Beşiktaş Taraftar Topluluğu

Beşiktaş Hakkında Tüm Bilgiler

Erdoğan ve İmamoğlu cenaze namazında buluştu 19 Nisan 2019

İBB Başkanı Ekrem İmamoglu Cuma namazını kılmak ve İTO eski başkanlarından Atalay Şahinoğlu’nun cenazesine katılmak için Altunizade’deki İlahiyat Fakültesi Camii’ne geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Şahinoğlu’nun cenaze töreni için aynı camiye geldi. Erdoğan, İmamoğlu’ndan dakikalar sonra camiye giriş yaptı.

İki isim cuma namazının ardından cenaze namazı için birlikte saf tutacak.
 
 

Yorum yok Erdoğan ve İmamoğlu cenaze namazında buluştu

Erdoğan ‘güvenmiyorum’ demişti ama AK Parti güvenmiş 11 Nisan 2019

MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat,” AK Parti de Cumhurbaşkanlığı da birden fazla anket yaptırıyor. Anketçilere en çok kızdıkları dönemde, anketler yaptırıldı. AK Partili siyasetçilerle davet ettiklerinde görüştüm. Ki bir sürü araştırma şirketiyle görüşülmüştür” dedi.

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat’ın seçim sonrası değerlendirmelerini aktardı.

Erkin, “MAK Danışmanlık Başkanı Mehmet Ali Kulat: İktidar, anketçilere kızdığı dönemde bile birden fazla anket yaptırdı” başlığıyla yayımlanan yazısında şunları kaydetti:

“1 — Tarih 25 Şubat 2019… Yeni Akit Gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu’nun yazısının başlığı, ‘Anketçilerin dünkü tahminlerine bak, yarını anla!’ Karahasanoğlu, özellikle iktidarın ‘Anketlerde manipülasyon yapılıyor’ iddiasını gündeme getirmiş ve şunları kaydetmişti: 

‘… 31 Mart seçimleri yaklaştıkça, anket sahtekarlıkları da tam hız ilerliyor. Neymiş, (İstanbul’da Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu başa baş imiş ama… Ankara’da Mansur Yavaş, Mehmet Özhaseki’den 5 puan önde imiş!)… İnsanın; okkalı bir tokat yapıştırıp, ‘Siz ya sayı saymasını bilmiyorsunuz, ya da dayak yememişsiniz’ diyesi geliyor.’

İL İL ANKET HAZIRLADIK

İktidara yakın gazetecilerin çoğu Karahasanoğlu gibi düşünüyordu ama en net yazı Yeni Akit’te yayımlandı. Ancak… 31 Mart sonuçları kimi haklı çıkardı, ortada!… Haklı çıkanlardan birisi de MAK Danışmanlık Şirketi… Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat’la seçim öncesi ve sonrası konuştum:

‘İktidar tarafından anketçilere yönelik rahatsızlık açık açık söyleniyordu. Biz de il il anket hazırladık. Ankara’da hem Mansur Yavaş’a hem de Mehmet Özhaseki’ye de sonuçları sundum. Mansur Bey, 2.7 farkla öndeydi. Dün yaptığım açıklamalar sosyal medyada duruyor.’

2 — Binali Bey’in iştahsız görüntüsü etkili oldu Kulat: İktidar İstanbul’un kazanılacağına çok inanıyordu. Peki İstanbul? Mehmet Ali Kulat, 24 Mart günü Cumhur İttifakı’nın Yenikapı’da düzenlediği miting günü, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun kendisine bir davette bulunduğunu anlattı: ‘Sayın Binali Yıldırım yarışa çok önde başlamıştı. 12-13 puan öndeydi diyebiliriz. 

Ancak 24 Mart mitinginin olduğu gün Ekrem Bey’e aralarında çok fark kalmadığını söyledim. Hatta, yarışın başa baş bitebileceğini, az farkla da olsa kazanabileceklerini söyledim. Şaşırdı.’

Peki anketçilere iktidardan gelen eleştiriler!.. Kulat’ı dinleyelim:

‘AK Parti de Cumhurbaşkanlığı da birden fazla anket yaptırıyor. Anketçilere en çok kızdıkları dönemde, anketler yaptırıldı. AK Partili siyasetçilerle davet ettiklerinde görüştüm. Ki bir sürü araştırma şirketiyle görüşülmüştür. Hükümeti hoşnut etmeyen sonuçları veren anket şirketleri iktidara yakın medyaya davet edilmedi… Bu da eleştirilerin kitleye ulaşmasına engel oldu.’

‘İSTEMİYOR’ ALGISI…

Yarışa o kadar önde başlayan Binali Yıldırım neden kaybetti: ‘Binali Bey’in iştahsız görüntüsü önemliydi. Seçmende de ‘istemiyor’ algısı oluştu. Başka bir tespit: İstanbul teşkilatları son derece gevşek çalıştı. İlçelerde de hatalar vardı. İstanbul’da, Esenyurt, Küçükçekmece, Avcılar çok önemlidir. ‘Bu ilçeler kaybedilirse İstanbul kaybedilir’ tespitimizi de abonelerimize sunduk.’ 

Kulat’ın dediği gibi Esenyurt, Küçükçekmece ve Avcılar’da CHP kazandı.

3 — MHP’yle ittifak Ankara’da pozitif bir etki yapmadı Kurulan ittifaklar ne kazandırdı? MAK Danışmanlık Başkanı şu bilgileri verdi: ‘MHP’yle ittifak özellikle Ankara’da pozitif etki yapmadı. Örneğin……Turgut Altınok… Keçiören’de Altınok’un aldığı oy oranıyla ittifakın Ankara Büyükşehir adayı Mehmet Özhaseki’nin oy oranı arasında 10 puan var. Altınok’a oy veren Özhaseki’ye vermedi.’ 2002’den bu yana kaç seçim kazanmış iktidar İstanbul ve Ankara gerçeğini nasıl algılayamadı?

Kulat anlattı:

‘Ankara’yı sıkıntılı görüyorlardı. Melih Gökçek faktörünü yok saymak da etkili oldu. Özhaseki bizim anketlerimizde ilk 4 aday içerisinde çıkmamıştı. Bir de Yavaş’ın geçen seçimde yaşadıkları mağduriyet havası oluşturmuştu.

Ciddi firmalar bu sonuçları görmüştür. Anket işi matematiktir. Doğru denklem yaparsanız sonuç alırsınız.’ 

4 — ‘Demokrasi, çıkan sonuçtan önemli’ İstanbul’da yaşanan seçim tartışmalarına da ‘demokrasi’ üzerinden bakıyor Kulat:

‘Bu seçim yenilenebilir. Bu ülkede bir şey yapmak isterseniz zaten yaparsınız. Doğru olur mu? Endişeliyim. AK Parti için ciddi sıkıntılar çıkarabilir. Hem ekonomi hem de toplum vicdanı açısından! Demokrasiye güvenin korunması, çıkan sonuçtan daha önemlidir. Büyük uzlaşma sağlanmalı’.”
 

Yorum yok Erdoğan ‘güvenmiyorum’ demişti ama AK Parti güvenmiş

Bir tanzimi sorduk bin ah işittik! 20 Şubat 2019

HABER: Uğur Enç /İsmail Akın/ Mehmet Ali Kayacı

Sözcü muhabirleri Kocaeli, Antalya ve Konya’da çiftçinin nabzını tuttu. Tanzim satışla ilgili görüşlerini aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açılan tanzim satış yerleri ile fiyatların yarıya indiğini daha da ineceğini belirterek önümüzdeki günlerde pirinç, bulgur ve mercimek satışının da yapılacağını belirtmişti.  Bu açıklamaların ardından tüketicilerin ürünlere daha ucuza ulaşmasından memnun olan üreticiler, çözüm yolunun da tanzim olmadığını belirterek, üreticinin doğrudan desteklenmesini ve ürünlerin tekelleşmeden tüketiciye ulaşması gerektiğini söylüyor.

ÜRETİM POTANSİYELİMİZİ HAREKETE GEÇİRMELİYİZ

Tanzim satışlarının bu şekilde yapılmasına genel manada karşı olduklarını belirten Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, meyve ve sebzede üreticiler birliğinin çatısı altında 5-6 tane üretici olursa özellik Bursa, İzmir, Antalya, Mersin ve Adana’da üyelerinden aldığı sebzeleri getirip özellikle satış yerleri kurarak pazarcılara, manavlara satılması halinde ticarette fiyat regülasyonu olacağını söyledi. Yıllardan beri aynı şeyi söylediklerini belirten Kiraz, “bakliyata gelirsek aynı şeyi düşünüyorum. Özellikle çiftçilere destek verilmesi gerekiyor. Aracılar çok fazla var ise işte bakliyatta daha çok tekelleşme var özellikle birkaç kişi topluyor. Ama esas mesele girdilerin pahalılığı. Tarımda çiftçilerin kullandığı mazot, gübre, tohum, kimyasal ilaç, elektrik, işçilik bunların pahalılığı üretimden kar edememenin sebebidir” diye konuştu.

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz

TARIM ALANLARI TARIM DIŞINA ÇIKMAMALI

Türkiye’de 5 milyon sulanabilir arazinin bulunduğunu belirten Kiraz, bu arazilerin yetmediğini belirterek şunları ifade etti; “Özellikle endüstride yetmiyor. Pamukta yüzde 50 açığımız var, mısırda zaman zaman 3 milyon ton dışarıdan alıyoruz yetmiyor, soya fasulyesi özellikle hayvan yeminde yüzde 94’ünü dışarıdan alıyoruz. Türkiye’de kullandığımız 100 birim malın 94’ünü dışarıdan alıyoruz. Birinci maddemiz sulanabilir alanlarımızı artıramazsak bu sorun ithalat devam eder. Aynı şekilde hayvancılık 300 bin ton açık var. Biz eğer damızlık hayvanla küçük aile şirketlerine bir sistem kuramazsak her yıl artan nüfusa göre yılda 15 bin ton açığımız olacak. Sonuç olarak, tarım alanlarında da bir azalma var ve bunu durdurmamız lazım. Tarım alanları tarım dışına çıkmamalı.”

TANK YAPIYORDUK DOMATES SATIYORUZ

Çiftçinin günü kurtarabilmek için ofis veya alıcılar ne dediyse ona uymak zorunda kaldığını belirten Konyalı Ziraat Girişimcisi Mevlüt Akbaş ise, Tunceli Ovacık’ı örnek gösterdi. Akbaş, “Tamam, benim Cumhurbaşkanının yanında olduğum yerler var ama mesela 2-3 liraya nohut olur mu? Örnek veriyorum, şuan borsada 3-4 liraya gidiyor. Burada aradakiler ciddi manada kazanıyor ona katılıyorum. Ama çiftçiye de kazandırmıyor. Çiftçiden 3-4 liraya alacaksınız yine 3-4 liraya satacaksınız yine ezilen çiftçi olur arada. Hükümetin tanzim satış yerleri ile uğraşmak yerine hani uçak yapıyorduk, tank yapıyorduk, oradan vites düşürüp domates, salatalık satması bana garip geliyor. Devlet, 16-17 senede şunu yapabilirdi. Tunceli Ovacık’taki başkan tek başına yaptı bunu. Devlet desteği kullanmış olabilir ama bunu yaptı. Ziraat odaları gösteriş, orada olmak için varlar. Bu şekilde bir şeyler yapılabilirdi” dedi.

Ziraat Girişimcisi Mevlüt Akbaş

GÜBRE SİSTEMİ MAZOTTA UYGULANABİLİR

Çiftçinin aldığı desteğinin gecikmeli verilmesinden şikayet eden Akbaş, “Ürünü şimdi ofise vereceğiz, ofis fiyatı dipten vuruyor. Tüccar geliyor onun o fiyatı verdiğini bildiği için tüccar da çok düşük rakamlara alıyor. 800-900 liraya buğday topladılar, şuan 1.400 lira buğday. Çiftçinin kabahati ne? Ne yapıyor çiftçi, bankadan başak kartla döndürmeye çalışıyor. Ülkenin yüzde 80-90’ı bu şekilde kendini döndürüyor. Gübre sektöründe çok güzel bir sistem kuruldu. Nereden nasıl alacağına dair, ihtiyaca göre veriliyor. Aynı şekilde mazot gübre desteği yerine böyle bir sistem kuracaksın, çiftçiyi de rahatlatacaksın. Neden, çünkü mazot, gübre desteğini alıyor çiftçi, 2018 Kasım ayında aldığı desteği tam bir yıl sonra alıyor. Aradaki açık nereden kapanıyor, bankadan alınan kredi ile. Bu sorunun çözülmesi ve ilk olarak üretimin desteklenmesi gerekiyor” diye konuştu.

TANZİM İYİ TEKELLEŞME KÖTÜ

Tanzim satışının iyi bir şey olduğunu ifade eden Konyalı çiftçi Murat Olgun, “Nohutun en iyisi şuan çiftçide 3 lira ama markete gittiğinizde 12 lira. Aracılar kazanıyor. Mersin’de bir tekelleşme olmuş onlar piyasaya yön veriyorlar. Türk mallarını piyasadan toplamıyorlar, çiftçiyi boğuyorlar. Mal çekildikten sonra baklagilleri 8-10 liraya veriyorlar. Mercimeğin en iyisi şuan 3 lira ama piyasada 6-7 lira, yazık değil mi tüketiciye. Mesela Kanada’nın ülkemizde ajanları var. Türkiye’de çiftçi hangi ürünü ekiyorsa (mercimek, nohut, fasulye) baklagillerde Kanada beşinci ayda eker, biz beşinci ayda biçeriz. Bakıyorlar ki, elimizde çok az yükleniyorlar ekmeye. Bunun gibi, Arjantin, Avustralya, Hindistan var. Baklagillerin dünya çapındaki merkezi Mersin’dir. Rusya, Ukrayna balkan ülkelerinden Mersin’e gelecek. Dünyada en çok tüketen Hindistan ama maalesef en lezzetli ürünler bizde iken bu spekülatörler yüzünden çiftçi olarak bizler sıkıntıya düşüyoruz” dedi.

Çiftçi Murat Olgun

“GEMİLERE MAZOTU KAÇTAN VERİYORSANIZ ONDAN VERİN”

Çiftçinin elinde 100 bin ton, ofisin elinde ise 97 bin ton nohut olduğunu belirten Olgun, “Geçen yıl Arjantin’den Hindistan’a giden malı almayanlar Mersin’de serbest bölgeye getirdiler ve serbest bölgede Türkiye izin vermedi. İzin vermeyince 40 bin ton mal duruyor. Aynı zamanda da Kanada’dan getirdikleri mercimek ve fasulyeyi Orta Anadolu’da toplamış gibi kayıt dışı Mersin Ticaret Borsası’nda makbuz keserek yurt içinde üretilmiş gibi piyasaya arz ediyorlar. Biz şunu istiyoruz, gemilere mazotu kaçtan veriyorsanız ondan verir, başka bir şey istemiyoruz. Ülkemizde bir sürü tohum firmaları var ve proje bazı yeni çeşit geliştiriyorlar. Türkiye’de maalesef 30 yıllık çeşitler ilk onda. Yüzde 70’ini yabancı çeşitler sırtlıyor. Ne hikmetse bizim tohum çeşitliliği onları geçemiyor. Bunu anlamış da değiliz” dedi.

ÜRETİM ARTARSA TANZİME GEREK KALMAZ

Tanzim satış yerlerinden memnun olan bir başka Konyalı çiftçi Mustafa Özkaya ise, “Fiyatların bugün için çiftçiyi etkileyeceğini düşünmüyorum. Hasat zamanı olan Temmuz-Ağustos gibi olmadığı için etkileyeceğini pek düşünmüyorum. Maliyet ya da girdiler düşerse üretim artacaktır, üretim artarsa zaten bu tanzim gibi şeylere gerek kalmaz. Eğer maliyeti düşürür üretimi desteklerlerse, arz talep dengesi de kendiliğinden oluşur” diye konuştu.

ÇİFTÇİ NE EKECEĞİNİ BAKANLIK NE EKTİĞİNİ BİLMİYOR

Konya Altınekin Ziraat Odası Başkanı Bekir Kağnıcıoğlu’da bakliyatın tanzim satış yerinde sunulmasının çiftçiye zararı olmayacağını belirterek, çiftçiden 5’e alıp 7’ye satılırsa bir sorun oluşturmayacağını söyleyerek şunları ifade etti; “Borsadan uygun fiyata alıyor yüksek kar farkı koyarak kazanç elde ediyorlar. Üretime daha fazla destek verilmesi gerekir. Daha fazla üretmeli, üretmekten zarar gelmez. Tarımda bir programsızlık var. Bu sene mesela soğan para ediyor herkes soğan ekecek bu sefer. Bölge bölge desteklerin olması gerekir. Çiftçi nereden para kazanacaksa onu ekiyor, bunun yerine bölgesel destekle beraber çiftçi ne ekeceğini bilebilmeli. Böyle olursa, bakanlıkta ne üretileceğini bilir planlama ona göre yapılır. Hükümet burada şu an doğru olanı yapıyor. Sistem oturana kadar uzun vadeli olması gerekir. Parayı çiftçi kazansa problem yok, aracılar kazandığı için sorunlar yaşanıyor.”

KOCAELİ PAZARCILAR ODASI BAŞKANI: SEBZE BULDUĞUMUZA DUA EDELİM

Kocaeli Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Serim ise yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçiliğin büyük zarar gördüğünü söyledi. Serim, “Bugün kim çocuğunun çiftçi olmasını istiyor? Hiç kimse. Ama patlıcanı 15 liradan alınca bağırıyoruz. Bence parayla bile olsa sebze bulduğumuza dua edelim” diye konuştu.

Kocaeli Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Serim

Son günlerde artan sebze fiyatlarına karşı iktidar tanzim satış noktaları oluşturdu. Ankara ve İstanbul’daki tanzim satış noktalarında pazar fiyatlarından ucuza ürün satışı yapılıyor. Kocaeli Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Serim, artan sebze fiyatları ve tanzim satış noktalarıyla ilgili konuştu. Sebzelerin mevsiminde tüketilmediği için mevsim haricinde yüksek fiyatlara alıcı bulduğunu ifade eden Serim, çiftçiliğe gerekli önem verilmemesi nedeniyle yakında parayla bile olsa sebze, meyve satın alınamayacağını belirtti.

“KIŞIN DOMATES BULABİLİYORSANIZ FİYATINA DA KATLANACAKSINIZ”

Tanzim satış noktalarının uzun soluklu olmayacağını söyleyen Ahmet Serim konuyla ilgili şöyle konuştu: “Meyve ve sebzeciliği en iyi pazarcı esnafı yapar. Ben bu işe 40 yılımı verdim. Ürün az olursa pahalı, çok olursa ucuz olur. Komisyoncunun fiyatı yükseltme tasarrufu olmaz. Bir domatesin ömrü belli, bunun fiyatını yüksek tutabilir misiniz? Domatesi değer kazanması için bekletemezsiniz. Akdeniz’deki ağır kış şartları nedeniyle fiyatlar yüksek. Kışın patlıcan ve biber yemeyin. İlle de yiyecekseniz yaz aylarından hazırlayın. Pazarcıyım, ama patlıcan, biber, araka, bezelye ve taze fasulyeyi yaz aylarında konserve yapıp kışın tüketiyoruz. Eskiden sebzeyi 5’nci aydan itibaren satabilirdik. Ürün ancak o zaman yetişirdi. Şimdi 12 ay boyunca her şey var. Kışın ortasında domates, salatalık, patlıcan bulabiliyorsanız, fiyatına da katlanacaksınız.”

“KİMSE ÇOCUĞUNUN ÇİFTÇİ OLMASINI İSTEMİYOR”

“Aç kalmak istemiyorsak çiftçiliğin bir meslek olduğunu anlamamız lazım” diyen Serim, “Bugün kim çocuğunun çiftçi olmasını istiyor? Hiç kimse. Ama patlıcanı 15 liradan alınca bağırıyoruz. Bence parayla bile olsa sebze bulduğumuza dua edelim. Kandıralı bir genç belediyeye asgari ücretle işe girmek istiyor. Halbuki 2 tosun büyütse, bir yılda 40 bin lira kazanacak. Çiftçilik yapsa da keza aynı oranda kazanır. Ama gidip asgari ücretle çalışmak istiyor. Kandıra topraklarının 4’te 3’ünde ürün yetiştirilmiyor. Köylerde topraktan altın fışkırıyor, bunu artık görmemiz gerekiyor.”

“CUMHURBAŞKANIMIZI BİRİLERİ YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR”

Cumhurbaşkanımızı galiba birileri yanlış yönlendiriyor diye konuşan Serim, “Haftaya Ankara’ya gideceğiz ve federasyon olarak Cumhurbaşkanımızla görüşüp durumu anlatacağız. Ardından kendi aramızda da bir toplantı yaparak son sürecin nasıl atlatacağımızı konuşacağız. Bu durumu bir zincir olarak düşünmeliyiz. Zincirlerden biri koparsa tüm süreç dağılır. Sebzeciliği Allah’tan başkası endeksleyemez ne belediye başkanları, ne bakan yapamaz. Hava iyi ise ürün iyi alınır, kötüyse ürün yetişmez. Ürün bolsa ucuza yeriz, ürün azsa pahalıya.” dedi.

FAHRİ DURAN: SEÇİME KADAR TANZİM’DEN ZARAR EDERLER

Demre Yaş Sebze ve Meyve Hal Komisyoncuları Derneği Başkan Fahri Duran da tanzim satışlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Devletin Tanzim satışlardan zarar ettiğini ve bu durumun yerel seçimlere kadar süreceğini söyleyen Duran, “Komisyonculuk zaten gözden çıkarıldı. Muhtemelen Antalya ve Mersin çiftçisi de gözden çıkarıldı. 15-20 milyonluk metropollerde şov yapılıyor.”dedi.

Demre Yaş Sebze ve Meyve Hal Komisyoncuları Derneği Başkan Fahri Duran, tanzim satışlarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Seçim manifestosunu komisyoncular üzerinden kurarak her şeye dip yaptırmak isteniyor, tüccarın devletle rekabet edecek durumu yok. Tüccar üreticiden kaça alıyorsa, devlette o paraya alıyor. Ama satarken ucuz satıyor. Tüccar ve marketçi halden pahalı aldığı mal karşılığında devletle rekabet edemez pozisyona gelecek. Bu adamların birde handikapları var. SSK’lı işçileri var, stopaj ve vergi yatırıyorlar. Dükkanların kiraları var. Pazar yerlerinin kiraları var. İster istemez perakende de devletle rekabet edemediğinden dolayı o da fiyatını aşağı çekmek zorunda kalacak. Buda üretici bölgelerindeki fiyatlara otomatikman yansıyacak. “

Demre Yaş Sebze ve Meyve Hal Komisyoncuları Derneği Başkan Fahri Duran

“YEREL SEÇİME KADAR TANZİMDEN ZARAR EDECEKLER”

Tüccarın, devletle rekabet edemeyeceğini söyleyen Duran, “Devlet bir bakıyorsunuz, Halk Bankası’ndan bir gecede dolar satıyor, zarar ediyor, Osmangazi Köprüsü’ndeki zararı belli. Diğer özelleştirmelerdeki zararları görüyorsunuz. Devlet zarar ediyor her halükarda. Yerel seçimlere kadar bundan da zarar edecektir. Popülist politikalarına da devam edecektir, Ankara ve İstanbul’da. Bu durum Bursa’ya da, İzmir’e de yansır zamanla. Nüfusu 2 milyonun üzerinde olan her yere yansır diye düşünüyorum” diye konuştu.

1 TL 20 KURUŞLUK BİR FARKLA SATIYORLAR.

Tanzim satışı için kendilerinden yardım istendiğini belirten Duran, “Müstahsilden alamadıkları için yardım istediler. Arkadaşlara yardımcı olmak için hale sokup, komisyoncu arkadaşlardan mal alabilirsiniz dedik. Geldiler 2 tır mal yaptılar. Ama komisyoncudan almalarına rağmen kendi ortakları (Tarım ve Kredi Kooperatifi) üzerinden almış gibi kayıtlara geçti. Benim bölgemdeki aldıkları fiyatlarla ve maliyetlerle, navlundur, plastik kasadır, işçiliği içine koydukları vakit satışı arasında yaklaşık, 1 -1 TL 20 kuruşluk bir farkla malı satıyorlar. “ dedi.

 

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Bir tanzimi sorduk bin ah işittik!

Erdoğan: Zincir marketler de indirime gitti – Canlı 19 Şubat 2019

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları; 

Esnafın dirliği, huzuru refahı mutluluğu bizim için çok önemlidir. Geçmişte gıda sektöründe esnaflık yapmış biri olarak sizleri en iyi ben anlarım. 17 yıldır esnaf ve sanatkarımıza en güzel hizmeti getirmeye gayret ettik.

Esnafın faiz yükü altında ezilmesinin önüne geçtik. Kredi limitlerini artırdık. Geçtiğimiz yıl kredi kullanarak işini geliştiren esnafın sayısı 494 bine yakın.

Ülkemizin dört bir yanında esnaf ve sanatkara hizmet veren küçük sanayi sitelerinin inşasında TOKİ etkin olarak kullanılmaya başlandı. 

Ahilik kültürünü yaşatacak çalışmaları hızlandırıyoruz. Vergi mevzuatında sürekli esnaf lehine düzenlemeler yaptık.  

Ticari araçlardaki ÖTV ve KDV indirimini mart ayı sonuna kadar uzattık. Vergisini düzenli ödeyen esnafı da unutmadık, onlara beş puanlık indirim sağladık. Sizin iyiliğinizi kendi iyiliğimiz olarak görüyoruz. Türkiye’yi bu günlere sizlerle birlikte getirdik. 

Gezi olaylarında, çukur eylemlerinde, 15 Temmuz darbe girişiminde yanımızdaydınız. Yurtdışından ve yurt içinden ülkemize yönelik her hücuma sizlerle birlikte göğüs gerdik. Türkiye’yi 3,5 kat büyüttük. 

Milletimiz fırsatçılar karşısında çok öfkelidir, biz de öfkeliyiz. Bunun için tanzim satışları kurma kararı aldık. Yüksek fiyatlarla bu simsarların mal satmasını engellemek için bu kararı aldık. 

Vatandaşım halden memnun. Seçim sonrası belediyelerimizin organizasyonu, ilgili bakanlıklarla oturup konuşacaksınız belki de bu organizasyonu sizlerle birlikte yapma adımlarını da atabiliriz. Derdimiz vatandaşımıza ucuz ürünü satmaktır. Dert sadece soğan patlıcan değildir. 

Fırsatçılara ikazımızı yaptık. Fiyatları makul kar seviyelerine çekme çağrısı yaptık. Devlet olarak elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yüzde 10 indirim yaptık. Akaryakıt fiyatlarını sabit tutarak milletimizin üstündeki yükü alma gayreti içindeyiz. 

Buna karşılık birileri fırsatçılığa devam ettiler. Hemen tanzim sebze meyve satışlarını başlattık. Şimdi aynı uygulamayı temizlik ürünlerine ve bakliyata genişletmeyi düşünüyoruz. Biz sadece fırsatçılara derslerini vermek için bu yolu açtık. 

Zincir marketler çağrılarımıza rağmen indirime gitmediler ama bu uygulamayı başlattık onlar da indirime gittiler. 

Seçimlerden sonra sizlerle oturup konuşarak yeni bir dağıtım mekanizmasıyla sizlerle en ücra köşelere kadar ulaştırabiliriz.

Ayrıntılar geliyor…

Yorum yok Erdoğan: Zincir marketler de indirime gitti – Canlı

Son dakika… Erdoğan, Bahçeli’yi kabul etti 26 Aralık 2018

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda basına kapalı gerçekleşen kabul, saat 16.00’da başladı.  Erdoğan ile Bahçeli, son görüşmelerini 21 Kasım’da gerçekleştirmişti.
ANKARA (AA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Son dakika… Erdoğan, Bahçeli’yi kabul etti

CHP’den ‘sokak’ açıklaması! 25 Aralık 2018

Altay, TBMM Genel Kurulunda 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin görüşmelerinin son gününde CHP Grubu adına söz aldı. Bir ilçe emniyet müdürünün, tarihi eser kaçakçılığından tutuklandığına yönelik son dakika haberi geldiğini belirten Altay, “Türkiye’nin geldiği hale bakın” ifadesini kullandı. Hz. Ömer’in, “Adalet olmadıkça yönetimin, edep olmadıkça asaletin, cömertlik olmadıkça zenginliğin faydası olmaz.” dediğini anlatan Altay, bu bütçenin adalet, edep ve cömertlik yoksunu, tefessüh bütçesi olduğunu savundu.

İLGİLİ HABERSon dakika.. Vatandaştan Erdoğan ve Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusu!Son dakika.. Vatandaştan Erdoğan ve Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusu!

“MUTASYONA UĞRADI”

AKP’nin, özellikle 2008 sonrası adeta bir mutasyona uğradığını ortaya koymak için yüzlerce belge, yüzlerce rakamın sayılabileceğini iddia eden Altay, bugün Türkiye’de hiç kimsenin, yerleşme, seyahat, din, vicdan, düşünce ve kanaati açıklama, bilim ve sanat yapma, basın, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, mülkiyet, ispat hakkı, çalışma ve grev özgürlüğünden tam olarak söz edemeyeceğini ileri sürdü. Milletin adeta cinnet geçirdiğini savunan Altay, “Bırakın insanı, hayvanlara işkence yapma modası ürettiniz. Bu, topluma geçirttiğiniz cinnetin bir sonucudur. Fuhuştaki artıştan TÜİK rakamlarına göre haberiniz yok mu? Bu bir sosyal tefessüh değildir de nedir?” diye sordu.

İLGİLİ HABERMilliyet yazarından SÖZCÜ yorumu: Vallahi ayıp, billahi günahMilliyet yazarından SÖZCÜ yorumu: Vallahi ayıp, billahi günah

ÇÖLAŞAN VE DOĞRU’YU HATIRLATTI

Gazeteciler Emin Çölaşan ve Necati Doğru’nun, FETÖ iddianamesine sokulduğunu ifade eden Altay, “Fatih Portakal’ı hangi iddianameye sokacak, merak ediyorum, Portakal’a FETÖ pek uymayabilir, muhtemelen DHKP-C iddianamesine sokar.” dedi.

“SOKAKTAN KORKMASINA GEREK YOK”

“Yakmadan, yıkmadan, kırmadan, dökmeden sokağın demokrasi olduğunu” kaydeden Altay, şöyle devam etti:

“Sokak olmasa şimdi FETÖ’cüler burada oturuyordu. Sokak korkusu, sokak paranoyası, Gezi paranoyası ya da Gezi istismarı. Erdoğan’da Gezi paranoyası mı var Gezi istismarı mı yapacak, orayı merak ediyorum. Erdoğan şunu çok iyi biliyor: Sokakları bazen terör örgütleri, bazen de karanlık güçler terörize eder. Sokakları her zaman terör örgütleri terörize etmez. 6-7 Eylül olayları terör örgütlerinin işi değildir, karanlık güçlerin işidir. Bu tezgahlara düşmeyelim. Erdoğan, demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu ya öğrenecek ya öğrenecek, bunun ortası yok. Sokağı terörize eden alçaktır ama ekmek, aş, zamları protesto etmek için barışçıl bir şekilde ‘Açım, ekmek istiyorum.’ diyen adama terörist diyen de aynı şekilde namerttir, alçaktır. Sokağa demokrasi talebi için de ekonomik talep için de kültürel, sosyal talepler için de çıkılır. Başörtüsü mağduru kardeşlerimiz sokağa çıktıklarında terörist miydi? Erdoğan’a demokrasi dışı yolla yapılacak her türlü hamlede sizden önce biz onu durdururuz, merak etmeyin. Erdoğan’ın sokaktan korkmasına gerek yok, Erdoğan bence sandıktan korksun.” AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok CHP’den ‘sokak’ açıklaması!

Ünlü anket şirketinden siyasi kulisleri sallayacak iddia! 17 Aralık 2018

Uzun yıllar AK Parti’ye de anketler yapan MAK Danışmanlık’ın Başkanı Mehmet Ali Kulat DW’de Nevşin Mengü’nün sunduğu ‘Bire Bir’ programında soruları cevapladı.

Kulat, AK Parti ile MHP ittifakını değerlendirirken, “Bir ihtimal şu anda kuvvetli bir şekilde konuşuluyor; Devlet Bahçeli’nin de büyük ihtimal TBMM Başkanı olma ihtimali var” ifadelerini kullandı.

BAHÇELİ’Yİ YAKINDAN TANIYANLAR BİLİR…

“Devlet Bahçeli’yi yakından tanıyanlar bilirler. Böyle bir şeyi doğrudan talep edilmez, istenmez” diyen Mehmet Ali Kulat, “Diplomasi dili gibi politika diliyle böyle birşey uygun görülebilir” hatırlatması yaptıktan sonra şu kulisi paylaştı:

BAHÇELİ’NİN TALEBİ YOK AMA…

Devlet Bahçeli’nin bu anlamda ‘Ben şurayı istiyorum’ gibi bir talebi olmamış. Bahçeli’nin böyle bir talebi yok ama Cumhurbaşkanı böyle bir jest yapabilir. Onu ifade etmeye çalışıyorum.

BAHÇELİ TBMM BAŞKANLIĞI İÇİN NE DEMİŞTİ?

MHP lideri Devlet bahçeli, dün TBMM Grup Toplantısı’ndan sonra gazetecilerin sorularını cevaplamış ve MHP’nin Meclis Başkanlığı istediği iddiaları için “MHP’de pazarlık söz konusu olmaz. Partimizin karşısında bir Pazar vardır. Her türlü sebze orada bulunmaktadır. İsteyen alır, isteyen satar. Ama bizim partimizde olmaz. Meclis Başkanı henüz var” ifadelerini kullanmıştı.

Yorum yok Ünlü anket şirketinden siyasi kulisleri sallayacak iddia!

Kanal İstanbul’un hukuki statüsü açıklandı: İç su yolu 5 Aralık 2018

Kanal İstanbul’un statüsünün ne olacağı sorusuna yanıt, Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan’dan geldi.  İyi Parti Bursa Milletvekili Ahmet Erozan’ın soru önergesini yanıtlayan Turhan, Kanal İstanbul’un “uluslararası ulaşıma açık” olacağını, ancak geçiş rejiminin “iç su yolu” olması nedeniyle, Türkiye’nin yetkisinde kalacağını kaydetti. Turhan, soru önergesine yanıtında şöyle dedi;

“Uluslararası ulaşıma açık bir iç suyolu olarak planlanan Kanal İstanbul Projesi’nin geçiş rejiminin, uluslararası hukuk temelinde Türkiye’nin kendi iç hukukuyla düzenlenebilmesi ve Türkiye’nin bir iç suyolu olması hasebiyle buradaki geçiş koşullarının belirlenmesi, ülkemizin münhasır yetkisinde bulunmaktadır.”

Turhan, Kanal İstanbul’dan tanker, konteyner, yolcu ve ticaret gemilerinin geçiş yapacağını da kaydederek, şu ifadeyi kullandı; “Kanal İstanbul’dan tanker, kanteyner, yolcu vb ticari gemilerin geçmesi öngörülmektedir. Geçişine izin verilecek gemi tip ve sınıflarına göre alınaak ücretlendirme işlemleri hakkındaki çalışmalar ile seyir emniyetine yönelik teknik ve idari çalışmalar da devam etmektedir”

Turhan’ın yanıtı, Montrö ile yabancı savaş gemilerinin geçişine kontrollü izin verilen İstanbul Boğazı’nın aksine, Kanal İstanbul’dan yabancı savaş gemisi geçişinin olmayacağını da ortaya koydu.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Kanal İstanbul’un hukuki statüsü açıklandı: İç su yolu

Erdoğan: ‘Kadına ayrımcılık yapmamız mümkün değil’ 26 Kasım 2018

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan yaşlılara sunulan hizmetlere ilişkin olarak “Yaşlılarımızın ve engellilerimizin evde bakımını teşvik ederek hayatlarını daha huzur içinde geçirmelerini sağlıyoruz. Araştırın, bakın; bizim yaşlılarımıza verdiğimiz önemi veren başka bir ülke daha yok. Biz bir numarayız” dedi. Erdoğan, adalet kavramına da değinerek, “Adalet demek, herkese hakkını vermek demek, bir şeyi herkese vermek demektir. Herkese her şeyi eşit vermek anlamına gelmiyor. Büyük ile küçüğü aynı teraziye koyamazsınız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nde konuştu. Erdoğan burada yaptığı açıklamada kadının toplum ve aile içindeki önemine vurgu yaptı. Erdoğan ayrıca kadınları korumak için alınan önlemler, gerçekleştirilen çalışmalara değindi. Sorunların tartışarak çözülebileceğini söyleyen Erdoğan, “Kadın hakları, çocuk hakları hatta hayvan hakları tartışmalarının arkasında yaşanmış çok fazla ihlaller, yanlışlar vardır. Bizim tarihimizde hamdolsun acı kırılmalar bulamazsınız. İnancımız da, kültürümüz de buna izin vermez. Eksiklerimiz varsa konuşmamız doğaldır. Bunu yaparken hareket noktamız, kendi tarihimiz, kendi kültürümüz değil de batı dünyası olursa doğru yere varamayız.” dedi.

Erdoğan, yaşlılara ve engellilere sunulan ev hizmeti konusunda ise, “Araştırın, bakın; dünyada bir numarayız” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Kadın ailenin hem ayrılmaz bir parçası hem de lokomotifidir. Aile, kadın ve erkeğin ortaklığında devam eden hayati bir meseledir. Öyle sanıldığı gibi geçim işlerinin erkeğe ev işlerinin kadınlara yüklenmesi söz konusu değildir. Aile toplumunun güçlü olmadığı bir ülkenin geleceği kadın için de, erkek için de karanlıktır.”

“Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü sözü bizim her alanda rehberimizdir. Kadınları ve erkekleri belli yükümlülükler içinde tutma anlayışı sonradan ortaya çıkmıştır. Kadına ayrımcılık yapmamız mümkün değildir. Fıtratın gereği tüm yaratılanlara aynı bakmaktır. Köklerimizde de cinsiyet ayrımı yoktur. Konuşmama dikkat ederseniz, hanımefendiler, beyefendiler diye başladım. Bizde efendi kavramı hem unvan hem isimdir. Mecazi anlamı da ağır başlı demektir. Bu kavram çok güzel göndermelere sahiptir.”

“Kadın hakları, çocuk hakları hatta hayvan hakları tartışmalarının arkasında yaşanmış çok fazla ihlaller, yanlışlar vardır. Bizim tarihimizde hamdolsun acı kırılmalar bulamazsınız. İnancımız da, kültürümüz de buna izin vermez. Eksiklerimiz varsa konuşmamız doğaldır. Bunu yaparken hareket noktamız, kendi tarihimiz, kendi kültürümüz değil de batı dünyası olursa doğru yere varamayız. Dün kadını meta anlayışı olarak kullananların, bugün eşitlik adı altında meta olarak kullanması bizim için şaşırtıcı değildir. Türkiye’nin son 200 yılında kadın hakları meselesinde de savrulmalar yaşadık. Asırlar boyunca insanların ayaklarına, boyunlarına zincir vurarak satanların kodları bize ait değildir. Cenneti annelerin ayaklarının altına seren, kadınlara sultan yakıştırması yapan bir milletin böyle bir referansı olamaz. Biz yanlışlarımızı kendi içimizde tartışarak doğru bulacağız. Ülkemizdeki kadın hareketlerinin yaptıklarının doğru bulunmamasının arkasında hareket noktası yatar.”

“Dezavantajlı kesimin bir yerlere gelebilmesi için çok emek harcadık. Siyasetin her alanında kadınlarımıza yer açmaktan, onlarla yürümekten şahsım adına hep şeref duydum. İlk Beyoğlu’ndaki seçim kampanyamızdan bu yana kadınlarımızın neler yapabileceğini gördük. Meclis’in yüzde 17,5’ini kadınlar oluşturuyor. Bu sayı yeterli değildir.”

“Kadınlara sadece iş hayatında adalet sağlamakla kalmadık. Kadına şiddetin her türlüsünü en ağır şekilde cezalandırma yoluna gittik. Dul kalan kadınlarımızı özellikle gözettik. Hiçbir kadınımızın korunaksız kalmaması için önlemlerimizi aldık. Okullaşmada cinsiyet ayrımını neredeyse sıfırladık. Ailenin korunması için de çok önemli adımlar attık. Aile sosyal destek programları, aile öğretim programlarını hayata geçirdik. Gençlerimize çeyiz desteği ile yardımcı oluyoruz. Yaşlılarımızın ve engellilerimizin evde bakımını teşvik ederek hayatlarını daha huzur içinde geçirmelerini sağlıyoruz. Araştırın, bakın; bizim yaşlılarımıza verdiğimiz önemi veren başka bir ülke daha yok. Biz bir numarayız.”

“Adalet kavramı hep peşinden koşulan, tartışılan bir alan olarak dikkat çekiyor. Partimizi kurarken adaleti özellikle partimizin adına koyduk. Adalet demek, herkese hakkını vermek demek, bir şeyi herkese vermek demektir. Herkese her şeyi eşit vermek anlamına gelmiyor. Büyük ile küçüğü aynı teraziye koyamazsınız. Güçlü ile güçsüzü aynı maratonda koşturamazsınız. Kadınla, erkeği 100 metrede koşturmak olur mu? Fıtrata uygun olan kadının kadınla, erkeğin erkekle koşmasıdır. Zalimle, mazlumu aynı apartmana koyamazsınız.”

“Her şeyi yerli yerine koymazsak, zulüm yoluna girmiş oluruz. Adalet hakların adil şekilde dağıtılması demektir. Kadını ve erkeği aynı çizgiden başlamaya zorlamak adil görünmüyor. Ülkemizde de bu konuda geçmişte yapılan yanlışlar var. İdeolojik tartışmalarda kadının sembol olarak kullanılması bizi hep rahatsız etmiştir.”

Yorum yok Erdoğan: ‘Kadına ayrımcılık yapmamız mümkün değil’

Erdoğan AK Parti grup toplantısında konuşuyor – Canlı 12 Kasım 2018

Ayrıntılar geliyor…

Yorum yok Erdoğan AK Parti grup toplantısında konuşuyor – Canlı