldır belediye başkanıyım ama bu tartışmalar büyükşehir belediye başkanı olunca bu tartışmalar gündeme getirildi.”

“İNSANLAR, ‘ÇAMUR BANA DA BULAŞIR’ DİYE SİYASETE GİRMİYOR”

“Ne yazık ki siyaset zemin böyle net yürümüyor. İyi temiz donanımlı insanlar biraz da bu yüzden siyasete soğuk duruyorlar. Ben siyasete girersem bu çirkinlik, bu çamur, bu kirlilik benim de üzerime yapışır diye düşünüyorlar, haklıdırlar. Ama Platon ‘siyasete uzak duracak kadar akıllı olan insanlar sonunda aptal insanlar tarafından yönetilir’ demiş. Gerçekten insanların siyasete girmesi lazım.”

“BİZ SEFERİHİSAR’DA, MHP’YLE GRUP TOPLANTILARI YAPIYORUZ”

“2014 yılında ben belediye başkanı seçildiğimde ortada şöyle bir tablo vardı. AK Partili ve CHP’li meclis üyeleri seçilmişlerdi. Mesela MHP’li meclis üyesi yoktu.Seferihisar’da yüzde 10’un üzerinde MHP oyu vardır. Biz bir davet yaptık MHP’ye. Dedik ki, ‘Siz Seferihisar’da belediye meclisinde temsil edilmiyorsunuz. O nedenle gelin sizinle her ay grup toplantısı yapalım”.Biz yıllardır MHP ile toplantı yapıyoruz. Bizim demokrasi anlayışımız böyle bir anlayış. O gün yaşanan acıların, karanlık günler tabii ki tartışılsın.”

“DARBELER MEMLEKETE KÖTÜLLÜKTÜR”

“Kesinlikle darbelerin bu memleketi geriye götürdüğüne inanıyorum. Demokrasi en güzel yaşam biçimi.Bunu korumak, sahip çıkmak durumundayız. Hayatımızın kalitesi önce demokrasiye bağlı olmaktan geçiyor. Çok net olarak söylüyorum: Darbeler nereden gelirse gelsin, bu memlekete yapılmış büyük kötülüktür.”

“BABAM HUKUKÇU VE DEVLET MEMURUYDU, HUKUKU KORUDU”

“12 Eylül’le ilgili hiç iyi şeyler düşünmüyorum. Bunun savunulur yanı yok. Benim babam askeri savcı, devlet memuru ve bir asker. O hiyerarşi içinde önüne gelen davanın gereğini yapmak zorunda. Bu bazen MHP’ye, bazen Dev-Genç’e, bazen TÖBDER’, rahmetli Ecevit’e.. Babam bir devlet memuru, hukukçu. O günün koşullarında hukuku korumak için elinden geleni yaptığını biliyorum.”

“SAYIN CİNDORUK VE SAYIN BAYKAL BANA BABAMI ANLATTI”

“Geçen Hüsamettin Cindoruk beni aradı. “Babanı bana sorsunlar. Ben onun ne kadar iyi olduğunu biliyorum” dedi. Sayın Baykal’ı ziyaret ettim. Benzer şeyleri söyledi. Ben demokrat bir insanım, demokrasiye aşkla inanan bir insanım. Nasıl ülkücülerle, MHP’lilerle her ay toplanıyorsam demokratlığıma daha nasıl örnek verebilirim size bilmiyorum.”

“12 EYLÜL DÖNEMİNİN NERESİNİ SAVUNACAKSINIZ Kİ…”

“O dönem karanlık dönem. Neresini savunacaksınız. Babamla konuşurduk. Uğur Mumcu’yla yaptıkları bir kitap var 12 Eylül adaleti üzerine. Bende o donem ve demokrat ve görevini yapan birisi olarak bir algısı var bende babamın.”

İYİ PARTİ İLE İTTİFAK

“Ben özellikle yerel siyasette çok daha geniş ittifaklar kurulması gerektiğini düşünüyorum. Yerel siyasetin merkezi siyasetten çok önemli farkı, ayrıştırıcı değil, kucaklaştırıcı olması gerektiğini düşünüyorum. İYİ Parti ittifakının mutlaka iyi olacağını düşünüyorum.”

“İYİ Parti yöneticilerin ittifak ruhuna uygun, vicdanen sahip çıktıklarını görüyorum. İYİ Parti’yle bir çok ilçede kuvvetli. Birlikte çalışacağız. Merkezi siyasetin ayrıştırdığı sonuçları bir tarafa bırakmak zorundayız. Bir parkta aydınlatma yok diyelim. O parktaki insanların hangi partide olursa olsun hepsi birlikte etkileniyorlar. İnsanlar zaten ona bakıp, bakmadığınıza göre size oy verirler.”

“MİHRİBAN TÜRKÜSÜYLE HERKESİN YÜREĞİNDE BİR ŞEYLER TİTREDİ”

“Ben bizi ayrıştıran sebeplerden çok daha fazla buluşturan sebepler olduğunu düşünüyorum. Siyasi argümanlarla ortaya çıkan kutuplar, ayrışmalar. Bunların hiçbirini doğru bulmuyorum. Bundan birkaç sene önceydi. Bir konser vardı. Sahnedeki sanatçı Mihriban türküsünü söyledi. Dönüp seyreden insanlara baktım, herkesin yüreğinin şurasından bir şey aktığını gördüm. Bu kıymetli bir şey. O izleyenler arasında AK Partili, MHP, CHP’li herkesin şurasında bir şey titredi.”

“TÜRKİYE’YE BUZ KİTLESİ YAKLAŞIYOR BİZ BAŞKA ŞEYE BAKIYORUZ”

“Türkiye çok ciddi bir ekonomik krizin peşinde. Devasa bir buz kitlesinin size yaklaşmakta olduğunu göz önüne getirin. Biz buz kitlesinin en üstündeki kısımla ilgileniyoruz. Dolar ne kadar indi, Euro ne kadar çıktı? Ama o kütle yaklaşmaya devam ediyor. Siz bunu beka diye çözemezsiniz. Bizim gelecek başarı hikayesine ihtiyacımız var. Bu da siyasi ayrışmaları bir tarafa bırakarak, kucaklaşmayı becererek olur. Bunun yapılacağı yer yereldir en güzel yer de İzmir’dir.”

“ŞU ANDAKİ SİSTEM BİZİ DEMOKRASİDEN UZAKLAŞTIRIYOR”

“Sistem tartışması her daim olacak. Hayatın akışını geri çeviremezsiniz. Otoriteyi merkezleştirdikçe demokrasiden uzaklaşıyorsunuz. Demokrasi hepimizin nefes alması, refahın anahtarı aslında. Demokrasi yoksa belki büyürsünüz ama Çin gibi büyürsünüz. Demokrasiyle kalkınmak zorundayız. Daha çok işler hale getirmek durumundayız. Sistem bizi demokrasiden uzaklaştırıyor. Demokrasi katılımcılıktır, şeffaflıktır, yerelde birlikte yaşamayı becermek ve oradan daha farklı sesi kendini ifade etmesidir.”

“DEMOKRASİDEN UZAKLAŞIRSANIZ HUKUKTAN DA UZAKLAŞIRSINIZ”

“Cumhurbaşkanlığı sistemi otoritenin giderek merkezileştirdiği, giderek Cumhurbaşkanının iki dudağı arasında kararların aldığı bir sisteme gidiyor. Ben sistemle ilgili konuşuyorum. Eğer hukukun üstünden uzaklaşırsanız, demokrasiden uzaklaşırsanız eğitimin kalitesiyle ilgili bir sorun yaşamaya başlarsınız. Hukukun üstünlüğüne dayanmak zorundasınız. Bunlar fırsat eşitliğini, adaleti getirir. O nedenle demokrasinin vazgeçilmez olduğunu düşünüyorum.”

“MARDİNLİ ARKADAŞIM MEMLEKETİNE GİDİNCE ‘İZMİRLİYİM’ DİYOR”

“İzmir Akdeniz çanağında ticaret hacminin yüzde 30’unu tek başına yapan bir kentmiş. İzmir liman kenti olmak nedeniyle farklı kültürlerin bir arada yaşamasını mümkün kılmış. İzmir bir yürektir. Kan kaybediyor ama sonuçta o yürek hem Doğu’ya hem Batı’ya değerleri pompalamaya devam ediyor. İzmir bir arada yaşama kültürü geliştirmiştir. İzmir’de herkes İzmirlidir. Benim Mardinli arkadaşım memleketine gittiğinde ‘İzmirliyim’ diyor.”

“İZMİRLİ CUMHURİYET’İN DEĞERLERİNDEN HAYAT BULUYOR”

“İzmir bir arada yaşamanın güzelliğini keşfeden bir yer. İzmir herkesi sarıp sarmalıyor. İzmir’i değerleri savunucusu olduğu için CHP’ye oy veriyor. Cumhuriyet, cumhuriyetin erdemleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün erdemleri, değerleri. Bundan aslında hayat buluyor. İzmirli her şeyden önce bu yaşam kültürünün sürdürülmesinin, güvence altında tutmak istiyor.”

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Tunç Soyer: Babam Türk ordusunun şerefli bir subayıdır

İşte Türkiye gerçeği: Kanunu çıkaran milletvekili bile yasağa uymadı ! 8 Şubat 2019

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Yeşilay, Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından düzenlenen Tütün Kontrolü Üst Düzey İstişare Toplantısı başladı.

Açılışta konuşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sigara ile mücadelede uygulayıcıların kanunları ihlal ettiğine dikkat çekti.

Cevdet Erdöl şunları söyledi: 

Kanunu çıkaran mecliste milletvekilleri odalarında sigara içiyor. Sigara içilmeyen emniyet binası yok. Adliye binalarına sigara kokusundan giremiyorsunuz. Ben bunu yasak olarak tanımlamıyorum. Çünkü biz, insanların temiz hava alma özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırıyoruz. İnsanların temiz hava alması esas bu esası sağlamaya asla yasak dememek lazım. Özellikle kapalı alan tanımında bizim bir zemin kaybımız oldu. Bir yeri açıp kapatıp burası açık alan diyorsunuz yani bir mekanın bir tarafında sigara içilmiyor öbür tarafında içiliyor. Bu kabul edemez durumu bizim ortadan kaldırmamız lazım.”

KAHVEHANELERE TEŞEKKÜR

Kahvehanelerin dumansız hava sahasına sahip çıktığını ifade eden Prof. Dr. Erdöl, “Meclis, adliyeler, emniyet binaları bunlar inanın kahvehaneler kadar dumansız değil. Kahvehaneler çok daha dumansız. Kahvehane sahiplerine de ben çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Temsilcisi Dr. Pavel Ursu da sigara kullanımına ilişkin son rakamları şu sözlerle paylaştı:

Maalesef tütün kullanan kişilerin sayısı 2012 yılına göre artmış durumda. Hem kadınlar hem erkeklerde bir artış söz konusu. Şu an halihazırda tütün kullananlar tüm Türkiye’de yüzde 31.6 oranında.

 Bu oran erkekler arasında yüzde 44.1 iken, kadınlar arasında 19.2 olarak karşımıza çıkıyor. 2012 yılına göre kıyasladığınızda tütün kullananların oranı yüzde 27.1’den yüzde 31.6’ya çıkmış durumda. Yaş gruplarına göre baktığımızda 15-24 yaş arası tütün kullanım oranı 45-64 yaş arası olanlarda da oldukça yükselmiş durumda. Biz Dünya Sağlık örgütü olarak Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı’nı desteklemeliyiz.

Yorum yok İşte Türkiye gerçeği: Kanunu çıkaran milletvekili bile yasağa uymadı !

Kiracılar için olumlu düzenleme 10 Aralık 2018

Torba teklifin Meclis Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri sırasında milyonlarca kiracıyı ilgilendiren artış oranı için önemli bir gelişme yaşandı. Kira artışlarının her yıl ÜFE yerine TÜFE oranında arttırılmasını öngören madde üzerinde söz alan CHP Milletvekili Abdüllatif Şener, teklifin kiracıyı koruma amacı güttüğünü ancak ileride ÜFE’nin daha düşük çıkması halinde bu amaca ulaşılamayacağını belirterek, “Bu yılı düşünerek böyle bir düzenleme yapılması doğru değil. Gelecek yıl TÜFE yüksek çıkarsa bu kez ‘ÜFE’yle belirlenir’ teklifi mi getireceksiniz?” diye sordu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da TÜFE ya da ÜFE’nin tercih edilmesi konusunda bakanlık ya da Cumhurbaşkanlığına yetki verilmesi önerisini getirirken, AKP Milletvekilleri Cemal Öztürk ve İsmail Güneş, maddenin hem kiracı hem de gayrimenkul sahiplerini gözetmesi gerektiğini, bu anlayışla yetkinin Hazine ve Maliye Bakanlığı veya Cumhurbaşkanlığına devredilmesi gerektiğini söylediler.

GENEL KURULDA DEĞİŞECEK

Teklif sahibi AKP Milletvekili Ziya Altunyaldız, ÜFE ve TÜFE’nin ileriki yıllarda daha farklı oluşabileceği yönündeki eleştirilerine kendisinin de katıldığını belirtti ve “Kiralara uygulanacak artış oranı olarak ÜFE ile TÜFE’nin ortalaması alınacak şekilde ya da düşük olan endeksin baz alınması şeklinde bir değişiklik yapabiliriz. Bu maddenin, Genel Kurula kadar bu şekilde kabul edilmesini öneriyorum. Bu madde üzerinde önerge için çalışarak Genel Kurula gelmek isteriz” dedi.

Bu açıklama üzerine madde mevcut haliyle, yani kira artışlarında ÜFE yerine TÜFE kullanılacak şekilde komisyondan geçti. Maddenin Meclis Genel Kurulunda Altunyaldız’ın ifade ettiği şekilde değiştirilmesi bekleniyor. Yasanın kiracıları koruyacak şekilde düzeltilmesi halinde her yıl konut ve işyeri kiralarına yapılacak artışlarda ya ÜFE ile TÜFE’nin ortalaması ya da bu iki endeksten en düşük olan endeks kullanılacak.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Kiracılar için olumlu düzenleme

EYT yine AKP-MHP engeline takıldı 5 Aralık 2018

İYİ Parti’nin emeklilikte yaşa takılanlar için hazırlanan kanun tasarısı yine AKP ve MHP engeline takıldı. İYİ Parti’nin tasarının Meclis gündemine alınması için Muğla Milletvekili Metin Ergun imzası ile verdiği dilekçenin ardından Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylamada AKP ve MHP’nin ‘ret’ oyu verdiği tasarının bir kez daha Meclis’ten döndüğü bildirildi.

ekran

İYİ Parti TBMM grubuna ait resmi Twitter hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda “Muğla Milletvekilimiz @MetinErgun48 tarafından #EmeklilikteYașaTakılanlar ile ilgili verilen Kanun teklifinin meclis gündemine alınması, meclis genel kurulunda yapılan oylama sonucunda Ak Parti ve MHP’nin hayır oyları ile reddedilmiştir” ifadelerine yer verildi.

ekran-a

“BU HAKLI MÜCADELE DEVAM EDECEKTİR”

Tasarının reddedilmesinin ardından konuyu Meclis gündemine taşıyan Muğla Milletvekili Metin Ergun Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Değerli EYT’li kardeşim hiçbir şey bitmiş değildir. En başından beri söylediğimiz gibi her türlü uzlaşıya açığız. Bu haklı mücadele devam edecektir” dedi.

ekran-alint

İYİ Parti’nin, EYT’lilere ilişkin verdiği kanun teklifi daha önce de AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti. Tasarının gündeme geldiği oturumda MHP’nin önce lehte, daha sonraki oturumda ise ‘ret’ oyu kullanması dikkat çekmişti. Oturuma verilen arada MHP ile AKP arasında yaşanan sıcak temas tartışmaları da beraberinde getirmişti. Söz konusu oturumun ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dönemin Grup Başkanvekili Erhan Usta’yı görevden almıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok EYT yine AKP-MHP engeline takıldı

‘Fiyat artışlarıyla asgari ücretlinin onurlu yaşam sürmesi mümkün değil’ 28 Kasım 2018

ATSO Aralık ayı meclis toplantısı, ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, yönetim kurulu ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. ATSO Başkanı Davut Çetin, hem ülke hem kent ekonomisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

NEFES KREDİSİNE 7.5 MİLYONLUK İLAVE

‘Nefes Kredisi’ paketinde bu ay güzel bir gelişme olduğunu belirten Davut Çetin, Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle 7.5 milyon liralık ilave kredi imkanının üyelerin hizmetine sunulduğunu açıkladı. Çetin, bu ilaveyle son kredi paketinin 25 milyon liraya, son iki yıldaki kredi imkanınınsa toplam 150 milyon liraya yükseldiğini söyledi.

VISITBERLİN ÖRNEĞİ

Almanya’nın Berlin ve Hannover kentlerinde yapılan iş görüşmelerine ilişkin açıklamada bulunan Davut Çetin, dünyanın en büyük fuar şirketlerinden biri olan DeutscheMesse yetkililerinin Antalya’da konuk edileceği ve kente büyük değer katacak ortak bir fuar planlandığını anlattı. Antalya’dan ilk 500’deki şirketlerin ve Almanya ile ticari ilişkileri olan firmaların katılımının da yararlı olduğunu belirten Çetin, 23 milyon Euro bütçeli ve kentin pazarlamasını yapan Berlin Turizm ve Kongre Merkezi’ni (VisitBerlin) Antalya için örnek gösterdi. Bütçeye belediye, oteller, taksiciler herkesin katkı verdiğini dile getiren Çetin, “Kentin mottosundan, cep telefonu uygulamalarına kadar destinasyon tanıtımına dönük her türlü adım buradan atılıyor. Dünya dijitalleşirken, sosyal medya, yapay zeka uygulamaları kent pazarlamasının önemli bir unsuru haline gelirken bizim mevcut dağınık pazarlama yapısını, broşürlerle fuarları dolaşma yöntemini değiştirmemiz gerekiyor. Herkesin elini taşın altına koyduğu güçlü bir fonlama ile destinasyon yönetimini hayata geçirmemiz artık bir zorunluluk haline gelmiştir” diye konuştu.

ODA BAŞKANLARI YASASINA ELEŞTİRİ

Oda başkanlarının seçimde aday olması ve kazanamayanların görevine geri dönmesine yönelik yeni yasayı da eleştiren Çetin, “Oda olarak sektörleri, kent ekonomisini ileri götürmek için çalışıyoruz. Aslında bu konuların Türkiye’nin siyasi gündeminde de yer alması gerekmektedir. Fakat geçen hafta TBMM farklı bir yasayı kabul etti. Buna göre oda ve borsalarda görev alanlar, seçimde aday olup kazanamadıkları takdirde yeniden görevine dönebilecek. Türkiye’nin başka ihtiyacı yokmuş gibi, bu konularla uğraşılmasına gerek yoktur. Başka yere seçilmek isteyen istifa eder, böylece kurumlar daha fazla yıpranmaz. Bir ülkede herkesin devamlı olarak siyasete bu kadar meyilli olması, her yerde siyaset konuşulması normal bir durum değildir. Elbette siyaset demokrasinin olmazsa olmazıdır, fakat siyaset kurumlara ve ekonomiye girmemelidir, arada bir mesafe, bir çizgi olmalıdır” dedi.

SEBZE MEYVEDEKİ ARTIŞ ARZ-TALEBE BAĞLI

Sebze ve meyve fiyatında artışı toptancı hallerdeki komisyonculara, soğan fiyatındaki artışı tüccara bağlamanın doğru olmadığını da kaydeden ATSO Başkanı, fiyatın arz ve talebe bağlı olduğunu, arz yetmezse fiyatın artacağını söyledi. Fiyatlar düştüğü için ürünün toplanmadığı zamanların da olduğuna dikkati çeken Çetin, “Ürünleri depolamak sadece soğanda olan bir iş değildir, elma gibi birçok meyve de depolanmaktadır. Sebze meyve fiyatlarının yükselmesini toptancı hallere bağlamak doğru değildir. Komisyoncunun komisyonu bellidir, ayrıca komisyonculuğun üretici finansmanındaki önemini de hepimiz biliyoruz. Domates gibi sebzelerde fiyat artıyorsa temelinde maliyetler vardır. Şu anda Antalya hallerinde domates, biber, patlıcan ortalama 2.5 lira. Salatalık fiyatı 1 TL civarında, ağustos bolluğunda bile bu fiyatlar 2 liraya yakındı. Sebze ve meyvede üretici fiyatlarımız düşüktür, hatta bizim üreticiye ve ihracata daha fazla destek olmamız gereklidir. Şu anda Rusya ve Ukrayna’ya sevkiyatta TIR kotaları dolmak üzeredir. Navlun maliyetleri de çok yükselmiştir. Bu konunun hızla ele alınması ve kota artışı gereklidir” diye konuştu.

ASGARİ ÜCRETLİNİN ONURLU BİR YAŞAM SÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİL

KOBİ’lerin yüksek işçi maliyetleri, enflasyonun yüzde 25, gıda enflasyonunun yüzde 30’a yaklaştığına da dikkat çeken Davut Çetin, pirinç, bebek maması ve bezi, ekmek, makarna, et, süt, peynir, yumurta, ayçiçek yağı, sebze ve meyve, salça, su, elektrik, doğalgaz, kömür, mobilya, beyaz eşya, kırtasiye, otobüs, dolmuş, taksi ve servis ücretleri gibi birçok üründe yüzde 93.5’a kadar zamlar olduğunu anlattı. Bu fiyat artışlarıyla asgari ücretlinin onurlu bir yaşam sürmesinin mümkün olmadığını belirten Davut Çetin, “Dolayısıyla asgari ücretin de artırılması gerektiğini kimse inkar edemez. Gelişmiş ülkelerin ekonomilerinde insan emeği değerli, sanayi malı daha ucuzdur. Türkiye ekonomisinde ise malzeme daha pahalı, insan daha ucuzdur. Ülke olarak ucuz emeğe dayanan bir ekonomi olarak gelişemeyiz. Ucuz işgücü, halkın alım gücünün düşük kalmasına, Türkiye’de ekonominin büyümemesine neden olmaktadır. Asgari ücret artırılmalıdır, fakat elbette ki, bu artış için işverenin SGK prim maliyetleri düşürülmelidir” diye konuştu.

DHA

Yorum yok ‘Fiyat artışlarıyla asgari ücretlinin onurlu yaşam sürmesi mümkün değil’

Yeni Havalimanı toplu taşıma ihalesi ile ilgili çarpıcı iddia… 27 Kasım 2018

29 Ekim 2018 tarihinde açılışı yapılan İstanbul Yeni Havalimanı’na yolcu taşımak için İETT tarafından gerçekleştirilen bagajlı lüks toplu taşıma ihalesi ile tartışma devam ediyor. İlki kamu yararı taşımadığı gerekçesi ile iptal edilen “Bagajlı Lüks Taşımacılık” ihalesinin ikincisini 755 milyon 823 bin TL’lik teklifi sunan İBB şirketlerinden İstanbul Otobüs A.Ş kazanmıştı. İhale sürecini yakından takip eden İBB Meclisi CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı, 3. Havalimanı toplu taşıma hizmet alımı işinin adrese teslim bir ihale olduğunu ve ihaleye fesat karıştırıldığını öne sürüyor.

İddiasını 16 Kasım 2018 günü gerçekleştirilen İETT Genel Kurulu’nda gündeme getiren Balyalı, iptal edilen ihale ile yeni çıkılan ihalenin şartnamesi arasında 3 fark olduğuna dikkat çekerek “Katılımcı firmalardan en az 260 milyon ciro, tahmini bedelin yüzde 3’ü oranında geçici teminat ve firmanın kendisine ait 130 adet en az 12 metrelik otobüsü olması isteniyordu” dedi. 15 gün arayla yapılan ikinci ihaleye bu şartların eklenmesinin soru işaretleri yarattığını belirten Balyalı, İETT’nin bu ihaleye farklı firmaların girmesini engellemek için bu maddeleri koyduğunu savundu.

İBB Meclisi CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı

İBB Meclisi CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı

130 DEĞİL, 5-10 OTOBÜSÜ OLABİLİR

Balyalı, ihaleyi kazanan Otobüs A.Ş’nin elinde şartnamede yer alan 130 otobüsün bilançolarda gözükmediğini ifade ederek iddiasını şöyle gerekçelendirdi:

“Otobüs A.Ş.’nin internet sitesinde yayınladığı 2016 yılı ve 9 aylık yayınlanmış olan 2017 yılı bilançosundaki rakamlara göre şirketin 130 tane değil olsa olsa kendine ait 5 ya da 10 tane otobüsü olabilir. Otobüs A.Ş. bu ihaleyi elinde otobüs olmadan kazandıysa bu bir skandaldır. Eğer Otobüs A.Ş.’nin elinde 130 tane otobüs var ve bilançolarda gözükmüyorsa bu da başka bir skandaldır.”

Balyalı, Otobüs A.Ş.’nin elinde 3. Havalimanı taşımasını yapacak otobüsünün olmadığını, şirketin genel müdürünün ihaleden sonra “Bu işi nasıl yapacaksınız” diye soran basın mensuplarına verdiği “Bakacağız, ya kiralarız ya işlettiririz” yanıt ile de kanıtlandığını söyledi.

SÖZCÜ

SÖZCÜ

TAŞIMAYI OTOBÜS A.Ş YAPMIYOR

Balyalı, 3. Havalimanı taşımasını şu an Otobüs A.Ş’nin değil onun taşeronunun yaptığını, taşeronunun elinde de o kadar otobüs bulunmadığını kaydederek “Taşeron firma da şehirlerarası otobüs işletmeciliği yapan Karadenizli bir firmadan ihtiyacı olan otobüsleri kiralıyor” dedi. İhale sonucuna göre bu işten İETT’nin para kazanacağını, Otobüs A.Ş’nin kar edeceğini, taşeron firmaların da kazançlı çıkacağını dile getiren Balyalı “Eğer havalimanı taşıma işi o kadar karlıysa İETT niye bunu kendi yapmadı da başkasına verdi? Bence bu ihalede Otobüs A.Ş üçüncü kişilere iş verebilmek için İBB yönetimi tarafından paravan olarak kullanılmış ve kanuna karşı hile yapılmıştır” dedi. Balyalı bu ihalenin derhal iptal edilerek taşıma işini İETT’nin üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak ihaleyle ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

Balyalı’nın iddialarına yanıt veren AKP Grup Sözcüsü Ömer Şahan da “Bizim ihalelerimizde yanlış olmaz, denetime açıktır. Otobüs A.Ş’nin elinde 130 otobüs yok 149 otobüs var. İETT daha fazla kazansın, İstanbullulara daha iyi hizmet verilsin diye ihale yenilendi. İhale girecek firmalar bu işi yapacak kabiliyette olsun diye teknik şartlar getirilmiştir. İlk ihaleyi 475 milyonluk teklif ile alan firmanın yanında bir firma daha teklif verebilmiş. İkinci ihaleye Bursa’nın toplu taşıma şirketi bile girdi. Otobüs A.Ş 755 milyon teklif vermiş. İstanbullu daha çok kazanacak bundan niye rahatsız oluyorsunuz?” demekle yetindi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Yeni Havalimanı toplu taşıma ihalesi ile ilgili çarpıcı iddia…

Son dakika… Öztürk Yılmaz ihraç edildi 23 Kasım 2018

Katıldığı bir canlı yayın programında Türkçe ezan tartışmasını başlatan ve “izin almadan televizyon programına çıktığı” gerekçesiyle disipline sevk edilen CHP Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz, bu karara sert tepki göstermiş, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na “İstifa etmiyorum. Sıkıysa at beni rezil ol, kepaze ol. Partiyi yönetemiyorsun, defolup gideceksin” demişti.

Bu sözlerinin ardından bir kez daha disipline sevk edilen Öztürk Yılmaz için karar verildi. Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz, CHP’den ihraç edildi.

FOTO:CHP - Öztürk Yılmaz, bizzat Kılıçdaroğlu tarafından partiye kabul edilmiş ve MYK'ya alınmıştı.

FOTO:CHP – Öztürk Yılmaz, bizzat Kılıçdaroğlu tarafından partiye kabul edilmiş ve MYK’ya alınmıştı.

BÜYÜKELÇİLİKTEN İSTİFA EDİP CHP’YE KATILMIŞTI

11 Haziran 2014 tarihinde IŞİD tarafından Musul Başkonsolosluğu’na yapılan baskın sonrası 43 kişiyle birlikte 101 gün boyunca alıkonulan Öztürk Yılmaz, 20 Eylül 2014 tarihinde 43 personeli ile birlikte serbest bırakılmıştı. 2 Temmuz 2015 tarihinde Büyükelçiler Kararnamesi ile Türkiye’nin Tacikistan Büyükelçisi olarak atanan Yılmaz, 3 Eylül 2015 tarihinde bu görevinden istifa ederek CHP’ye katımıştı.

26. dönem TBMM seçimlerinde CHP’den Ardahan milletvekili olarak seçilen Öztürk Yılmaz, 24 Ocak 2016’da CHP Dış İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilmişti.
Daha sonra bu koltuğunu kaybeden Yılmaz, 24 Haziran 2018 seçimlerinde yeniden Ardahan milletvekili olarak Meclis’e girmişti.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Son dakika… Öztürk Yılmaz ihraç edildi

İstanbul’un başkan adayını İstanbullular belirleyecek 14 Kasım 2018

Yerel seçimlerde en büyük yarışın yaşanacağı büyükşehirlerin başında gelen İstanbul’da partilerin adaylarının kimler olacağı tartışılıyor… CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu işi çok sıkı tuttuklarını, veri analizleriyle 39 ilçenin adeta MR’ını çektiklerini anlattı. Kaftancıoğlu herkesin merakla beklediği İstanbul adayını CHP İstanbul örgütünün ve halkın belirleyeceğini söyledi.

‘RAKAMLAR ORTADA’

– Daha önce “Giderayak İstanbul’a ihanetten vazgeçin” dediniz. Gideceklerinden nasıl bu kadar eminsiniz?

Bunu, yaptığımız kamuoyu araştırmaları ve rakamlar bize gösteriyor. 10 ay önce göreve geldiğim gün yerel seçim için çalışmalara başlamıştım. İstanbul’un 39 ilçesinin MR’ını çekiyoruz. Seçmen yapısını, davranışını, sorunlarını, ilçe belediyelerinden memnuniyetlerini ve beklentilerini araştırdık. CHP’ye oy verme davranışları nasıl gelişebilir, nasıl bir aday profili olmalı gibi verilerle bütün ilçelerimizi değerlendiriyoruz. Akademik masamız var. Bu masada da İstanbul’a yapılan ihanetlerin nasıl üstesinden geleceğimiz ve bu kenti nasıl yöneteceğimize dair çalışma yürütülüyor. İstanbul örgütünün tüm katmanlarında yaptığımız çalıştaylarla bu masalar entegre bir şekilde ilerliyor.

‘2019'DA DAHA ÇOK KADIN ADAY GÖRECEĞİZ' Yerel seçim hazırlıklarına başlayan CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, kenti sokak sokak geziyor. Halkın derdini dinliyor. Kaftancıoğlu, “Her bölgede bir kadın belediye başkanı olması İstanbul için kazanımdır. Hedefimiz bu” diyor.

‘2019’DA DAHA ÇOK KADIN ADAY GÖRECEĞİZ’
Yerel seçim hazırlıklarına başlayan CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, kenti sokak sokak geziyor. Halkın derdini dinliyor. Kaftancıoğlu, “Her bölgede bir kadın belediye başkanı olması İstanbul için kazanımdır. Hedefimiz bu” diyor.

‘ZİHNİYET DEĞİŞMELİ’

– Veri analizlerinden çıkan sonuç nedir?

28 ilçenin analizleri tamamlandı. 39 ilçenin 25’i AKP’li belediyeler tarafından yönetiliyor. AKP’li belediyelerin yönettiği ilçelerde şunu görüyoruz ki artık AKP’ye oy veren seçmen rahatlıkla memnuniyetsizliğini ifade ediyor. Sorunlarının yöneticiler tarafından görülmediğinin farkındalar. AKP’lilerin de yaptıkları araştırmalarda bunu gördüklerini biliyoruz. O yüzden “Biz belediye başkanlarımızı değiştireceğiz” yönünde bir mesaj paylaşıyorlar. Oysa siz zihniyeti değiştirmezseniz, sadece rant odaklı yerel yöneticilik yaparsanız sorunları çözemezsiniz. Güzel olan ise insanlar bunların farkında.

– CHP’li belediyelerde durum nasıl?

CHP’nin 14 belediyesi var. Bizim belediyelerimizde yaşayan insanların memnuniyet oranıyla AKP’li belediyelerdeki memnuniyet oranı arasında ciddi fark olduğunu gördük. İnsanlar artık mahallesinde kendisini yerinden edecek olan değil yaşam konforunu artıracak olan bir anlayışa oy vereceğini söylüyor.

– CHP İstanbul’da sürpriz bir aday açıklayabilir mi?

Bu süreci tüm İstanbul örgütüyle ve elbette kamuoyu araştırmalarında desteklenen isimlerle yürüteceğiz. İstanbul adayını İstanbul örgütü ve İstanbul halkı belirleyecek. Şu ana kadar 8 yerel yönetim çalıştayı yaptık. Örgütün tüm katmanlarıyla fikir alışverişinde bulunduk. Vatandaşların da saha ölçümleriyle düşüncelerini alıyoruz. İlçeleri 6 ana bölüme ayırdık. Hangi profilde adayların doğru olduğunu isimleri de ekleyerek genel merkeze sunacağız.

“KİM OLURSA OLSUN’

– AKP’de İstanbul için Binali Yıldırım ismi konuşuluyor.

Kim gelirse gelsin biz kendi adayımızla ve yapacaklarımızla ilgileniyoruz. Kente yaraşır, kent kimliğini yeniden ortaya çıkaracak, kenti ve geleceği kurtarmaya yönelik bir adayla ortaya çıkacağız. AKP’nin adayı kim olursa olsun Tayyip Erdoğan’ın adaymış gibi yansıtılacağını tahmin ediyoruz. Bizim için adaylarının kim olacağının önemi yok. Ölçümlerde gördük ki AKP’ye ve liderine oy vereceğini söyleyen seçmenlerin aday Tayyip Erdoğan bile olsa sonuca etkisi olmayacak. AKP’ye yerelde oy veren seçmenlerin yüzde 17’lik kısmı “Ben başka partiye oy verebilirim” diyor. Bizim gündemimiz sadece İstanbul olacak.

Sorunların başında trafik ekonomi ve barınma var

–  Veri analiz çalışmalarında İstanbullunun en büyük şikayeti ne çıkıyor?

Biz ekonomi olacağını düşünmüştük ama analizlerde İstanbul’da en büyük sıkıntının trafik olduğu ortaya çıktı. Bu sorunun çözülmesini istiyorlar. İkinci sırada ise ekonomik kaygılar geliyor. Üçüncü sırada da İstanbul halkının ciddi bir barınma sorunu olduğunu görüyoruz.

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ Masasındaki dosyaları gösteren Canan Kaftancıoğlu, “Bu projeleri hayata geçirirlerse kent yok olur. Köprüden önceki son çıkıştayız” dedi.

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Masasındaki dosyaları gösteren Canan Kaftancıoğlu, “Bu projeleri hayata geçirirlerse kent yok olur. Köprüden önceki son çıkıştayız” dedi.

‘KENT ANAYASASI OLACAK’

– “Adayım Sensin İstanbul” sloganıyla başlattığınız çalışma neler içeriyor?

“Adayım Sensin İstanbul” diye video yayınladık. İstanbul’da yaşayan herkesin kentin yönetiminde kendisini görecekleri ve süreç içinde olacaklarını göstermek istedik. 24 Haziran’daki umut öfkeye dönüştü. Öfkeyi umuda dönüştürmenin yolu seçmende bir merak uyandırmaktadır. Yerel seçimlere AKP’den daha önce çalışmaya başladığımız seçmenler görsün istedik. “Adayım Sensin İstanbul” internet adresinde ise “İstanbul Kent Anayasası” taslağı var. İstanbul halkının da o anayasaya katkılarını önerilerini alıp son halini oluşturacağız.

– Masanızdaki dosyalarda neler var…

İstanbul’da yapılmak istenen projeler. Kenti yok etmeye doğru götürüyorlar. İstanbul’daki askeri alanlar tek tek imara açılıyor ve emsal değişiklikleriyle bir rant yaratılıyor. Yatay mimari methiyeleri düzüp Kuzey Ormanları ve 3. köprü çevresini imara açmayı, yeni rant alanları yaratmayı amaçlıyorlar. Bu projeleri hayata geçirirlerse artık kentte nefes alınabilir hiçbir yer kalmayacak. Her yer beton yığınına dönüşecek. Zaten olduğu kadar oldu ama bu seçim kentin kurtulması anlamında köprüden önceki son çıkış diyorum.

‘HODRİ MEYDAN DİYORUM’

– Sayıştay raporlarındaki usulsüzlükleri mahkemeye taşıdınız. CHP’li belediyelerde de sıkıntı olduğu konuşuluyor.

“Senin hırsızın, benim hırsızım” olmaz. Sayıştay raporunu incelediğimizde korkunç bir yolsuzluk olduğunu görüyoruz. CHP’li belediyelerde aksaklıklar olduğunda da aynı şeyi söyleriz. Kim bu kente karşı suç işliyorsa, halkın bir kuruşuna göz dikiyorsa, parti ayırımı yapmadan bunun üzerine gidelim. Biz AKP gibi aksaklıkları ortaya çıkaranı görevden almayı değil gereğini yapmayı biliriz. Ancak CHP’li belediyeleri yıpratmak için göstermelik, delilsiz iftiraları kabul etmemiz mümkün değildir.

Araştırmalara göre AKP ile İstanbul’da başa başız

– Bazen araştırmalarda sapmalar olabiliyor…

Bu yerel seçimlerde fırsat aralıklarının çok geniş olduğunu düşünüyorum. Diğerlerine göre çok farklı. Şu anda biz AKP ile İstanbul’da başa başız. Zaten o yüzden geçen gün kendi resmi anket şirketleri de “AKP ittifak yapmazsa İstanbul’da kaybedebilir” dedi. Onlar da bu rakamları görüyorlar. Ciddi bir endişeden kaynaklı gider ayak bütün yarım kalan rant projelerini de hayata geçirmeye çalışıyorlar.

OY HIRSIZLIĞINA İZİN VERMEYİZ Canan Kaftancıoğlu, Hande Zeyrek'in sorularını yanıtladı. “24 Haziran'da oy hırsızlığına izin vermedik. Yerel seçimde de vermeyiz” dedi.

OY HIRSIZLIĞINA İZİN VERMEYİZ
Canan Kaftancıoğlu, Hande Zeyrek’in sorularını yanıtladı. “24 Haziran’da oy hırsızlığına izin vermedik. Yerel seçimde de vermeyiz” dedi.

– Başa baş gidiyorsa o farkı aşacak olan etken nedir?

Bugünden hazırlanıyor olmamızın büyük önemi var. Bugüne kadar aday adaylarına “İl başkanıyla aran nasıl? Genel Merkez’de tanıdığın var mı?” denirmiş. Şimdi ben İstanbul İl Başkanı’yım ve bir tane adayım yok. 39 ilçede ve İstanbul’da en doğru adayları çıkarma gibi bir zorunluluğumuz var. Bunu da hayata geçirmek için bir yerel yönetim komisyonu kurduk. Adaylar buraya geliyorlar. İstanbul’a dair yapacaklarını, hayallerini, projelerini anlatıyorlar. Her gün yaklaşık 100 meclis üyesi aday adayıyla projeleri, adaylık gerekçeleri ve geçmişte yaptıkları çalışmalar hakkında görüşme yapıyoruz. Bu görüşmelerle en doğru adayların tespit edilmesi ve belirlenmesi sağlanacak.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok İstanbul’un başkan adayını İstanbullular belirleyecek