Beşiktaş Taraftar Topluluğu

Beşiktaş Hakkında Tüm Bilgiler

Bir tanzimi sorduk bin ah işittik! 20 Şubat 2019

HABER: Uğur Enç /İsmail Akın/ Mehmet Ali Kayacı

Sözcü muhabirleri Kocaeli, Antalya ve Konya’da çiftçinin nabzını tuttu. Tanzim satışla ilgili görüşlerini aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açılan tanzim satış yerleri ile fiyatların yarıya indiğini daha da ineceğini belirterek önümüzdeki günlerde pirinç, bulgur ve mercimek satışının da yapılacağını belirtmişti.  Bu açıklamaların ardından tüketicilerin ürünlere daha ucuza ulaşmasından memnun olan üreticiler, çözüm yolunun da tanzim olmadığını belirterek, üreticinin doğrudan desteklenmesini ve ürünlerin tekelleşmeden tüketiciye ulaşması gerektiğini söylüyor.

ÜRETİM POTANSİYELİMİZİ HAREKETE GEÇİRMELİYİZ

Tanzim satışlarının bu şekilde yapılmasına genel manada karşı olduklarını belirten Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, meyve ve sebzede üreticiler birliğinin çatısı altında 5-6 tane üretici olursa özellik Bursa, İzmir, Antalya, Mersin ve Adana’da üyelerinden aldığı sebzeleri getirip özellikle satış yerleri kurarak pazarcılara, manavlara satılması halinde ticarette fiyat regülasyonu olacağını söyledi. Yıllardan beri aynı şeyi söylediklerini belirten Kiraz, “bakliyata gelirsek aynı şeyi düşünüyorum. Özellikle çiftçilere destek verilmesi gerekiyor. Aracılar çok fazla var ise işte bakliyatta daha çok tekelleşme var özellikle birkaç kişi topluyor. Ama esas mesele girdilerin pahalılığı. Tarımda çiftçilerin kullandığı mazot, gübre, tohum, kimyasal ilaç, elektrik, işçilik bunların pahalılığı üretimden kar edememenin sebebidir” diye konuştu.

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz

TARIM ALANLARI TARIM DIŞINA ÇIKMAMALI

Türkiye’de 5 milyon sulanabilir arazinin bulunduğunu belirten Kiraz, bu arazilerin yetmediğini belirterek şunları ifade etti; “Özellikle endüstride yetmiyor. Pamukta yüzde 50 açığımız var, mısırda zaman zaman 3 milyon ton dışarıdan alıyoruz yetmiyor, soya fasulyesi özellikle hayvan yeminde yüzde 94’ünü dışarıdan alıyoruz. Türkiye’de kullandığımız 100 birim malın 94’ünü dışarıdan alıyoruz. Birinci maddemiz sulanabilir alanlarımızı artıramazsak bu sorun ithalat devam eder. Aynı şekilde hayvancılık 300 bin ton açık var. Biz eğer damızlık hayvanla küçük aile şirketlerine bir sistem kuramazsak her yıl artan nüfusa göre yılda 15 bin ton açığımız olacak. Sonuç olarak, tarım alanlarında da bir azalma var ve bunu durdurmamız lazım. Tarım alanları tarım dışına çıkmamalı.”

TANK YAPIYORDUK DOMATES SATIYORUZ

Çiftçinin günü kurtarabilmek için ofis veya alıcılar ne dediyse ona uymak zorunda kaldığını belirten Konyalı Ziraat Girişimcisi Mevlüt Akbaş ise, Tunceli Ovacık’ı örnek gösterdi. Akbaş, “Tamam, benim Cumhurbaşkanının yanında olduğum yerler var ama mesela 2-3 liraya nohut olur mu? Örnek veriyorum, şuan borsada 3-4 liraya gidiyor. Burada aradakiler ciddi manada kazanıyor ona katılıyorum. Ama çiftçiye de kazandırmıyor. Çiftçiden 3-4 liraya alacaksınız yine 3-4 liraya satacaksınız yine ezilen çiftçi olur arada. Hükümetin tanzim satış yerleri ile uğraşmak yerine hani uçak yapıyorduk, tank yapıyorduk, oradan vites düşürüp domates, salatalık satması bana garip geliyor. Devlet, 16-17 senede şunu yapabilirdi. Tunceli Ovacık’taki başkan tek başına yaptı bunu. Devlet desteği kullanmış olabilir ama bunu yaptı. Ziraat odaları gösteriş, orada olmak için varlar. Bu şekilde bir şeyler yapılabilirdi” dedi.

Ziraat Girişimcisi Mevlüt Akbaş

GÜBRE SİSTEMİ MAZOTTA UYGULANABİLİR

Çiftçinin aldığı desteğinin gecikmeli verilmesinden şikayet eden Akbaş, “Ürünü şimdi ofise vereceğiz, ofis fiyatı dipten vuruyor. Tüccar geliyor onun o fiyatı verdiğini bildiği için tüccar da çok düşük rakamlara alıyor. 800-900 liraya buğday topladılar, şuan 1.400 lira buğday. Çiftçinin kabahati ne? Ne yapıyor çiftçi, bankadan başak kartla döndürmeye çalışıyor. Ülkenin yüzde 80-90’ı bu şekilde kendini döndürüyor. Gübre sektöründe çok güzel bir sistem kuruldu. Nereden nasıl alacağına dair, ihtiyaca göre veriliyor. Aynı şekilde mazot gübre desteği yerine böyle bir sistem kuracaksın, çiftçiyi de rahatlatacaksın. Neden, çünkü mazot, gübre desteğini alıyor çiftçi, 2018 Kasım ayında aldığı desteği tam bir yıl sonra alıyor. Aradaki açık nereden kapanıyor, bankadan alınan kredi ile. Bu sorunun çözülmesi ve ilk olarak üretimin desteklenmesi gerekiyor” diye konuştu.

TANZİM İYİ TEKELLEŞME KÖTÜ

Tanzim satışının iyi bir şey olduğunu ifade eden Konyalı çiftçi Murat Olgun, “Nohutun en iyisi şuan çiftçide 3 lira ama markete gittiğinizde 12 lira. Aracılar kazanıyor. Mersin’de bir tekelleşme olmuş onlar piyasaya yön veriyorlar. Türk mallarını piyasadan toplamıyorlar, çiftçiyi boğuyorlar. Mal çekildikten sonra baklagilleri 8-10 liraya veriyorlar. Mercimeğin en iyisi şuan 3 lira ama piyasada 6-7 lira, yazık değil mi tüketiciye. Mesela Kanada’nın ülkemizde ajanları var. Türkiye’de çiftçi hangi ürünü ekiyorsa (mercimek, nohut, fasulye) baklagillerde Kanada beşinci ayda eker, biz beşinci ayda biçeriz. Bakıyorlar ki, elimizde çok az yükleniyorlar ekmeye. Bunun gibi, Arjantin, Avustralya, Hindistan var. Baklagillerin dünya çapındaki merkezi Mersin’dir. Rusya, Ukrayna balkan ülkelerinden Mersin’e gelecek. Dünyada en çok tüketen Hindistan ama maalesef en lezzetli ürünler bizde iken bu spekülatörler yüzünden çiftçi olarak bizler sıkıntıya düşüyoruz” dedi.

Çiftçi Murat Olgun

“GEMİLERE MAZOTU KAÇTAN VERİYORSANIZ ONDAN VERİN”

Çiftçinin elinde 100 bin ton, ofisin elinde ise 97 bin ton nohut olduğunu belirten Olgun, “Geçen yıl Arjantin’den Hindistan’a giden malı almayanlar Mersin’de serbest bölgeye getirdiler ve serbest bölgede Türkiye izin vermedi. İzin vermeyince 40 bin ton mal duruyor. Aynı zamanda da Kanada’dan getirdikleri mercimek ve fasulyeyi Orta Anadolu’da toplamış gibi kayıt dışı Mersin Ticaret Borsası’nda makbuz keserek yurt içinde üretilmiş gibi piyasaya arz ediyorlar. Biz şunu istiyoruz, gemilere mazotu kaçtan veriyorsanız ondan verir, başka bir şey istemiyoruz. Ülkemizde bir sürü tohum firmaları var ve proje bazı yeni çeşit geliştiriyorlar. Türkiye’de maalesef 30 yıllık çeşitler ilk onda. Yüzde 70’ini yabancı çeşitler sırtlıyor. Ne hikmetse bizim tohum çeşitliliği onları geçemiyor. Bunu anlamış da değiliz” dedi.

ÜRETİM ARTARSA TANZİME GEREK KALMAZ

Tanzim satış yerlerinden memnun olan bir başka Konyalı çiftçi Mustafa Özkaya ise, “Fiyatların bugün için çiftçiyi etkileyeceğini düşünmüyorum. Hasat zamanı olan Temmuz-Ağustos gibi olmadığı için etkileyeceğini pek düşünmüyorum. Maliyet ya da girdiler düşerse üretim artacaktır, üretim artarsa zaten bu tanzim gibi şeylere gerek kalmaz. Eğer maliyeti düşürür üretimi desteklerlerse, arz talep dengesi de kendiliğinden oluşur” diye konuştu.

ÇİFTÇİ NE EKECEĞİNİ BAKANLIK NE EKTİĞİNİ BİLMİYOR

Konya Altınekin Ziraat Odası Başkanı Bekir Kağnıcıoğlu’da bakliyatın tanzim satış yerinde sunulmasının çiftçiye zararı olmayacağını belirterek, çiftçiden 5’e alıp 7’ye satılırsa bir sorun oluşturmayacağını söyleyerek şunları ifade etti; “Borsadan uygun fiyata alıyor yüksek kar farkı koyarak kazanç elde ediyorlar. Üretime daha fazla destek verilmesi gerekir. Daha fazla üretmeli, üretmekten zarar gelmez. Tarımda bir programsızlık var. Bu sene mesela soğan para ediyor herkes soğan ekecek bu sefer. Bölge bölge desteklerin olması gerekir. Çiftçi nereden para kazanacaksa onu ekiyor, bunun yerine bölgesel destekle beraber çiftçi ne ekeceğini bilebilmeli. Böyle olursa, bakanlıkta ne üretileceğini bilir planlama ona göre yapılır. Hükümet burada şu an doğru olanı yapıyor. Sistem oturana kadar uzun vadeli olması gerekir. Parayı çiftçi kazansa problem yok, aracılar kazandığı için sorunlar yaşanıyor.”

KOCAELİ PAZARCILAR ODASI BAŞKANI: SEBZE BULDUĞUMUZA DUA EDELİM

Kocaeli Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Serim ise yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçiliğin büyük zarar gördüğünü söyledi. Serim, “Bugün kim çocuğunun çiftçi olmasını istiyor? Hiç kimse. Ama patlıcanı 15 liradan alınca bağırıyoruz. Bence parayla bile olsa sebze bulduğumuza dua edelim” diye konuştu.

Kocaeli Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Serim

Son günlerde artan sebze fiyatlarına karşı iktidar tanzim satış noktaları oluşturdu. Ankara ve İstanbul’daki tanzim satış noktalarında pazar fiyatlarından ucuza ürün satışı yapılıyor. Kocaeli Pazarcılar Odası Başkanı Ahmet Serim, artan sebze fiyatları ve tanzim satış noktalarıyla ilgili konuştu. Sebzelerin mevsiminde tüketilmediği için mevsim haricinde yüksek fiyatlara alıcı bulduğunu ifade eden Serim, çiftçiliğe gerekli önem verilmemesi nedeniyle yakında parayla bile olsa sebze, meyve satın alınamayacağını belirtti.

“KIŞIN DOMATES BULABİLİYORSANIZ FİYATINA DA KATLANACAKSINIZ”

Tanzim satış noktalarının uzun soluklu olmayacağını söyleyen Ahmet Serim konuyla ilgili şöyle konuştu: “Meyve ve sebzeciliği en iyi pazarcı esnafı yapar. Ben bu işe 40 yılımı verdim. Ürün az olursa pahalı, çok olursa ucuz olur. Komisyoncunun fiyatı yükseltme tasarrufu olmaz. Bir domatesin ömrü belli, bunun fiyatını yüksek tutabilir misiniz? Domatesi değer kazanması için bekletemezsiniz. Akdeniz’deki ağır kış şartları nedeniyle fiyatlar yüksek. Kışın patlıcan ve biber yemeyin. İlle de yiyecekseniz yaz aylarından hazırlayın. Pazarcıyım, ama patlıcan, biber, araka, bezelye ve taze fasulyeyi yaz aylarında konserve yapıp kışın tüketiyoruz. Eskiden sebzeyi 5’nci aydan itibaren satabilirdik. Ürün ancak o zaman yetişirdi. Şimdi 12 ay boyunca her şey var. Kışın ortasında domates, salatalık, patlıcan bulabiliyorsanız, fiyatına da katlanacaksınız.”

“KİMSE ÇOCUĞUNUN ÇİFTÇİ OLMASINI İSTEMİYOR”

“Aç kalmak istemiyorsak çiftçiliğin bir meslek olduğunu anlamamız lazım” diyen Serim, “Bugün kim çocuğunun çiftçi olmasını istiyor? Hiç kimse. Ama patlıcanı 15 liradan alınca bağırıyoruz. Bence parayla bile olsa sebze bulduğumuza dua edelim. Kandıralı bir genç belediyeye asgari ücretle işe girmek istiyor. Halbuki 2 tosun büyütse, bir yılda 40 bin lira kazanacak. Çiftçilik yapsa da keza aynı oranda kazanır. Ama gidip asgari ücretle çalışmak istiyor. Kandıra topraklarının 4’te 3’ünde ürün yetiştirilmiyor. Köylerde topraktan altın fışkırıyor, bunu artık görmemiz gerekiyor.”

“CUMHURBAŞKANIMIZI BİRİLERİ YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR”

Cumhurbaşkanımızı galiba birileri yanlış yönlendiriyor diye konuşan Serim, “Haftaya Ankara’ya gideceğiz ve federasyon olarak Cumhurbaşkanımızla görüşüp durumu anlatacağız. Ardından kendi aramızda da bir toplantı yaparak son sürecin nasıl atlatacağımızı konuşacağız. Bu durumu bir zincir olarak düşünmeliyiz. Zincirlerden biri koparsa tüm süreç dağılır. Sebzeciliği Allah’tan başkası endeksleyemez ne belediye başkanları, ne bakan yapamaz. Hava iyi ise ürün iyi alınır, kötüyse ürün yetişmez. Ürün bolsa ucuza yeriz, ürün azsa pahalıya.” dedi.

FAHRİ DURAN: SEÇİME KADAR TANZİM’DEN ZARAR EDERLER

Demre Yaş Sebze ve Meyve Hal Komisyoncuları Derneği Başkan Fahri Duran da tanzim satışlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Devletin Tanzim satışlardan zarar ettiğini ve bu durumun yerel seçimlere kadar süreceğini söyleyen Duran, “Komisyonculuk zaten gözden çıkarıldı. Muhtemelen Antalya ve Mersin çiftçisi de gözden çıkarıldı. 15-20 milyonluk metropollerde şov yapılıyor.”dedi.

Demre Yaş Sebze ve Meyve Hal Komisyoncuları Derneği Başkan Fahri Duran, tanzim satışlarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Seçim manifestosunu komisyoncular üzerinden kurarak her şeye dip yaptırmak isteniyor, tüccarın devletle rekabet edecek durumu yok. Tüccar üreticiden kaça alıyorsa, devlette o paraya alıyor. Ama satarken ucuz satıyor. Tüccar ve marketçi halden pahalı aldığı mal karşılığında devletle rekabet edemez pozisyona gelecek. Bu adamların birde handikapları var. SSK’lı işçileri var, stopaj ve vergi yatırıyorlar. Dükkanların kiraları var. Pazar yerlerinin kiraları var. İster istemez perakende de devletle rekabet edemediğinden dolayı o da fiyatını aşağı çekmek zorunda kalacak. Buda üretici bölgelerindeki fiyatlara otomatikman yansıyacak. “

Demre Yaş Sebze ve Meyve Hal Komisyoncuları Derneği Başkan Fahri Duran

“YEREL SEÇİME KADAR TANZİMDEN ZARAR EDECEKLER”

Tüccarın, devletle rekabet edemeyeceğini söyleyen Duran, “Devlet bir bakıyorsunuz, Halk Bankası’ndan bir gecede dolar satıyor, zarar ediyor, Osmangazi Köprüsü’ndeki zararı belli. Diğer özelleştirmelerdeki zararları görüyorsunuz. Devlet zarar ediyor her halükarda. Yerel seçimlere kadar bundan da zarar edecektir. Popülist politikalarına da devam edecektir, Ankara ve İstanbul’da. Bu durum Bursa’ya da, İzmir’e de yansır zamanla. Nüfusu 2 milyonun üzerinde olan her yere yansır diye düşünüyorum” diye konuştu.

1 TL 20 KURUŞLUK BİR FARKLA SATIYORLAR.

Tanzim satışı için kendilerinden yardım istendiğini belirten Duran, “Müstahsilden alamadıkları için yardım istediler. Arkadaşlara yardımcı olmak için hale sokup, komisyoncu arkadaşlardan mal alabilirsiniz dedik. Geldiler 2 tır mal yaptılar. Ama komisyoncudan almalarına rağmen kendi ortakları (Tarım ve Kredi Kooperatifi) üzerinden almış gibi kayıtlara geçti. Benim bölgemdeki aldıkları fiyatlarla ve maliyetlerle, navlundur, plastik kasadır, işçiliği içine koydukları vakit satışı arasında yaklaşık, 1 -1 TL 20 kuruşluk bir farkla malı satıyorlar. “ dedi.

 

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Bir tanzimi sorduk bin ah işittik!

Maduro: Dur Trump elini kana bulayacaksın 19 Şubat 2019

Maduro, İspanya’nın La Sexta televizyonuna verdiği demeçte ülkesindeki durumu değerlendirdi.

“Donald Trump’ın karşısında dursanız ona ne derdiniz?” şeklindeki bir soruya Maduro, “Dur, dur Donald Trump. Elini kana bulayacak hatalar yapıyorsun. Onların istediği, darbelerin, kendi boyundurukları altında çalışan ve doğal zenginliklerimizi kullanan hükümetlerin olduğu 20. yüzyıla dönmek. Bu imkansız. Latin Amerika ve Karayipler ABD’nin arka bahçesi olamaz.” cevabını verdi.

İLGİLİ HABERMaduro'dan flaş seçim açıklaması!Maduro'dan flaş seçim açıklaması!

AB’NİN ÜLTİMATOMUNA YANIT VERDİ

Maduro, Avrupa Birliği ülkelerinden İspanya, Fransa, Almanya, Belçika, Portekiz, Hollanda ve İngiltere’nin “Venezuela’da özgür ve demokratik seçimlere gidilmesi için tarih belirlenmezse kendisini geçici devlet başkanı ilan eden Juan Guaido’yu tanıyacağız.” diyerek verdikleri sürenin 5 Şubat pazartesi günü dolacak olmasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

Venezuela Devlet Başkanı, “Hiç kimsenin ültimatomunu kabul etmiyoruz. Bu benim AB’ye, ‘Katalonya Cumhuriyetini tanımak için size 7 gün veriyorum yoksa önlemler alacağım’ dememe benzer. Uluslararası politika ültimatomlara dayanamaz.” dedi.

Maduro ayrıca, İspanya’da mecliste verilen gensoru ile sağ görüşlü Halk Partisi’ni iktidardan düşürerek 2018 haziran ayında azınlık hükümeti kurarak ülkeyi yöneten Sosyalist İşçi Partisi’nin lideri ve Başbakan Pedro Sanchez’i de eleştirdi.

İLGİLİ HABERTrump'tan İran ve Venezeuala'ya müdahale açıklamasıTrump'tan İran ve Venezeuala'ya müdahale açıklaması

“O BİR SAHTEKAR”

“Pedro Sanchez bir sahtekar.” diyen Maduro, “Hiçbir seçimi kazanmadı. Ben seçildim ve halkın oylarıyla tekrar seçildim. 20 yılda 25 seçimin 23’ünü kazandık. Pedro Sanchez, halkının kendi başkanını seçmesi için seçim ilan etmeli. O seçilmemiş bir başkan. Bu benim düşüncem ve tüm İspanyol halkının da böyle düşündüğüne inanıyorum ve ilan edeceği seçimlerden çok kötü sonuçlar alacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Venezuela Devlet Başkanı, “ülkesinin bağımsızlığı için diyalog, saygı ve karşılıklı anlayışa her zaman açık olduğunu vurgulayarak, ültimatomlara göre seçim (başkanlık) ilan etmeyeceklerini” kaydetti.

“Venezuela iç savaşa gidebilir mi?” şeklinde bir soruya “Bu soruya bugün kimse kesin bir cevap veremez.” karşılığını veren Maduro, “Her şey kuzey imparatorluğunun (ABD) ve onun Batı ittifakının saldırganlık ve çılgınlık düzeyine bağlı. Biz ülkemizde basit bir şekilde yaşıyoruz ve kimsenin iç işlerimize karışmasını istemiyoruz. Ve ülkemizi savunmak için hazırlık yapıyoruz.” diye ekledi.

İLGİLİ HABERVenezuela'daki hükümet ve muhalefet yanlılarından gösterilerVenezuela'daki hükümet ve muhalefet yanlılarından gösteriler

“BARIŞ İSTİYORSAN SAVAŞA HAZIRLAN”

Venezuela halkının evde, iş yerinde, mahallesinde savunma amaçlı olarak bir militan gibi organize olduğunu, askeri eğitim alan ve Silahlı Kuvvetler’in silah sistemine giriş izni bulunanlardan 50 bin savunma birliği kurulması talimatını verdiğini belirten Maduro, sözlerine şöyle devam etti:

“Yerel, bölgesel veya ulusal bir çatışma durumunda halk nereye gideceğini, ne yapacağını ve nasıl savunacağını biliyor. Askeri opsiyon Donald Trump’ın masasında. Bir ülke ne yapmalı? Razı mı olmalı? Bir deyişe göre, ‘Eğer barış istiyorsan savaşa hazırlan’ denir. Ben bunu başka türlü söylemek istiyorum: Eğer barış istiyorsan kendini savunmaya hazırlan.” AA

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Maduro: Dur Trump elini kana bulayacaksın

Sedat Peker şüpheli sıfatıyla ifade verdi: Sözlerimin arkasındayım 17 Şubat 2019

İstanbul Ataşehir’de, 3 Şubat günü bir açılışta silahlanma çağrısı yapan Sedat Peker hakkında, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “suç işlemeye tahrik” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlarından salı günü resen soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Kartal’daki Anadolu Adliyesine gelen Sedat Peker, şüpheli sıfatıyla ifade verdi.

‘KONUŞMAMIN ARKASINDAYIM’

Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunda ifade veren Sedat Peker’in, “Konuşmamın arkasındayım. Suç unsuru yoktur” dediği öğrenildi.

PEKER NE DEMİŞTİ?

Sedat Peker, İstanbul Ataşehir’de katıldığı bir açılışa gelen taraftarlarına Cumhur İttifakı’na destek ve silahlanma çağrısı yapmıştı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “ya beka ya bela” dediğini belirten Sedat Peker, bu nedenle bu seçimde ölümüne Cumhur İttifakı’nın destekleneceğini söylemişti.
“Biz bu vatanın delileriyiz, fedaileriyiz” diyen Peker, “Şimdiden seçimlerde YSK’yi tanımadıklarını söylüyorlar, seçim sonucuna göre insanları, partililerini sokaklara dökecekler. Bunun amacı terör örgütleri mensuplarının da o partililerin arasına katılıp ülkeyi yakmaları ve yıkmalarıdır. Polisimiz, askerimiz güçlüdür ancak bu ülkenin evlatları da bu ülkenin sokaklarını koruyacaklar” ifadelerini kullandı. Silahın iyi insanların elinde bir güvence olduğunu söyleyen Peker, “Bu sebeple imkânı olanlar ruhsatlı silahlar, av tüfekleri alsınlar, mutlaka hazırlıklı olsunlar” diye konuşmuştu.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Sedat Peker şüpheli sıfatıyla ifade verdi: Sözlerimin arkasındayım

Tunç Soyer: Babam Türk ordusunun şerefli bir subayıdır 12 Şubat 2019

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer, gazeteci Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu TV programına konuk oldu.

Adaylık süreci ile ilgili sorulara ve ailesine yapılan eleştirilere yanıt veren Soyer’in konuşmasından satır başları şöyle;

“2-3 GÜN ÖNCESİNE KADAR HİSSETTİRMEDİLER”

“Açıklandığı gün öğrendim. Öncesinde hiçbir netlik yoktu. Asla böyle bir şey söylenmedi. Son ana kadar 1-2 öncesine kadar hissettirilmedi bile. Örgütlerden sorumlu olan genel başkan yardımcımız var. Onlar ilçelerden, illerden gelen adayları kategorize ediyorlar ve onları MYK’ya getiriyorlar. Bu isimler konuşuluyor,tartışılıyor, arkasından bu isimler Parti Meclisine geliyor. Öncelikle Oğuz Kaan Salıcı hazırlıyor.”

“DEMOKRATİK BİR SEÇİM DİYEBİLİRİZ”

“Anketler yapıldı, kamuoyu yoklamaları yapıldı. Çok titiz bir çalışma sürdürüldü. En son Parti Meclisi’nde bu isimler onaya sunuldu. Çok anket yapıldı. Farklı bölgelerde yapıldı. Bütün bunlar sentez aşamasına gelindi. Bu çok demokratik bir yöntemdi. Tabii ki ön seçim en demokratik yöntem. Ama başka birtakım etkenler nedeniyle her şeyiyle en demokratik bir seçim olduğunu söyleyebiliriz. 19 saat süren tartışmalar yaşandı. Bunlar çok sağlıklı şeyler aslında.”

“MERKEZİ SİYASETTEKİLER DEĞİL DE YEREL YÖNETİCİLER ÖNE ÇIKTI”

“Heyetler halinde ilçeler, iller, defalarca gidildi. Birileri gönderildi. Birileri için destek talep edildi. Bütün bunlar çok şeffaf,berrak biçimde adayların çıkmasına yol açtı. Muhtemelen böyle bir eğilim açıldı. Kentlerinde başarılı olmuş yerel yöneticiler tercih edildi. Merkez siyasette yol almış isimler değil de yerel siyasette başarısı, performansı ortaya konmuş adaylar üzerinde yoğunlaşıldı. Muhtemelen bu belirleyici sebep oldu.”

“İZMİR’LE İLGİLİ FİKİRLERİMİ, HAYALLERİMİ ORTAYA KOYDUM”

“Son ana kadar, 2 gün öncesine kadar kimse bana ‘Sen bizim belediye başkanımız olacaksın’ demedi. Sayın Genel Başkanımız da söylemedi. Birden çok kez bir araya geldik. Ben İzmir’le ilgili fikirlerimi, hayallerimi, vizyonumu ortaya koydum. Kendisi de katkıda bulundu. Ama adaylık noktasına gelince ne ben kendisine sordum, ne de bana söyledi.”

“AZİZ BAŞKAN BELKİ DE BİR BAŞKA İSMİ ÖNGÖRMÜŞ OLABİLİR”

“Beklemediğimiz bir şeydi, Aziz Bey’in açıklaması. Başka bir zaman ‘ben aday olmayacağım’ demişti. Bunu da anlamaya çalışıyorum. Sonuç olarak Aziz Başkan kendi yerine başka birisini öngörmüş olabilir. Bunu kendisine sormak daha doğru olur. Muhtemelen Aziz Bey, bir başka ismin aday olması gerektiğini düşünüyordu. Çok net söyleyeyim, Aziz Bey’le bizim aramızda 10 yıllık süreçte hiçbir tartışma, hiçbir küskünlük, bir kaş kalkması yaşamadık. Aziz Başkan 30 ilçenin bağlı olduğu bir büyük şehir belediye başkanı. Belki onlardan belki dışarıdan birinin layık olduğunu düşünmüş olabilir. Başka tercihleri olabilir. Bunu gerçekten ona sormak daha doğru olur. Beni hangi gerekçeyle istememiş olabileceğini bilmiyorum.”

“10 YIL İÇİNDE AZİZ BAŞKANLA HİÇBİR SORUN YAŞAMADIK”

“Mevzuat gereği biz büyükşehir belediyesine çok bağlıyız. Bizim zaten Büyükşehir’e saygıda kusur etmemiz söz konusu değil. Ayrıca parti sorumlulukları gereği de öyle bir saygımız var. Aziz Başkan her hâlükârda bizim büyüğümüz. 10 yıl içinde hiçbir sorun yaşamadık. İzmir çantada keklik değil. Sandık bu. Ne kadar anket yaparsanız yapın, sonunda insanlar sandığa oylarını atacaklar. Kim bilir o güne kadar ne gelişmeler yaşanacak memlekette.”

“BABAM TÜRK ORDUSUNUN ŞEREFLİ BİR SUBAYIDIR”

“Ben 10 yıllık başkanlığım döneminde bir kez babamla ilgili cümle kurdum. O da 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde bir şey hatırladım. Babam Fethullah Gülen’in hapse atılmasıyla ilgili kararı veren hakimdir. Bu benim için gurur vesilesidir. Bunu paylaşmak istedim. Babamla ilgili, geçmişte yaptıklarıyla ilgili hiçbir cümle kurmadım. Babam Türk ordusunun şerefli bir subayıdır. Dedem Kuvayı Milliye’nin kahramanıdır. Onlarla gurur duyuyorum. Darbeye karşıyız tabii ki. Demokrasi tabii ki sonuna kadar sahip çıkmamız gereken bir şey. 10 yıldır belediye başkanıyım ama bu tartışmalar büyükşehir belediye başkanı olunca bu tartışmalar gündeme getirildi.”

“İNSANLAR, ‘ÇAMUR BANA DA BULAŞIR’ DİYE SİYASETE GİRMİYOR”

“Ne yazık ki siyaset zemin böyle net yürümüyor. İyi temiz donanımlı insanlar biraz da bu yüzden siyasete soğuk duruyorlar. Ben siyasete girersem bu çirkinlik, bu çamur, bu kirlilik benim de üzerime yapışır diye düşünüyorlar, haklıdırlar. Ama Platon ‘siyasete uzak duracak kadar akıllı olan insanlar sonunda aptal insanlar tarafından yönetilir’ demiş. Gerçekten insanların siyasete girmesi lazım.”

“BİZ SEFERİHİSAR’DA, MHP’YLE GRUP TOPLANTILARI YAPIYORUZ”

“2014 yılında ben belediye başkanı seçildiğimde ortada şöyle bir tablo vardı. AK Partili ve CHP’li meclis üyeleri seçilmişlerdi. Mesela MHP’li meclis üyesi yoktu.Seferihisar’da yüzde 10’un üzerinde MHP oyu vardır. Biz bir davet yaptık MHP’ye. Dedik ki, ‘Siz Seferihisar’da belediye meclisinde temsil edilmiyorsunuz. O nedenle gelin sizinle her ay grup toplantısı yapalım”.Biz yıllardır MHP ile toplantı yapıyoruz. Bizim demokrasi anlayışımız böyle bir anlayış. O gün yaşanan acıların, karanlık günler tabii ki tartışılsın.”

“DARBELER MEMLEKETE KÖTÜLLÜKTÜR”

“Kesinlikle darbelerin bu memleketi geriye götürdüğüne inanıyorum. Demokrasi en güzel yaşam biçimi.Bunu korumak, sahip çıkmak durumundayız. Hayatımızın kalitesi önce demokrasiye bağlı olmaktan geçiyor. Çok net olarak söylüyorum: Darbeler nereden gelirse gelsin, bu memlekete yapılmış büyük kötülüktür.”

“BABAM HUKUKÇU VE DEVLET MEMURUYDU, HUKUKU KORUDU”

“12 Eylül’le ilgili hiç iyi şeyler düşünmüyorum. Bunun savunulur yanı yok. Benim babam askeri savcı, devlet memuru ve bir asker. O hiyerarşi içinde önüne gelen davanın gereğini yapmak zorunda. Bu bazen MHP’ye, bazen Dev-Genç’e, bazen TÖBDER’, rahmetli Ecevit’e.. Babam bir devlet memuru, hukukçu. O günün koşullarında hukuku korumak için elinden geleni yaptığını biliyorum.”

“SAYIN CİNDORUK VE SAYIN BAYKAL BANA BABAMI ANLATTI”

“Geçen Hüsamettin Cindoruk beni aradı. “Babanı bana sorsunlar. Ben onun ne kadar iyi olduğunu biliyorum” dedi. Sayın Baykal’ı ziyaret ettim. Benzer şeyleri söyledi. Ben demokrat bir insanım, demokrasiye aşkla inanan bir insanım. Nasıl ülkücülerle, MHP’lilerle her ay toplanıyorsam demokratlığıma daha nasıl örnek verebilirim size bilmiyorum.”

“12 EYLÜL DÖNEMİNİN NERESİNİ SAVUNACAKSINIZ Kİ…”

“O dönem karanlık dönem. Neresini savunacaksınız. Babamla konuşurduk. Uğur Mumcu’yla yaptıkları bir kitap var 12 Eylül adaleti üzerine. Bende o donem ve demokrat ve görevini yapan birisi olarak bir algısı var bende babamın.”

İYİ PARTİ İLE İTTİFAK

“Ben özellikle yerel siyasette çok daha geniş ittifaklar kurulması gerektiğini düşünüyorum. Yerel siyasetin merkezi siyasetten çok önemli farkı, ayrıştırıcı değil, kucaklaştırıcı olması gerektiğini düşünüyorum. İYİ Parti ittifakının mutlaka iyi olacağını düşünüyorum.”

“İYİ Parti yöneticilerin ittifak ruhuna uygun, vicdanen sahip çıktıklarını görüyorum. İYİ Parti’yle bir çok ilçede kuvvetli. Birlikte çalışacağız. Merkezi siyasetin ayrıştırdığı sonuçları bir tarafa bırakmak zorundayız. Bir parkta aydınlatma yok diyelim. O parktaki insanların hangi partide olursa olsun hepsi birlikte etkileniyorlar. İnsanlar zaten ona bakıp, bakmadığınıza göre size oy verirler.”

“MİHRİBAN TÜRKÜSÜYLE HERKESİN YÜREĞİNDE BİR ŞEYLER TİTREDİ”

“Ben bizi ayrıştıran sebeplerden çok daha fazla buluşturan sebepler olduğunu düşünüyorum. Siyasi argümanlarla ortaya çıkan kutuplar, ayrışmalar. Bunların hiçbirini doğru bulmuyorum. Bundan birkaç sene önceydi. Bir konser vardı. Sahnedeki sanatçı Mihriban türküsünü söyledi. Dönüp seyreden insanlara baktım, herkesin yüreğinin şurasından bir şey aktığını gördüm. Bu kıymetli bir şey. O izleyenler arasında AK Partili, MHP, CHP’li herkesin şurasında bir şey titredi.”

“TÜRKİYE’YE BUZ KİTLESİ YAKLAŞIYOR BİZ BAŞKA ŞEYE BAKIYORUZ”

“Türkiye çok ciddi bir ekonomik krizin peşinde. Devasa bir buz kitlesinin size yaklaşmakta olduğunu göz önüne getirin. Biz buz kitlesinin en üstündeki kısımla ilgileniyoruz. Dolar ne kadar indi, Euro ne kadar çıktı? Ama o kütle yaklaşmaya devam ediyor. Siz bunu beka diye çözemezsiniz. Bizim gelecek başarı hikayesine ihtiyacımız var. Bu da siyasi ayrışmaları bir tarafa bırakarak, kucaklaşmayı becererek olur. Bunun yapılacağı yer yereldir en güzel yer de İzmir’dir.”

“ŞU ANDAKİ SİSTEM BİZİ DEMOKRASİDEN UZAKLAŞTIRIYOR”

“Sistem tartışması her daim olacak. Hayatın akışını geri çeviremezsiniz. Otoriteyi merkezleştirdikçe demokrasiden uzaklaşıyorsunuz. Demokrasi hepimizin nefes alması, refahın anahtarı aslında. Demokrasi yoksa belki büyürsünüz ama Çin gibi büyürsünüz. Demokrasiyle kalkınmak zorundayız. Daha çok işler hale getirmek durumundayız. Sistem bizi demokrasiden uzaklaştırıyor. Demokrasi katılımcılıktır, şeffaflıktır, yerelde birlikte yaşamayı becermek ve oradan daha farklı sesi kendini ifade etmesidir.”

“DEMOKRASİDEN UZAKLAŞIRSANIZ HUKUKTAN DA UZAKLAŞIRSINIZ”

“Cumhurbaşkanlığı sistemi otoritenin giderek merkezileştirdiği, giderek Cumhurbaşkanının iki dudağı arasında kararların aldığı bir sisteme gidiyor. Ben sistemle ilgili konuşuyorum. Eğer hukukun üstünden uzaklaşırsanız, demokrasiden uzaklaşırsanız eğitimin kalitesiyle ilgili bir sorun yaşamaya başlarsınız. Hukukun üstünlüğüne dayanmak zorundasınız. Bunlar fırsat eşitliğini, adaleti getirir. O nedenle demokrasinin vazgeçilmez olduğunu düşünüyorum.”

“MARDİNLİ ARKADAŞIM MEMLEKETİNE GİDİNCE ‘İZMİRLİYİM’ DİYOR”

“İzmir Akdeniz çanağında ticaret hacminin yüzde 30’unu tek başına yapan bir kentmiş. İzmir liman kenti olmak nedeniyle farklı kültürlerin bir arada yaşamasını mümkün kılmış. İzmir bir yürektir. Kan kaybediyor ama sonuçta o yürek hem Doğu’ya hem Batı’ya değerleri pompalamaya devam ediyor. İzmir bir arada yaşama kültürü geliştirmiştir. İzmir’de herkes İzmirlidir. Benim Mardinli arkadaşım memleketine gittiğinde ‘İzmirliyim’ diyor.”

“İZMİRLİ CUMHURİYET’İN DEĞERLERİNDEN HAYAT BULUYOR”

“İzmir bir arada yaşamanın güzelliğini keşfeden bir yer. İzmir herkesi sarıp sarmalıyor. İzmir’i değerleri savunucusu olduğu için CHP’ye oy veriyor. Cumhuriyet, cumhuriyetin erdemleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün erdemleri, değerleri. Bundan aslında hayat buluyor. İzmirli her şeyden önce bu yaşam kültürünün sürdürülmesinin, güvence altında tutmak istiyor.”

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Tunç Soyer: Babam Türk ordusunun şerefli bir subayıdır

Son dakika… Hazine’den IMF iddialarına açıklama 9 Şubat 2019

Bazı gazetelerde yer alan iddialar ve CHP’li Faik Öztrak’ın açıklamaları sonrası Hazine ve Maliye Bakanlığı Türkiye’nin seçim sonrası IMF ile anlaşacağı iddiaları üzerine, “Türkiye ekonomisi ile ilgili ‘kriz’ beklentisi boşa çıkanların içine düştükleri hali, umutsuzlukla sarıldıkları yalan ve iftiraların ulaştığı boyutu şaşkınlık ve üzüntüyle izliyoruz. Bu performansa rağmen, IMF konusunun gündeme getirilmesinin hiçbir tutarlılığının olmadığı,  belli bir algı operasyonu olduğu çok açıktır.

Türkiye hükümeti makamlarının açıklamalarını, besledikleri kin ve nefret sebebiyle dikkate almayanların, iddialarının doğrudan IMF tarafından yalanlanmasına rağmen aynı tiyatroyu oynamaya devam etmelerinin tek bir nedeni vardır, Türkiye hükümetine zarar vermek. Türk ekonomisine, Türk milletine zarar vermeyi göze almış bir akıl tutulması yaşanması söz konusudur. Bu hastalıklı ruh hali tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır.” açıklamasına yaptı.

ÖZTRAK: IMF İLE GÖRÜŞÜYORLAR

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak dün Tekirdağ’da yaptığı açıklamada, ülkede ekonominin kötüye gittiğini belirterek, “Ve yazık ki, böyle gider ise daha öncede defalarca söyledim. Bu ülkenin ekonomisi 1 Nisan’dan sonra Uluslararası Para Fonu’na emanet edilecektir. Ben daha öncede söylemiştim ‘bunlar, IMF ile görüşüyorlar’ diye. Bakıyoruz bugün gazetelerde çıkmaya başladı. IMF heyeti Ankara’daymış” demişti.

İLGİLİ HABERCHP'li Öztrak: Ülkenin ekonomisi 1 Nisan'dan sonra IMF'ye emanet edilecekCHP'li Öztrak: Ülkenin ekonomisi 1 Nisan'dan sonra IMF'ye emanet edilecek ._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Son dakika… Hazine’den IMF iddialarına açıklama

Belediye bütçelerine seçim ayarı 1 Aralık 2018

Belediyeler, il özel idareleri ve bağlı kuruluşların borçlarına karşılık vergi gelirleri üzerinden ayrılacak paylardan 2019 yılının ilk çeyreğinde kesinti yapılmayacak.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre, bu kurumların, borçlarına karşılık vergi gelirleri üzerinden ayrılacak paylardan 2019’un Ocak, Şubat ve Mart aylarında yapılacak kesinti oranı, SGK’ya olan borçlar haricinde yüzde sıfır olarak belirlendi.

2017 SONUNDA HAZİNEYE BORÇ 12.4 MİLYAR TL İDİ

Hazine’ye 12.4 milyar lira borcu olan yerel yönetimlerin, 2017 yılı sonu itibarıyla SGK’ya da 8.7 milyar lira prim borcu bulunuyor.

Sayıştay’ın 2017 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) denetim raporu yayınlandı. Rapora göre, 30 büyükşehir belediyesi, 519 büyükşehir ilçe belediyesi, 51 il belediyesi, 400 ilçe belediyesi ve 397 belde belediyesinden oluşan toplam 1397 belediyeden 1084’ünün SGK’ya olan toplam 8 milyar 784 milyon lira prim borcu var.

REUTERS-SOZCU.COM.TR

İLGİLİ HABERBelediyelere dev seçim yatırımıBelediyelere dev seçim yatırımı

 

Yorum yok Belediye bütçelerine seçim ayarı

İnce’den dikkat çeken ’24 Haziran’ açıklaması! 16 Kasım 2018

CHP 15-16. dönem Zonguldak, 18-22. dönem İzmir Milletvekili olan ve CHP’nin eski Grup Başkan Vekillerinden Gazeteci-Yazar Kemal Anadol’un eşi Seren Anadol’un cenaze töreni için İzmir’e gelen CHP’nin 24 Haziran’daki cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, cenaze törenin ardından partisinin Manisa İl Başkanlığını ziyaret etti. Parti binası önünde yoğun bir kalabalık tarafından karşılanan İnce, partililerle bol bol fotoğraf çektirdi. Ziyaret sırasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Muharrem İnce, yerel seçimlerde büyükşehirlerde belediye başkan adaylarının belirlenmesi süreciyle ilgili fikrini anlattı.

İLGİLİ HABERİnce'den İstanbul adaylığı yorumuİnce’den İstanbul adaylığı yorumu

“SANDIK KONULMALI”

Büyük kentlere sandık konulması gerektiğini belirten İnce, “Büyük kentlere sandığı koyalım. Hakime gerek yok, savcıya gerek yok, teferruata gerek yok. Partinin il başkanı var. İlçe başkanı var. Aday olmak isteyenler buyursun, böyle çıksın diyorum. Partinin evlatlarına güvenelim diyorum. İki sene önce de bunu söylüyordum. Bir sene önce de bunu söylüyordum. Şimdi de bunu söylüyorum. Ben lafımın arkasındayım. Bu değişmeyecek. Ben bunun doğru olduğuna inanıyorum. Bir oy bir belediye başkanı demek. Bundan yana hiç kuşkunuz olmasın. Bunu başaracağız” dedi.

İLGİLİ HABERSon dakika haberi... Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu'ndan randevu istedi! Aday olacak mı?Son dakika haberi… Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu'ndan randevu istedi! Aday olacak mı?

“BEN KONUŞSAM DAĞLAR DİZE GELİR”

CHP’li İnce, konuşması sırasında bir partilinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Tıpış tıpış sandığa gideceksiniz” sözlerini hatırlatması üzerine partiliye dönerek, “Tartışmalara giriyorsun. Girme. Kapat. Seçim sonrasında tartışırız. Seçim öncesinde bu tartışmaların hiçbirisinde olmayın. Ben konuşsam dağlar dize gelir. Bana yapılan haksızlıkları ben konuşursam dağlar dize gelir ama konuşmayacağım. Konuşmayacaksınız. Seçim öncelerinde parti de tartışma çıkarılmaz. Seçim öncelerinde kan kusacaksın, kızılcık şerbeti içtirmeyeceksin. Böyle olacaksın. Yoksa 24 Haziran akşamı neredeydi. Bu dedikoduları kimin çıkardığı ben bilmiyor muyum. AKP’liler çıkarmadı. Merak etme ama konuşmayacaksınız. Kapatacaksınız” ifadelerini kullandı. İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok İnce’den dikkat çeken ’24 Haziran’ açıklaması!

İstanbul’un başkan adayını İstanbullular belirleyecek 14 Kasım 2018

Yerel seçimlerde en büyük yarışın yaşanacağı büyükşehirlerin başında gelen İstanbul’da partilerin adaylarının kimler olacağı tartışılıyor… CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu işi çok sıkı tuttuklarını, veri analizleriyle 39 ilçenin adeta MR’ını çektiklerini anlattı. Kaftancıoğlu herkesin merakla beklediği İstanbul adayını CHP İstanbul örgütünün ve halkın belirleyeceğini söyledi.

‘RAKAMLAR ORTADA’

– Daha önce “Giderayak İstanbul’a ihanetten vazgeçin” dediniz. Gideceklerinden nasıl bu kadar eminsiniz?

Bunu, yaptığımız kamuoyu araştırmaları ve rakamlar bize gösteriyor. 10 ay önce göreve geldiğim gün yerel seçim için çalışmalara başlamıştım. İstanbul’un 39 ilçesinin MR’ını çekiyoruz. Seçmen yapısını, davranışını, sorunlarını, ilçe belediyelerinden memnuniyetlerini ve beklentilerini araştırdık. CHP’ye oy verme davranışları nasıl gelişebilir, nasıl bir aday profili olmalı gibi verilerle bütün ilçelerimizi değerlendiriyoruz. Akademik masamız var. Bu masada da İstanbul’a yapılan ihanetlerin nasıl üstesinden geleceğimiz ve bu kenti nasıl yöneteceğimize dair çalışma yürütülüyor. İstanbul örgütünün tüm katmanlarında yaptığımız çalıştaylarla bu masalar entegre bir şekilde ilerliyor.

‘2019'DA DAHA ÇOK KADIN ADAY GÖRECEĞİZ' Yerel seçim hazırlıklarına başlayan CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, kenti sokak sokak geziyor. Halkın derdini dinliyor. Kaftancıoğlu, “Her bölgede bir kadın belediye başkanı olması İstanbul için kazanımdır. Hedefimiz bu” diyor.

‘2019’DA DAHA ÇOK KADIN ADAY GÖRECEĞİZ’
Yerel seçim hazırlıklarına başlayan CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, kenti sokak sokak geziyor. Halkın derdini dinliyor. Kaftancıoğlu, “Her bölgede bir kadın belediye başkanı olması İstanbul için kazanımdır. Hedefimiz bu” diyor.

‘ZİHNİYET DEĞİŞMELİ’

– Veri analizlerinden çıkan sonuç nedir?

28 ilçenin analizleri tamamlandı. 39 ilçenin 25’i AKP’li belediyeler tarafından yönetiliyor. AKP’li belediyelerin yönettiği ilçelerde şunu görüyoruz ki artık AKP’ye oy veren seçmen rahatlıkla memnuniyetsizliğini ifade ediyor. Sorunlarının yöneticiler tarafından görülmediğinin farkındalar. AKP’lilerin de yaptıkları araştırmalarda bunu gördüklerini biliyoruz. O yüzden “Biz belediye başkanlarımızı değiştireceğiz” yönünde bir mesaj paylaşıyorlar. Oysa siz zihniyeti değiştirmezseniz, sadece rant odaklı yerel yöneticilik yaparsanız sorunları çözemezsiniz. Güzel olan ise insanlar bunların farkında.

– CHP’li belediyelerde durum nasıl?

CHP’nin 14 belediyesi var. Bizim belediyelerimizde yaşayan insanların memnuniyet oranıyla AKP’li belediyelerdeki memnuniyet oranı arasında ciddi fark olduğunu gördük. İnsanlar artık mahallesinde kendisini yerinden edecek olan değil yaşam konforunu artıracak olan bir anlayışa oy vereceğini söylüyor.

– CHP İstanbul’da sürpriz bir aday açıklayabilir mi?

Bu süreci tüm İstanbul örgütüyle ve elbette kamuoyu araştırmalarında desteklenen isimlerle yürüteceğiz. İstanbul adayını İstanbul örgütü ve İstanbul halkı belirleyecek. Şu ana kadar 8 yerel yönetim çalıştayı yaptık. Örgütün tüm katmanlarıyla fikir alışverişinde bulunduk. Vatandaşların da saha ölçümleriyle düşüncelerini alıyoruz. İlçeleri 6 ana bölüme ayırdık. Hangi profilde adayların doğru olduğunu isimleri de ekleyerek genel merkeze sunacağız.

“KİM OLURSA OLSUN’

– AKP’de İstanbul için Binali Yıldırım ismi konuşuluyor.

Kim gelirse gelsin biz kendi adayımızla ve yapacaklarımızla ilgileniyoruz. Kente yaraşır, kent kimliğini yeniden ortaya çıkaracak, kenti ve geleceği kurtarmaya yönelik bir adayla ortaya çıkacağız. AKP’nin adayı kim olursa olsun Tayyip Erdoğan’ın adaymış gibi yansıtılacağını tahmin ediyoruz. Bizim için adaylarının kim olacağının önemi yok. Ölçümlerde gördük ki AKP’ye ve liderine oy vereceğini söyleyen seçmenlerin aday Tayyip Erdoğan bile olsa sonuca etkisi olmayacak. AKP’ye yerelde oy veren seçmenlerin yüzde 17’lik kısmı “Ben başka partiye oy verebilirim” diyor. Bizim gündemimiz sadece İstanbul olacak.

Sorunların başında trafik ekonomi ve barınma var

–  Veri analiz çalışmalarında İstanbullunun en büyük şikayeti ne çıkıyor?

Biz ekonomi olacağını düşünmüştük ama analizlerde İstanbul’da en büyük sıkıntının trafik olduğu ortaya çıktı. Bu sorunun çözülmesini istiyorlar. İkinci sırada ise ekonomik kaygılar geliyor. Üçüncü sırada da İstanbul halkının ciddi bir barınma sorunu olduğunu görüyoruz.

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ Masasındaki dosyaları gösteren Canan Kaftancıoğlu, “Bu projeleri hayata geçirirlerse kent yok olur. Köprüden önceki son çıkıştayız” dedi.

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Masasındaki dosyaları gösteren Canan Kaftancıoğlu, “Bu projeleri hayata geçirirlerse kent yok olur. Köprüden önceki son çıkıştayız” dedi.

‘KENT ANAYASASI OLACAK’

– “Adayım Sensin İstanbul” sloganıyla başlattığınız çalışma neler içeriyor?

“Adayım Sensin İstanbul” diye video yayınladık. İstanbul’da yaşayan herkesin kentin yönetiminde kendisini görecekleri ve süreç içinde olacaklarını göstermek istedik. 24 Haziran’daki umut öfkeye dönüştü. Öfkeyi umuda dönüştürmenin yolu seçmende bir merak uyandırmaktadır. Yerel seçimlere AKP’den daha önce çalışmaya başladığımız seçmenler görsün istedik. “Adayım Sensin İstanbul” internet adresinde ise “İstanbul Kent Anayasası” taslağı var. İstanbul halkının da o anayasaya katkılarını önerilerini alıp son halini oluşturacağız.

– Masanızdaki dosyalarda neler var…

İstanbul’da yapılmak istenen projeler. Kenti yok etmeye doğru götürüyorlar. İstanbul’daki askeri alanlar tek tek imara açılıyor ve emsal değişiklikleriyle bir rant yaratılıyor. Yatay mimari methiyeleri düzüp Kuzey Ormanları ve 3. köprü çevresini imara açmayı, yeni rant alanları yaratmayı amaçlıyorlar. Bu projeleri hayata geçirirlerse artık kentte nefes alınabilir hiçbir yer kalmayacak. Her yer beton yığınına dönüşecek. Zaten olduğu kadar oldu ama bu seçim kentin kurtulması anlamında köprüden önceki son çıkış diyorum.

‘HODRİ MEYDAN DİYORUM’

– Sayıştay raporlarındaki usulsüzlükleri mahkemeye taşıdınız. CHP’li belediyelerde de sıkıntı olduğu konuşuluyor.

“Senin hırsızın, benim hırsızım” olmaz. Sayıştay raporunu incelediğimizde korkunç bir yolsuzluk olduğunu görüyoruz. CHP’li belediyelerde aksaklıklar olduğunda da aynı şeyi söyleriz. Kim bu kente karşı suç işliyorsa, halkın bir kuruşuna göz dikiyorsa, parti ayırımı yapmadan bunun üzerine gidelim. Biz AKP gibi aksaklıkları ortaya çıkaranı görevden almayı değil gereğini yapmayı biliriz. Ancak CHP’li belediyeleri yıpratmak için göstermelik, delilsiz iftiraları kabul etmemiz mümkün değildir.

Araştırmalara göre AKP ile İstanbul’da başa başız

– Bazen araştırmalarda sapmalar olabiliyor…

Bu yerel seçimlerde fırsat aralıklarının çok geniş olduğunu düşünüyorum. Diğerlerine göre çok farklı. Şu anda biz AKP ile İstanbul’da başa başız. Zaten o yüzden geçen gün kendi resmi anket şirketleri de “AKP ittifak yapmazsa İstanbul’da kaybedebilir” dedi. Onlar da bu rakamları görüyorlar. Ciddi bir endişeden kaynaklı gider ayak bütün yarım kalan rant projelerini de hayata geçirmeye çalışıyorlar.

OY HIRSIZLIĞINA İZİN VERMEYİZ Canan Kaftancıoğlu, Hande Zeyrek'in sorularını yanıtladı. “24 Haziran'da oy hırsızlığına izin vermedik. Yerel seçimde de vermeyiz” dedi.

OY HIRSIZLIĞINA İZİN VERMEYİZ
Canan Kaftancıoğlu, Hande Zeyrek’in sorularını yanıtladı. “24 Haziran’da oy hırsızlığına izin vermedik. Yerel seçimde de vermeyiz” dedi.

– Başa baş gidiyorsa o farkı aşacak olan etken nedir?

Bugünden hazırlanıyor olmamızın büyük önemi var. Bugüne kadar aday adaylarına “İl başkanıyla aran nasıl? Genel Merkez’de tanıdığın var mı?” denirmiş. Şimdi ben İstanbul İl Başkanı’yım ve bir tane adayım yok. 39 ilçede ve İstanbul’da en doğru adayları çıkarma gibi bir zorunluluğumuz var. Bunu da hayata geçirmek için bir yerel yönetim komisyonu kurduk. Adaylar buraya geliyorlar. İstanbul’a dair yapacaklarını, hayallerini, projelerini anlatıyorlar. Her gün yaklaşık 100 meclis üyesi aday adayıyla projeleri, adaylık gerekçeleri ve geçmişte yaptıkları çalışmalar hakkında görüşme yapıyoruz. Bu görüşmelerle en doğru adayların tespit edilmesi ve belirlenmesi sağlanacak.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok İstanbul’un başkan adayını İstanbullular belirleyecek

Kuru soğan Ocak ayından itibaren yine el yakacak 2 Kasım 2018

Kuru soğanda çıkan hastalığın, ilerleyen zamanlarda soğan fiyatlarını olumsuz etkileyeceği ön görülüyor. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Meclis Üyesi Cüneyt Doğan Ocak-Şubat aylarında soğan fiyatlarında artış olacağını belirtirken, Antalya Hal esnafı Mesut Başar ise soğanların yüzde 40’ında hastalık olduğunu söyledi.

Dün yapılan Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ekim ayı olağan meclis toplantısında, soğanda yaşanması beklenen fiyat artışları konuşuldu. ATB Başkanı Ali Çandır konuyla ilgili, “Soğanda rekoltenin düşük olması nedeniyle Ağustos-Eylül aylarında üreticiden 1,1-1,2 TL’den alım yapılmıştı. Ancak alınan soğanların meydana gelen çürüme ve kararma sonrası ülkemiz genelinde yüzde 80 civarında bir ürün kaybı yaşandığını tahmin ediyoruz. Bu nedenle Ocak ayının sonu ve Şubat ayında ortasında 8-10 TL’ye soğan yersek tüketiciler şaşırmamalıdır. Bu yıl soğanın yokluğu acı olabilir. Hatırlayacağınız üzere haziran ayının başında ülke gündeminde epeyce yer aldı” açıklamasını yapmıştı.
Hasadın bittiğini ifade eden ATB Meclis Üyesi Cüneyt Doğan, malların artık depoda olduğunu söyledi. Ankara’nın Polatlı ilçesinden gelen soğanlarda çürüme olduğunu duyduklarını dile getiren Doğan, “Bu kesin bir şey değil. Öngörü olarak söyleyebiliriz. Depodaki malların çürümesinden dolayı ise Ocak, Şubat aylarında soğan fiyatlarında artış olacağını öngörüyoruz. Yakın zamanda artış yok. Şu saatten sonra yapılacak bir şey yok, hasatlar bitti. Sadece, eğer bu hastalık seneye de çıkarsa ancak ona tedbir alınabilir. Daha önce bu hastalık görünmedi. İlk defa ortaya çıktı” dedi.

“Hastalık görüntüde gizli”

Antalya Patates-Soğan Hali’nde bulunan bir iş yerinin sahibi Mesut Başar soğanda hastalık olduğunu kaydetti. Başar, “Bu yıl iklim değişti. Bir yıl içinde yaptığımız hasadı 140 günde yaptık. İklimler bir ay önce geldi. Mallarımız 1 ay önce yetişmeye başladı, gününü doldurmadı. Küf hastalığında dışarıdan soğana baktığında hiçbir şey yok. Ama içini açtığınızda köylülerin arasında söylenen göbek çürümesi oluyor. Dışından fark etmememiz mümkün değil. Görüntüde gizli ve bu sene hat safhada” ifadelerini kaydetti.

Soğanların yüzde 40’ında hastalık iddiası

Soğanların yüzde 40’ında hastalık olduğunu ileri süren Başar, bunun çok ciddi bir rakam olduğuna dikkat çekti. Ocak ayında soğanlarda ciddi sıkıntılar olabileceğini dile getiren Başar şöyle konuştu:

“Bizim işlerimizde maliyet olmaz. Bizde arz ve talep vardır. Bu paraya mal olmuş olmaz. Hallerde bir sıkıntı olmaz. Hallerde üreticiden aldığı malın üzerine cüzi bir miktar koyarak satabilir. Pazarlar denetlenirse bu sıkıntı belki önlenebilir. Çünkü bizden çıkan faturalarla pazardaki şirketler arasındaki fark göz önüne alınırsa, fiyat artışı normal şekilde kalacaktır. Şu tarihten itibaren yüzde 40 azalma var. Soğan toplandı şuan depolarda, ama kendi kendini imha ediyor. Vatandaş alır, gördüğü anda çöpe atar. Yiyemez onu kullanamaz. İçinde belirgin bir çürük olur”

İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Kuru soğan Ocak ayından itibaren yine el yakacak

CHP’nin 100 adayı bugün belli oluyor 25 Ekim 2018

CHP’de bugün yapılacak Parti Meclisi (PM) toplantısında bazı seçim bölgelerinde aday belirleme yöntemine ilişkin karar alınacak.

PM’de üzerinde tam mutabakat sağlanan 100 adayın da netleşeceği belirtildi.

Toplantıda seçim çevrelerinde önseçim, merkez yoklaması, eğilim gibi yöntemlerden hangisinin kullanılarak aday belirleneceği konusu da masaya yatırılacak. Milletvekillerinin belediye başkan adayı gösterilmemesi yönündeki talepler de toplantıda değerlendirilecek.

ÖN SEÇİM TARTIŞMASI

PM içinde ön seçim konusunda farklı görüşler dile getiriliyor. Parti içerisinde ön seçimin sağlıklı sonuç vermediğini savunanlar bulunuyor. Tartışmalı kentlerde aday belirleme yöntemi olarak parti örgütüne yönelik eğilim yoklaması ve vatandaşlar arasında ise anket uygulaması yapılarak adayın belirlenmesi görüşü öne çıkıyor. Toplantıda MHP ve AKP’nin yerel seçimlerde yapacağı ittifakı sonlandırmasının yansımaları da ele alınacak.

Faruk Demir Ardahan’dan aday adayı 

TÜRK Halk Müziği sanatçısı Faruk Demir, 31 Mart 2019’da yapılacak olan yerel seçimlerde CHP’nin Ardahan Belediye Başkanlığı’na aday olduğunu açıkladı. DSP eski Milletvekili Faruk Demir adaylığıyla ilgili şunları kaydetti: “Kazanan Ardahan olacak. Ardahan’ın topyekun kalkınması için kaynakları harekete geçirecek bir anlayışla hareket edeceğiz. Eğitimde, sağlıkta, turizmde ve sanayide yatırımları ilimize çekeceğiz.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok CHP’nin 100 adayı bugün belli oluyor
Etiketler:, , , ,
Kategori: Gündem