Beşiktaş Taraftar Topluluğu

Beşiktaş Hakkında Tüm Bilgiler

Kiracılar için olumlu düzenleme 10 Aralık 2018

Torba teklifin Meclis Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri sırasında milyonlarca kiracıyı ilgilendiren artış oranı için önemli bir gelişme yaşandı. Kira artışlarının her yıl ÜFE yerine TÜFE oranında arttırılmasını öngören madde üzerinde söz alan CHP Milletvekili Abdüllatif Şener, teklifin kiracıyı koruma amacı güttüğünü ancak ileride ÜFE’nin daha düşük çıkması halinde bu amaca ulaşılamayacağını belirterek, “Bu yılı düşünerek böyle bir düzenleme yapılması doğru değil. Gelecek yıl TÜFE yüksek çıkarsa bu kez ‘ÜFE’yle belirlenir’ teklifi mi getireceksiniz?” diye sordu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da TÜFE ya da ÜFE’nin tercih edilmesi konusunda bakanlık ya da Cumhurbaşkanlığına yetki verilmesi önerisini getirirken, AKP Milletvekilleri Cemal Öztürk ve İsmail Güneş, maddenin hem kiracı hem de gayrimenkul sahiplerini gözetmesi gerektiğini, bu anlayışla yetkinin Hazine ve Maliye Bakanlığı veya Cumhurbaşkanlığına devredilmesi gerektiğini söylediler.

GENEL KURULDA DEĞİŞECEK

Teklif sahibi AKP Milletvekili Ziya Altunyaldız, ÜFE ve TÜFE’nin ileriki yıllarda daha farklı oluşabileceği yönündeki eleştirilerine kendisinin de katıldığını belirtti ve “Kiralara uygulanacak artış oranı olarak ÜFE ile TÜFE’nin ortalaması alınacak şekilde ya da düşük olan endeksin baz alınması şeklinde bir değişiklik yapabiliriz. Bu maddenin, Genel Kurula kadar bu şekilde kabul edilmesini öneriyorum. Bu madde üzerinde önerge için çalışarak Genel Kurula gelmek isteriz” dedi.

Bu açıklama üzerine madde mevcut haliyle, yani kira artışlarında ÜFE yerine TÜFE kullanılacak şekilde komisyondan geçti. Maddenin Meclis Genel Kurulunda Altunyaldız’ın ifade ettiği şekilde değiştirilmesi bekleniyor. Yasanın kiracıları koruyacak şekilde düzeltilmesi halinde her yıl konut ve işyeri kiralarına yapılacak artışlarda ya ÜFE ile TÜFE’nin ortalaması ya da bu iki endeksten en düşük olan endeks kullanılacak.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok Kiracılar için olumlu düzenleme

EYT yine AKP-MHP engeline takıldı 5 Aralık 2018

İYİ Parti’nin emeklilikte yaşa takılanlar için hazırlanan kanun tasarısı yine AKP ve MHP engeline takıldı. İYİ Parti’nin tasarının Meclis gündemine alınması için Muğla Milletvekili Metin Ergun imzası ile verdiği dilekçenin ardından Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylamada AKP ve MHP’nin ‘ret’ oyu verdiği tasarının bir kez daha Meclis’ten döndüğü bildirildi.

ekran

İYİ Parti TBMM grubuna ait resmi Twitter hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda “Muğla Milletvekilimiz @MetinErgun48 tarafından #EmeklilikteYașaTakılanlar ile ilgili verilen Kanun teklifinin meclis gündemine alınması, meclis genel kurulunda yapılan oylama sonucunda Ak Parti ve MHP’nin hayır oyları ile reddedilmiştir” ifadelerine yer verildi.

ekran-a

“BU HAKLI MÜCADELE DEVAM EDECEKTİR”

Tasarının reddedilmesinin ardından konuyu Meclis gündemine taşıyan Muğla Milletvekili Metin Ergun Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Değerli EYT’li kardeşim hiçbir şey bitmiş değildir. En başından beri söylediğimiz gibi her türlü uzlaşıya açığız. Bu haklı mücadele devam edecektir” dedi.

ekran-alint

İYİ Parti’nin, EYT’lilere ilişkin verdiği kanun teklifi daha önce de AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti. Tasarının gündeme geldiği oturumda MHP’nin önce lehte, daha sonraki oturumda ise ‘ret’ oyu kullanması dikkat çekmişti. Oturuma verilen arada MHP ile AKP arasında yaşanan sıcak temas tartışmaları da beraberinde getirmişti. Söz konusu oturumun ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dönemin Grup Başkanvekili Erhan Usta’yı görevden almıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Yorum yok EYT yine AKP-MHP engeline takıldı

‘Fiyat artışlarıyla asgari ücretlinin onurlu yaşam sürmesi mümkün değil’ 28 Kasım 2018

ATSO Aralık ayı meclis toplantısı, ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, yönetim kurulu ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. ATSO Başkanı Davut Çetin, hem ülke hem kent ekonomisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

NEFES KREDİSİNE 7.5 MİLYONLUK İLAVE

‘Nefes Kredisi’ paketinde bu ay güzel bir gelişme olduğunu belirten Davut Çetin, Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle 7.5 milyon liralık ilave kredi imkanının üyelerin hizmetine sunulduğunu açıkladı. Çetin, bu ilaveyle son kredi paketinin 25 milyon liraya, son iki yıldaki kredi imkanınınsa toplam 150 milyon liraya yükseldiğini söyledi.

VISITBERLİN ÖRNEĞİ

Almanya’nın Berlin ve Hannover kentlerinde yapılan iş görüşmelerine ilişkin açıklamada bulunan Davut Çetin, dünyanın en büyük fuar şirketlerinden biri olan DeutscheMesse yetkililerinin Antalya’da konuk edileceği ve kente büyük değer katacak ortak bir fuar planlandığını anlattı. Antalya’dan ilk 500’deki şirketlerin ve Almanya ile ticari ilişkileri olan firmaların katılımının da yararlı olduğunu belirten Çetin, 23 milyon Euro bütçeli ve kentin pazarlamasını yapan Berlin Turizm ve Kongre Merkezi’ni (VisitBerlin) Antalya için örnek gösterdi. Bütçeye belediye, oteller, taksiciler herkesin katkı verdiğini dile getiren Çetin, “Kentin mottosundan, cep telefonu uygulamalarına kadar destinasyon tanıtımına dönük her türlü adım buradan atılıyor. Dünya dijitalleşirken, sosyal medya, yapay zeka uygulamaları kent pazarlamasının önemli bir unsuru haline gelirken bizim mevcut dağınık pazarlama yapısını, broşürlerle fuarları dolaşma yöntemini değiştirmemiz gerekiyor. Herkesin elini taşın altına koyduğu güçlü bir fonlama ile destinasyon yönetimini hayata geçirmemiz artık bir zorunluluk haline gelmiştir” diye konuştu.

ODA BAŞKANLARI YASASINA ELEŞTİRİ

Oda başkanlarının seçimde aday olması ve kazanamayanların görevine geri dönmesine yönelik yeni yasayı da eleştiren Çetin, “Oda olarak sektörleri, kent ekonomisini ileri götürmek için çalışıyoruz. Aslında bu konuların Türkiye’nin siyasi gündeminde de yer alması gerekmektedir. Fakat geçen hafta TBMM farklı bir yasayı kabul etti. Buna göre oda ve borsalarda görev alanlar, seçimde aday olup kazanamadıkları takdirde yeniden görevine dönebilecek. Türkiye’nin başka ihtiyacı yokmuş gibi, bu konularla uğraşılmasına gerek yoktur. Başka yere seçilmek isteyen istifa eder, böylece kurumlar daha fazla yıpranmaz. Bir ülkede herkesin devamlı olarak siyasete bu kadar meyilli olması, her yerde siyaset konuşulması normal bir durum değildir. Elbette siyaset demokrasinin olmazsa olmazıdır, fakat siyaset kurumlara ve ekonomiye girmemelidir, arada bir mesafe, bir çizgi olmalıdır” dedi.

SEBZE MEYVEDEKİ ARTIŞ ARZ-TALEBE BAĞLI

Sebze ve meyve fiyatında artışı toptancı hallerdeki komisyonculara, soğan fiyatındaki artışı tüccara bağlamanın doğru olmadığını da kaydeden ATSO Başkanı, fiyatın arz ve talebe bağlı olduğunu, arz yetmezse fiyatın artacağını söyledi. Fiyatlar düştüğü için ürünün toplanmadığı zamanların da olduğuna dikkati çeken Çetin, “Ürünleri depolamak sadece soğanda olan bir iş değildir, elma gibi birçok meyve de depolanmaktadır. Sebze meyve fiyatlarının yükselmesini toptancı hallere bağlamak doğru değildir. Komisyoncunun komisyonu bellidir, ayrıca komisyonculuğun üretici finansmanındaki önemini de hepimiz biliyoruz. Domates gibi sebzelerde fiyat artıyorsa temelinde maliyetler vardır. Şu anda Antalya hallerinde domates, biber, patlıcan ortalama 2.5 lira. Salatalık fiyatı 1 TL civarında, ağustos bolluğunda bile bu fiyatlar 2 liraya yakındı. Sebze ve meyvede üretici fiyatlarımız düşüktür, hatta bizim üreticiye ve ihracata daha fazla destek olmamız gereklidir. Şu anda Rusya ve Ukrayna’ya sevkiyatta TIR kotaları dolmak üzeredir. Navlun maliyetleri de çok yükselmiştir. Bu konunun hızla ele alınması ve kota artışı gereklidir” diye konuştu.

ASGARİ ÜCRETLİNİN ONURLU BİR YAŞAM SÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİL

KOBİ’lerin yüksek işçi maliyetleri, enflasyonun yüzde 25, gıda enflasyonunun yüzde 30’a yaklaştığına da dikkat çeken Davut Çetin, pirinç, bebek maması ve bezi, ekmek, makarna, et, süt, peynir, yumurta, ayçiçek yağı, sebze ve meyve, salça, su, elektrik, doğalgaz, kömür, mobilya, beyaz eşya, kırtasiye, otobüs, dolmuş, taksi ve servis ücretleri gibi birçok üründe yüzde 93.5’a kadar zamlar olduğunu anlattı. Bu fiyat artışlarıyla asgari ücretlinin onurlu bir yaşam sürmesinin mümkün olmadığını belirten Davut Çetin, “Dolayısıyla asgari ücretin de artırılması gerektiğini kimse inkar edemez. Gelişmiş ülkelerin ekonomilerinde insan emeği değerli, sanayi malı daha ucuzdur. Türkiye ekonomisinde ise malzeme daha pahalı, insan daha ucuzdur. Ülke olarak ucuz emeğe dayanan bir ekonomi olarak gelişemeyiz. Ucuz işgücü, halkın alım gücünün düşük kalmasına, Türkiye’de ekonominin büyümemesine neden olmaktadır. Asgari ücret artırılmalıdır, fakat elbette ki, bu artış için işverenin SGK prim maliyetleri düşürülmelidir” diye konuştu.

DHA

Yorum yok ‘Fiyat artışlarıyla asgari ücretlinin onurlu yaşam sürmesi mümkün değil’

Son dakika… Öztürk Yılmaz ihraç edildi 23 Kasım 2018

Katıldığı bir canlı yayın programında Türkçe ezan tartışmasını başlatan ve “izin almadan televizyon programına çıktığı” gerekçesiyle disipline sevk edilen CHP Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz, bu karara sert tepki göstermiş, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na “İstifa etmiyorum. Sıkıysa at beni rezil ol, kepaze ol. Partiyi yönetemiyorsun, defolup gideceksin” demişti.

Bu sözlerinin ardından bir kez daha disipline sevk edilen Öztürk Yılmaz için karar verildi. Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz, CHP’den ihraç edildi.

FOTO:CHP - Öztürk Yılmaz, bizzat Kılıçdaroğlu tarafından partiye kabul edilmiş ve MYK'ya alınmıştı.

FOTO:CHP – Öztürk Yılmaz, bizzat Kılıçdaroğlu tarafından partiye kabul edilmiş ve MYK’ya alınmıştı.

BÜYÜKELÇİLİKTEN İSTİFA EDİP CHP’YE KATILMIŞTI

11 Haziran 2014 tarihinde IŞİD tarafından Musul Başkonsolosluğu’na yapılan baskın sonrası 43 kişiyle birlikte 101 gün boyunca alıkonulan Öztürk Yılmaz, 20 Eylül 2014 tarihinde 43 personeli ile birlikte serbest bırakılmıştı. 2 Temmuz 2015 tarihinde Büyükelçiler Kararnamesi ile Türkiye’nin Tacikistan Büyükelçisi olarak atanan Yılmaz, 3 Eylül 2015 tarihinde bu görevinden istifa ederek CHP’ye katımıştı.

26. dönem TBMM seçimlerinde CHP’den Ardahan milletvekili olarak seçilen Öztürk Yılmaz, 24 Ocak 2016’da CHP Dış İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilmişti.
Daha sonra bu koltuğunu kaybeden Yılmaz, 24 Haziran 2018 seçimlerinde yeniden Ardahan milletvekili olarak Meclis’e girmişti.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Son dakika… Öztürk Yılmaz ihraç edildi

Çöpten naylon toplayan gazi için harekete geçildi 18 Kasım 2018

Mardin’in Nusaybin ilçesinde, vatani görevini yaptığı sırada bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik 2016 yılında düzenlenen hendek operasyonlarında ağır yaralanan Hakan Ene Akbulut, Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğü TEM Büro Amirliği tarafından düzenlenen tutanağına göre; Atmaca 7 operasyonunda ilk tedavisinin tamamlanmasının ardından GATA’ya sevk edildi.

Ancak Akbulut, tespit tutanaklarının alınması ve GATA’daki tedavi sürecinin ardından Jandarma Genel Komutanlığı’ndan Sosyal Güvenlik Kurumu Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı’na ulaştırılmasına rağmen evrakların iletilmemesi üzerine vatani görevini tamamlamış olmasına rağmen vazife malulü sayılmadı.

Vazife malulü sayılmayan ve çöpten kağıt, naylon topladığı görülen Akbulut’un görüntüleri ve annesinin, “Görsün millet oğlumun rezilliğini, vatan için savaştı biz böyle çöp toplayalım işte. Benim çocuğum mağdur” sözleri üzerine Jandarma Genel Komutanlığı ve siyasiler harekete geçti.

Akbulut ve Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği temsilcileri ile görüşen yetkililer sorunun kısa zamanda çözüleceği sözünü verdi.

Anayasanın 61. Maddesine göre, “Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar” ilkesinin uygulanması adına verilen sözün ardından Türkiye genelinde çeşitli nedenlerle yaklaşık 19 bin kişinin vazife malul sayılmadığı gün yüzüne çıktı.

Yaptıkları paylaşımlar sonrası geciken bürokratik işlemlerin hızlandırılacağını söyleyen Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Konya Şube Başkanı Süleyman Ege, “Biz kardeşimizin hakkının bir an önce verilmesini bekliyoruz. Jandarma Genel Komutanlığı’nda bekleyen, bekletilen veya ulaşılamayan belgenin bir an önce sosyal güvenlik kurumuna gitmesini bekliyoruz. Belge gittikten sonra bu arkadaşımızın hakkını da zaten vereceklerdir. Bu Konya ölçekli bir sorun değil, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı’ndaki yazışmaların gecikmesinden kaynaklanan bir durum” dedi.

Yaklaşık 19 bin mağdurun olduğunu söyleyen Malul Sayılmayan Gaziler Derneği Başkanı Mesut Kılıçaslan ise, “SGK’nın 1953 yılında çıkarılan 1053 sayılı nizamnamesine göre 1-6 arası olarak belirlenen derecelendirmeler ve hastanelerdeki doktorların ruh haline göre düzenledikleri rapora göre gazilik ünvanı verilmiyor. Yaralanma derecesinin altında olduğu için veya o an ki doktorun psikolojisine göre rapor verilmiyor ya da eksik evrak düzenleniyor. Bu durumun gözden geçirilmesi gerekiyor. Yaklaşık 19 bin mağdur var” dedi.

Vazife malulü sayılmayanlar için kanun teklifi, Mart 2018’de AKP tarafından TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunulmuş ancak sonuç alınamamıştı. Son olarak, Gaziler Günü olan 19 Eylül
2018’de de şehit aileleri ve gazilere yönelik hazırlanan 5 kanun teklifi MHP tarafından TBMM’ne sunuldu.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Çöpten naylon toplayan gazi için harekete geçildi

SON DAKİKA… Saadet Partisi milletvekili İslam hakkında suç duyurusu 6 Kasım 2018

Milletvekili Nazır Cihangir İslam, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, ‘Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti, devletin kurum ve organlarını aşağılama’ ile ‘suçu ve suçluyu övme’ suçlarından hakkında soruşturma başlatırken, 15 Temmuz Vatan Şehitleri ve Gazileri Derneği üyeleri de suç duyurusunda bulundu. Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapan dernek başkanı şehit Muhammet Oğuz Kılınç’ın annesi Meltem Kılınç, şehit ve gazilerin canını ortaya koyarak terör örgütünün darbe girişimini engellediğini söyledi. İslam’ın milletvekilliğinden istifasını isteyen Kılınç, şöyle dedi:

“Nazır Cihangir İslam’ın şehitlerimizin aziz ruhu ve bu kahraman millete karşı özür borcu var. Önce ihraç edilen, sonra da CHP içerisindeki Saadet Partisi kontenjanından TBMM’ye giren İslam, dün gazi meclisin çatısı altında devletimize ve milletimize meydan okudu. FETÖ’nün Meclis’teki sözcülüğünü üstlenmiş gibi hareket eden, FETÖ militanlarının tahditlerini Meclis’e taşıyan bu adam, bu cesareti kim veya kimlerden alıyor? Bizler, şehit ailesi ve gaziler olarak tıpkı o gece olduğu gibi teröristlere ve onların sevicilerine buradan meydan okuyoruz. Bırakın Meclis’i, hiçbir platformda şehit ve gazilerimizin incitilmesine müsaade etmeyeceğiz.”

“HİÇ KİMSE 250 ŞEHİDİMİZE BATIL DİYEMEZ”

15 Temmuz gazisi Abdulkadir Tecimer de İslam’a tepki göstererek, “Hiç kimse 250 şehidimize, 2 bin 700 gazimize ‘batıl’ diyemez. Bizim dinimiz İslam, bayrağımız al yıldızlı bayraktır. Haddini bilmeden, hududunu bilmeden benim tarafımdan seçilen vekil, bu milletin şehidine, bu milletin gazisine ‘batıl’ diyecek kadar alçalamaz. Onu meclise gönderen partinin liderine de söylüyorum; biraz vicdanları, biraz şerefleri varsa o insanı o partiden ihraç ederler. Kendisinden açıklama bekliyoruz. O gece ‘sokağa çıkın’ demiş. Biz hak için çıktık. Kendisi ‘batıl’ için mi yoksa hak için mi çıkmış, tarafını bize bildirsin” dedi. DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok SON DAKİKA… Saadet Partisi milletvekili İslam hakkında suç duyurusu

Brunson’ın ‘bölücü’ faaliyetleri gerekçeli kararda! 5 Kasım 2018

Davaya ilişkin kararını 12 Ekim’de veren İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 124 sayfalık gerekçeli kararın yazımını da tamamladı. Gerekçeli kararda Brunson’ın “kazan kazan” prensibiyle hareket ederek Fetullahçı Terör Örgütü’nden (FETÖ) yardım aldığı ve bu örgütle iş birliği içerisinde olduğun, örgütün hiyerarşisinde bulunmadığı ancak örgüte yardım ettiği kaydedildi.

BRUNSON’IN 15 TEMMUZ SONRASI MESAJLARI

Brunson’ın, aralarında FETÖ’nün sözde eski Ege Bölgesi imamı ve firari Bekir Baz ve yardımcısı Murat Safa’nın da bulunduğu çok sayıda örgüt mensubuyla bağlantısına işaret edilen kararda, sanığın 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin hemen ardından 21 Temmuz’da “General Dan” diye yazdığı, “Bir süreden beridir Türkleri sarsacak bazı olayları bekliyorduk” ifadesinin yer aldığı mesajında darbe girişimine ilişkin bazı değerlendirmelerde bulunduğu hatırlatılarak “Söz konusu mesaj içeriğinde yer alan bazı hususların sanığın 15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsü ile ilgili düşüncelerini ve bu bakış açısının FETÖ ile paralelliğini ortaya koyması bakımından altının çizilmesinde mahkememizce fayda mülahaza edilmiştir.” denildi.

İLGİLİ HABERBrunson gitti hesaplarda dolar biriktiBrunson gitti hesaplarda dolar birikti

Sanığın aynı mesajda “Ve darbe sonrası tasfiye, tek adam yönetimine doğru ivme, bu da başka bir sarsıntı” değerlendirmesinde bulunduğu vurgulanan kararda, şu ifadelere yer verildi:

“Sanığın, darbe sonrası devletin bütün siyasi organları, kendi içindeki terör hücrelerine karşı gelen Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet kuvvetleri, yargı organları ve diğer kamu, kurum ve kuruluşları ile topyekûn ortaya koymuş olduğu tedbirleri tasfiye olarak nitelemesi bir yana demokratik bir sistemde halkın büyük çoğunluğunun oylarıyla seçilmiş bir hükümete ve dahası tüm siyasi aktörleri içerisinde bulunduran ve bütün Türk milletini temsil eden TBMM’ye karşı gerçekleştirilmiş bir darbe girişiminin başarısızlığından ortaya çıkan sonucu ‘tek adam’ yönetimine doğru bir hız kazanma olarak değerlendirildiği her türlü izahtan yoksundur.”

İLGİLİ HABERBrunson davasında savcıdan flaş hamle!Brunson davasında savcıdan flaş hamle!

“Dua” kod adlı gizli tanık ile açık kimlikleriyle tanık olanların, Brunson’ın görev yaptığı Diriliş Kilisesi’nde Kürt kökenli Suriye veya Türkiye vatandaşlarından oluşan ayrı bir cemaatin bulunduğu, Mesih’in Kürdi veya Kürt kilisesi olarak anılan kiliseleri kontrol ettiğine yönelik ifadelerine yer verilen kararda, sanığın, bu etnisiteye dayalı ayrımcılığı besleyerek YPG/PKK gibi örgütlere yardım sayılabilecek faaliyetler içerisinde bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.

“TÜRKİYE’Yİ KATİL DEVLET OLARAK TANIMLADIĞI”

Buna ilişkin bazı tanıkların ifadesine de yer verilen gerekçeli kararda, Diriliş Kilisesi’nde Kürt kökenli cemaatin lideri konumuna getirilen Suriyeli Muhammed Ahmad’in ayinlerde, Türkiye’yi katil devlet olarak tanımladığı, PKK ve YPG’nin terör örgütü olmadıklarını, bunları desteklenmeleri gerektiği konusunun Brunson tarafından bilindiğinin altı çizilirken, sanığın, “Kürt halkının Türkiye’de ezilen halk olduğu, Kürt halkından ziyade PKK’nın özgürlük mücadelesi verdiğini ve buna destek verilmesi gerektiğine” dair konuşmalar yaptığına dikkat çekildi.

KİLİSEDEKİ “BÖLÜCÜ” FAALİYETLER GEREKÇELİ KARARDA

Brunson öncülüğünde kurulan Kürt Kilisesi’nin Suriyeli mültecilerin “dil bilmezlik” sorununu aşmak için oluşturulmuş bir pratikten daha fazla anlam taşıdığına vurgu yapılan gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi:

“(Brunson’ın kontrolündeki kilise kastedilerek) YPG/PKK terör örgütleri özgürlük savaşçıları olarak tanıtılmaktadır. Türkiye’nin milli misak ile belirlenen sınırları içerisinde kalan topraklarının en azından bir kısmını Kürdistan olarak kabul eden anlayışı kilise katılanlarına empoze edilmiştir. Halkların kendi kaderlerini tayin etme haklarının bulunduğu şeklindeki evrensel söylemlerin popülist çekiciliği kullanılarak açık açık bu örgütlerin desteklenmesi gerektiğinin dillendirildiği kabul edilmiştir.”

İLGİLİ HABERRahip Brunson özel uçakla Türkiye'den ayrıldıRahip Brunson özel uçakla Türkiye'den ayrıldı

Yazılan gerekçeli kararda, sanığın bunu düşünce açıklamasından öteye taşıyarak dile getirdiği bu düşüncesini hayata geçirmek için terör sorununun yoğunlaştığı bir bölgede adeta siyasi bir aktör gibi Kürt yöneticilerle temas kurduğu kaydedildi.

DİNİ ÖĞRETİLERİ AŞAN GAYELER

Sanığın bölgeden kilisesine sevk edilen bir etnik kitleyi misyonerlik adı altında eğitime aldığı belirtilen kararda, “Geldikleri yerde bu örgütün (YPG/PKK) zulmüne uğramış bazı Suriyeli mültecilerin dahi kilisede PKK terör örgütüne verilen destekten rahatsızlık duyarak kilisedeki toplantılara katılmaktan vazgeçtikleri anlaşılmıştır. Böyle siyasi bir mülahazanın egemen olduğu kilisede sanığın ve destek verdiği kişilerin dini öğreticiliğini aşan gayelerinin olduğu, tıpkı FETÖ ile olduğu gibi ‘kazan kazan’ prensibi ile PKK terör örgütü ve uzantıları ile girdiği iletişim ve etkileşim içinde bu örgütlere yardım ettiği kabul edilmiştir.”

İddianamede Brunson’a isnat edilen “Siyasal ve askeri casusluk” suçlamasına ilişkin yeterli delil bulunmadığını belirtilen kararda, “Sonuç olarak sanık hakkında, ‘örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ eylemi nedeniyle, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 220/6 maddesi delaletiyle, TCK’nin 314/2. maddesi uyarınca ve ‘Siyasi veya askeri casusluk’ eylemi nedeniyle TCK’nin 328/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de yukarıda ayrıntıları ve delilleri ile birlikte tartışılan eylemleri bütünün TCK’nin 220/7 maddesinde düzenlenmiş bulunan, ‘Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçunu oluşturacağı kanaatine varılmıştır.” ifadeleri yer aldı.

Önce 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Brunson’ın bu cezasının TCK’nin 220/7 maddesinin son cümlesi uyarınca yarı oranında indirime gidilerek 2 yıl 6 aya çekildiği ancak Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) ilgili maddesi gereğince bunun 3 yıl 9 aya yükseltildiği vurgulanan kararda, sanığın, yargılama sırasında gözlenen olumlu tutum ve davranışlarının da göz önünde bulundurularak cezanın 3 yıl 1 ay 15 güne düşürüldüğü belirtildi.

Kararda ayrıca Brunson hakkında 28 Temmuz 2018’de verilen “Konutunu terk etmekten yasaklanması” ve “Yurt dışına çıkmaktan yasaklanması” gibi adli kontrol tedbirlerinin hükümle kaldırıldığı da yer aldı. Terör örgütleri FETÖ ile PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla 35 yıla kadar hapis cezası istenen Amerikalı din adamı Andrew Craig Brunson, 12 Ekim’de görülen karar duruşmasında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası almış, hakkındaki adli kontrol hükümleri kaldırılarak serbest bırakılmıştı. AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok Brunson’ın ‘bölücü’ faaliyetleri gerekçeli kararda!

10 yılda adalete yansıyan çocuk istismarı suç sayısı 153 bin 139 18 Ekim 2018

CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer’in dikkat çektiği rakamlara göre; 2007’de söz konusu hususlardaki suç sayısı 3 bin 718 iken, 2017’de bu sayı 16 bin 041 oldu.

aydinozer

On yıldaki toplam sayı ise 153 bin 139. “Bu artışı normal karşılamak, dünyanın her yerinde böyle şeyler oluyor, bu tek bizim sorunumuz değil, demek ne kadar yanlışsa, çocuk hakları sorunlarına çözüm olabilecek yöntemleri konuşmamak ve görmezden gelmek de bir o kadar yanlıştır” diyen CHP’li Özer, Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin toplumsal yaşam, hukuk sistemi ve aile içinde çocuğun üstün yararı ve lehine anlayışın geliştirilememesi olduğunu söyledi.

İLGİLİ HABERBakım merkezinde engelli çocuğa cinsel istismar iddiasıBakım merkezinde engelli çocuğa cinsel istismar iddiası

DERNEĞE GÖRE DURUM DAHA DA VAHİM

Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin 2016 Çocuk İstismarı Raporu’na göre çocuk istismarı vakalarının son on yılda 700 kat artış göstermesinin önemli bir bilgi olduğunu belirten Özer, “Yargıya yansıyan vaka sayısındaki fark önemlidir. Görülüyor ki, çocuk adalet sisteminin yeni baştan ele alınması, TBMM’de daimi bir çocuk hakkı komisyonunun kurulması gereklidir” dedi. Türkiye’de bağımsız çocuk hakları izlemesi ve ihtilafların ele alınmasının yetersizliğine de dikkat çeken Özer, “Bu nedenle göreve başladığımızda ilk verdiğimiz kanun teklifi Çocuk Hakkı İzleme Komisyonu ismiyle TBMM’de daimi bir komisyon kurulmasına ilişkindi” diye konuştu.

İLGİLİ HABERÇamaşır asan yeğenine cinsel saldırıdan tutuklandı!Çamaşır asan yeğenine cinsel saldırıdan tutuklandı!

ÇOCUK LEHİNE İKİ KANUN TEKLİFİ

CHP’li Özer, ayrıca aile mahkemelerinde mağdur olan çocuklar için de bir kanun teklifi verdiklerini belirterek, “Bizce önemli olan bir başka husus da aile mahkemelerinde ancak mahkeme heyetinin gerekli gördüğü hallerde psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı görevlendirilmesidir. Basına da yansıdığı üzere boşanma davası mağduru çocukların ruhsal durumunun takibinin yapılmaması, hatta kararlara etkisi olabilecek pedagojik görüşlerin alınmaması çocuğun yararına olamaz. Oysa psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı tarafından duruşmaların başından sonuna kadar takip edilmesi hem çocuğun hem de verilecek kararların yararına olur. Adalet sisteminde çocuğun birey olarak ele alınmamasının neticesi çocuk hakkı ihlaline varır. Biz de bu işleyişin yasal olarak düzeltilmesi düşüncesiyle, geçtiğimiz hafta, duruşmalarda psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacının bulunma zorunluluğunu içeren bir kanun teklifi verdik” dedi.

İLGİLİ HABERO da tacizden gözaltına alınmıştı! Tutuklandı...O da tacizden gözaltına alınmıştı! Tutuklandı…

SON ON YILLIK DEĞİŞİM

Adalet Bakanlığı verilerine göre; ceza mahkemelerinde TCK uyarınca karara bağlanan davalardaki çocuğa cinsel istismar suçu ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçu sayılarının son on yıllık değişimi şöyle:

2007– 3.718
2008– 4.261
2009– 6.415
2010– 10.900
2011– 14.066
2012– 17.457
2013– 19.754
2014– 22.865
2015– 21.175
2016– 16.487
2017– 16.041

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok 10 yılda adalete yansıyan çocuk istismarı suç sayısı 153 bin 139

‘Emeklilikte yaşa takılanlar’ yasası AKP’ye rağmen Meclis’ten geçebilir 15 Ekim 2018

TBMM’de halen görev yapan 596 milletvekilinden 290’ı AKP’den. Dolayısıyla, diğer partilerin sandalye sayısı, yasa teklifini geçirmeye yetiyor.  MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem’in, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin talimatıyla verdiği Emeklilikte Yaşa takılanların durumuyla ilgili yasa teklifiyle birlikte, CHP’li Gürsel Tekin’in ve HDP’lilerin verdikleri aynı konudaki toplam 5 yasa teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’na gönderilmiş durumda. Komisyon çalışmalarının ardından teklifin Genel Kurul’da önümüzdeki günlerde oylanması bekleniyor.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yorum yok ‘Emeklilikte yaşa takılanlar’ yasası AKP’ye rağmen Meclis’ten geçebilir

AKP kongresinin en çok merak edilen ismi 18 Ağustos 2018

AKP’liler, kongrenin yapıldığı Ankara Spor Salonu’ndaki yerlerini sabahın erken saatlerinden almaya başladı. Kongre için il dışından da katılım olması nedeniyle şehrin girişlerinde kontrol noktaları oluşturuldu, bazı yollar da kesildi. Spor salonu önünde ve çevresinde bekleyenlere, kumanya ve su servisi yapıldı.

DÖNMEM SENİN YOLUNDAN

Salona giremeyenler, dışarıda kurulan dev ekranlardan kongreyi izledi. Kongre salonunda delegeler, engelliler, gazeteciler ve köşe yazarları için ayrı platformlar yer aldı. Salonda hep bir ağızdan ‘’Dönmem geri senin yolundan’ şarkı da söylendi.

Kongrenin açılış konuşmasını AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş yaptı. Divan Başkanlığına da TBMM eski Başkanı Mehmet Ali Şahin seçildi.

EN ÇOK MERAK EDİLEN

Kongre sonucu Burhan Kuzu’nun yeniden MKYK’da yer alıp almayacağı ise en çok merak edilen konu… TBMM Anayasa Komisyonu Başkanlığı yapan, AKP’nin renkli isimlerinden olan ve her kabine değişiminde adı Adalet Bakanlığı için geçip kırmızı plaka bekleyen Kuzu, son dönemde gözünü TBMM Başkanlığı’na çevirmişti.  Kuzu sonuçta ne bakan ne de TBMM Başkanı olabildi. Kırmızı plakaya binemeden vekilliği de bitti.

Yorum yok AKP kongresinin en çok merak edilen ismi